Cumhuriyet Savcılarının Eline Bomba Verildi
Sami Selçuk, Türkiye'nin parti kapatması açısında Avrupa rekorunu kırmış bir ülke olduğunu söyledi. Selçuk, bunun son derece yanlış olduğunu vurguladı.
Parti denilen olayın sıradan bir kelebekleri sevenler derneği olayı olmadığını ifade eden Selçuk, partilerde düşünce akımlarının bir örgüte dönüştüğünü belirterek, partilerin kapatabileceğini ama hiçbir zaman o partiyi besleyen düşünceyi ortadan kaldırmanız mümkün olmadığını kaydetti.
Bu bakımdan Türkiye'nin boş yere enerji tükettiğine işaret eden Selçuk, "Neden tüketmektedir. O parti kapatılıyor. Aktörler değişiyor. Yasaklar gelmezse hiçbiri değişmiyor. Yeni bir parti kuruluyor. Niçin bu çaba gösterilmiştir. Onca zaman niye harcanmıştır. Bunu anlamak kolay değil. Görevliler hedef alınıyor. Aslında suçlu olan yasadır." dedi.
Sami Selçuk, "Türkiye'deki yazılı hukuk olması gereken hukuk değildir. Adil ve doğru bir hukuk değildir. Mevcut siyasal partiler yasası 25. yaşındadır bu yasa kaldırılmalı ya da gözden geçirilmeliydi." diye konuştu.
"Cumhuriyet savcısının eline bir bomba veriyorsunuz adeta. Diyorsunuz ki bu bombayı patlatmadan uygulamayı yap bu mümkün değildir." diyen Selçuk, "Bu bomba patlayacaktır. Neden patlayacaktır. Şimdi patladı geçmişte de patladı. Âdete siyasetçiye siyaset alanını daraltıyorsunuz. Böyle bir mayın tarlasına dönüştürüyorsunuz siyaseti orada yapın. Bu mümkün değildir. Böyle bir yasanın örneği hiçbir ülkede yoktur. Bu yasa demokrasi özürlü bir yasadır. Gelin bu çoğulculuk düşünce özgürlüğünün olduğu siyasal partilere bu kadar çabuk kıymayalım." şeklinde konuştu."
"Yargıtay Onursal Başkanı Sami Selçuk, AK Parti'ye açılan kapatma davası ile gündeme gelen laiklik karşıtı eylemlerin odağı olmak maddesinin yuvarlak bir terim olduğunu söyledi.
Özel bir televizyonda yayınlanan tartışma programına katılan Selçuk, Siyasal Partiler Kanunu'nun acilen değiştirilmesi gerektiğini belirtti.
Siyasal Partiler Kanunu'nun 68. ve 69. maddelerinde,"Laiklik karşıtı eylemlerin odağı olmak." suçunun bulunduğunu hatırlatan Selçuk, "Laiklikte odak olmak ne demek. Bunu tanımlamak hukuk açısından olanaksız. Hukukta eğer yasak getirecekseniz köşeli terimler kullanmak zorundasınız. Bu terim yuvarlak bir terim. Yani bir torba içine ne koysanız alır. Bir defa bu ölçütü netameli kilit görevini gören bu terim kaldırılması gerekir. Aynı zamanda siyasal parti yasasında ve Anayasa'da bildiğiniz gibi bu tür eylemlerin odağı olup olmadığını kim saptayacaktır Anayasa Mahkemesi. Mahkeme saptadıktan sonra yasaklar getiriyor. Bu yasa bulunduğu sürece cumhuriyet savcıları davayı açacaktır. Savcılar davayı açarken ülkenin ekonomik durumu sarsılır diye düşünemezler düşündükleri takdirde siyasetin içine girmiş olurlar." dedi.
