Çiftçiler, Bir Siyonistten Bir Domuz'dan...

Çiftçiler, Bir Siyonistten Bir Domuz'dan...

Batı Yaka'da zeytin hasadı mevsiminin başlamasıyla birlikte Siyonist gaspçılar her yıl yaptıkları gibi zeytin ağaçlarını kesmekle ve yakmakla, ağaçlardaki...

Baş Belası Domuzlar

Batı Yaka'da zeytin hasadı mevsiminin başlamasıyla birlikte Siyonist gaspçılar her yıl yaptıkları gibi zeytin ağaçlarını kesmekle ve yakmakla, ağaçlardaki zeytinleri çalmakla yetinmedi. Bilakis zeytin hasadı mevsimini ifsat etmek ve çiftçilerin zeytinliklerini tahrip etmek için bahçelere domuz sürüleri saldılar. Siyonistlerin domuzları nedeniyle Filistinli çiftçilerden onlarca kişi yaralandı.

Çiftçiler korkuyor

Nablus'un güneyindeki Urta beldesinden çiftçi Hamid Mahmud şöyle dedi: "Batı Yaka vilayetlerindeki çiftçiler domuzlardan ve vahşiliklerinden gerçekten korkuyorlar. Zeytin mevsiminde Siyonist işgalciden ve gaspçılardan kaynaklanan birçok tehlike var. Fiyatlar yeterli değil, zeytinyağında hile yapılıyor ve tüccarlar üreticiyle adeta oynuyor."

Havara'dan çiftçi Halid Muhammed ise, Burin ile Havara arasındaki zeytin bahçesine zeytin toplamak için erkenden gitmişti ki, domuz sürpriziyle karşılaştı. Siyonist gaspçılar tarafından bahçeye bırakılan domuzlar Halid Muhammed'e saldırdı. Halid Muhammed olayı şöyle anlattı: "Zeytin bahçemin yakınlarındaki yoğun ağaçlıklı bölgeye yaklaştığımda ağaçların arasından yaklaşık on tane domuz çıktı ve üzerime saldırdı."

Halid Muhammed daha sonra şöyle dedi: "Domuzların saldırısında bir ayağım kırıldı ve vücudumun çeşitli yerlerinde bereler meydana geldi. Allah'ın yardımı olmasaydı, gaspçıların domuzları beni öldürecekti."

Domuzların gündüzleri kuytu yerlerde, ağaçların aralarında ve mağaralarda gizlendiğini söyleyen Halid Muhammed, gündüzleri çok az ortalıkta göründüklerini ve genelde geceleri ortaya çıktıklarını belirtti.

Halid Muhammed, serin ve soğuk havaların domuzların tarlaları ve bahçeleri tahrip etmek ve çiftçilere saldırmak üzere ortaya çıkmaları için uygun bir ortam oluşturduğunu kaydetti.

El-Leben beldesinden çiftçi Halil Udeh ise, zeytin bahçesinde kendisine saldıran iri cüsseli bir domuzdan kurtulmak için yüksek bir ağaca çıkmak ve orada saatlerce beklemek zorunda kaldığını söyledi.

Asılsız gerekçeler

Siyonist işgal yönetimi ve özellikle de tabiatı koruma kurulu yetkilileri, Filistinli çiftçilerin zeytin bahçelerine domuz bırakılmasını savunmak için çevreyi ve doğal dengeyi koruma bahanesinin arkasına sığınıyorlar.

Gerçek ise işgal yönetiminin ileri sürdüğünün tam tersi. Nablus'tan Filistinli çevre uzmanı Salah Mahmud, Batı Yaka'da doğal dengeyi sağlayacak yırtıcı hayvanlar olmadığı için tarlalara ve zeytin bahçelerine bu kadar sayıda domuz bırakılmasının çevreye zarar vereceğini ve doğal dengeyi bozacağını söyledi.

Çevre uzmanı Salah Mahmud daha sonra şöyle dedi: "Bu nedenle bu hayvanlar, çözümü zor olan gerçek bir sorun teşkil ediyorlar. Yüzlerce domuz sürüsü Batı Yaka'nın çeşitli bölgelerine yayılmış durumda. Çoğu zaman çiftçilere saldırıyorlar."

Her yere yayılmış haldeler

Günlük Filistin gazetelerini takip eden, Siyonistler tarafından tarlalara ve bahçelere salıverilen domuzların Batı Yaka'nın her yanına yayıldıklarını görür. Bu domuzlar Batı Yaka'nın sadece belli bir bölgesinde bulunmamaktadır. Bilakis, Batı Yaka'nın her yanına dağılmış durumdadırlar.

Siyonistler tarafından kasıtlı olarak Batı Yaka'da çevreye salıverilen domuzlar Tubas'ta, Ürdün Vadisi bölgesinde, El-Halil'de, Ramallah'ta, Selfit'te, Nablus'ta, Tulkerem'de ve Cenin'de çiftçilerin tarlalarına saldırdı. Köylerde ve beldelerde kenar mahallelerde yaşayan Filistinlilerin evlerine dahi hücum eden domuzlar, etrafı tahrip ederek halkın arasında korku yaydılar.

Nablus kentinin güneydoğusundaki Itamar Yahudi Yerleşkesi'nde yaşayan gaspçıların Filistinli çiftçilerin zeytin bahçelerine saldıkları domuz sürüsü, yerleşke yakınlarında bir çiftçiye saldırarak yaraladı.

55 yaşındaki Filistinli çiftçi İsmail Lütfü, domuzları ailesinden uzaklaştırmak isterken iki ayağı birden kırıldı ve vücudunun çeşitli yerlerinde yaralar meydana geldi. Olay sırasında domuzları bölgeye salıveren Siyonist gaspçılar ise yakınlardaki bir tepeden Filistinli çiftçinin ailesinin yaşadığı korkuyu ve domuzların İsmail Lütfü'ye saldırısını izledi.

Ramallah'ın batısındaki Abud köyünde yabani domuzlar Filistinlilerin arazilerine girerek ekili alanlara büyük hasar verdi.

Köyün etrafında dolaşan onlarca yaban domuzunu zehirleyerek öldürme girişimleri başarısız olan köy halkı soruna acilen çözüm bulunmasını istedi. Köylüler, yaban domuzlarının ekili alanlar ve köylüler için büyük tehlike teşkil ettiğini söyledi.

Yaban domuzlarını Halamish Yahudi Yerleşkesi'nde yaşayan Siyonist gaspçıların Filistinlilere zarar vermesi için kasıtlı olarak tarlalara saldığını belirten köylüler, domuzların sayısının her geçen arttığına dikkat çekti.

23 Mart 2010'da Nablus'a bağlı Burin beldesinde Siyonistlere ait yabani domuzlar ekili arazilere saldırarak ekinleri tahrip etti ve belde halkı arasında korkuya yol açtı.

Yerel kaynaklar, ırkçı ayrım duvarının kapısından Siyonist gaspçılar ve işgal güçleri tarafından bölgeye salıverilen onlarca yabani domuzun son günlerde beldeye sürekli saldırdığını, tarlaların ve hatta evlerin arasında dolaştığını, ekili ürünleri telef ettiğini ve ağaçlara zarar verdiğini söyledi.

Su kaynaklarını kirletiyorlar

Domuzların genelde belde civarındaki Yitzhar ve Bracha Yahudi yerleşkelerinden geldiğini belirten kaynaklar, kısa sürede sayıları artan domuzların vatandaşların su kaynaklarına saldırdığını ve su kaynaklarını kirlettiğini bildirdi.

4 Nisan 2010'da Selfit kenti çevresindeki arazilere saldıran domuz sürüleri, özellikle El-Duveyr bölgesinde El-Ariyd ailesine ait ekili tarlaları tahrip etti. Ayn El-Kabeliyye mahallesine de saldıran domuzları mahalle sakinleri taşlarla ve sopalarla kovaladı.

Domuz sürüsünün Selfit kenti yakınlarındaki El-Matvi Kuyusu bölgesine de saldırdığı ve bu bölgenin Selfit kentinin en önemli su kaynağı olduğu, kentin suyunun yüzde 30'unun ve Ferha köyü ile Kays mezrasının su ihtiyacının buradan karşılandığı, bölgede domuz sürülerinin bulunmasının su kaynakları ve çevre için büyük bir felaket oluşturduğu ifade edildi.

Tarlaları ve bahçeleri dikenli tellerle çevirmenin domuz sürülerini durduramadığını belirten çiftçiler, domuzların sayılarının hızlı bir şekilde çoğaldığını söyledi.

3 Mayıs 2010'da Ariel Yahudi Yerleşkesi'nde yaşayan Siyonist gaspçıların bıraktığı yabani domuzlar Batı Yaka'nın Selfit kenti çevresindeki buğday, arpa ve bakla tarlalarını tahrip etti.

Görgü tanıkları, domuz sürülerinin El-Matvi, El-Şelal ve El-Necara bölgelerindeki ekili arazileri ve özellikle El-Matvi bölgesindeki bakla tarlalarını tamamen tahrip ettiğini söyleyerek, domuz sürülerinin bu yıl üzüm ve incirleri de mahvetmesinden korktuklarını ifade etti.

Domuz sürülerinin geceleri tarla ve bahçelerine yayıldığını ve büyük maddi zarara yol açtıklarını kaydeden çiftçiler, Siyonist gaspçıların çevreye saldığı yabani domuzlara çare bulunması ve yok edilmeleri için yetkililere çağrıda bulundu.

Toprak gaspının bir diğer aracı

Yahudi yerleşim birimi inşasıyla ve ırkçı ayrım duvarıyla mücadele aktivistlerinden Halid Mansur, "Siyonist işgal devleti yönetiminin farklı bölgelere domuz sürüleri yayması, Filistinli çiftçinin ekmeğine ve mübarek zeytin ağacına karşı sürdürdüğü savaşın bir parçasıdır" şeklinde konuştu.

Halid Mansur daha sonra şöyle dedi: "Bu, Siyonist işgal devletinin Filistinli çiftçileri rahatsız etmek için kullandığı birçok yoldan biridir. Bütün bunların amacı, Filistinlileri yıldırıp toprağından uzaklaştırmak ve böylece Yahudi yerleşkelerini genişletmek için o toprakların gaspını daha kolay hale getirmektir."

Batı Yaka'daki çiftçi dernekleri Filistinli çiftçileri zeytin hasadı sırasında dikkatli olmaya davet ederek, zeytin bahçelerinde ve tarlalarda yabani domuz sürülerinin olabileceğini bildirdi.

Ramallah'tan ziraat mühendisi Sayil Ahmed, Filistin Ziraat Bakanlığı'nın Siyonist gaspçıların yol açtığı bu sorunla mücadele etmeye çalıştığını fakat çabalarının oldukça yetersiz kaldığını söyledi.

Domuzların çok hızlı bir şekilde üreyip çoğaldığına ve hızla çevreye yayıldığına dikkat çeken Ahmed, yabani domuzlarla mücadele için gerekli öldürücü ilaçların az olduğunu ve Siyonist gaspçılar tarafından Yahudi yerleşkelerinden sürekli yeni domuz sürülerinin Filistinlilerin tarlalarına ve bahçelerine bırakıldığını belirtti.

Bazı çiftçiler Siyonist işgal güçleri tarafından tutuklanmaktan korktukları için sadece Yahudi yerleşkelerinden uzak bölgelerde domuzlara ateş açabiliyorlar fakat yine de bütün bu çabaları yabani domuzlarla mücadelede ciddi anlamda işe yaramıyor. Hızlı bir şekilde üreyen domuzlar onarlı-yirmişerli sürüler halinde dolaşarak etrafa korku salmaya devam ediyor.

Ceninli çiftçi Ali Duveykat, Ramallah hükümetine bağlı Ziraat Bakanlığı'nı suçlayarak, bakanlığın sadece sözle yetindiğini ve sorunun çözümü için fiili olarak hiçbir adım atmadığını söyledi.

Filistinli çiftçiler, her yıl yüz binlerce dinar zarara yol açan yabani domuzlarla mücadele için ilgili kurum ve kuruluşlara da çağrıda bulunuyorlar.

Gaspçıların kendileri de domuzluk yapıyor

Siyonist gaspçılar, Filistinli çiftçileri yıldırmak için tarlalarına ve bahçelerine bıraktıkları yabani domuzların yol açtığı tahriple yetinmeyip amaçlarına ulaşmak için yabani domuzlar gibi kendileri de çiftçilere türlü yollarla zarar veriyorlar.

Batı Yaka'nın Nablus şehrinin güneyinde bulunan Deyru'l-Hatab köyü arazileri üzerine kurulan Alon Moreh Yahudi Yerleşkesi'nden gelen lağım sularıyla fabrika atıkları Filistinlilere ait 200 zeytin ağacını tamamen yok etti.

Köyün verimli arazileri üzerine kurulan Yahudi yerleşkesinin atık suları ile yerleşkenin etrafında kurulan baharat ve et ambalaj fabrikalarının zehirli atıkları köye ait yaklaşık 500 dönümlük zeytinlik araziyi telef etti.

Batı Yaka'da zeytin toplayan Filistinlilere ve zeytin ağaçlarına saldırılarını sürdüren Siyonist gaspçılar Burin beldesinde bir haftada 2500 zeytin ağacını yaktı. Yakılan ağaçların bazılarının yaklaşık yüz yıllık ağaçlar olduğu belirtildi.

Burin'de zeytin toplayan Filistinli çiftçi Münir Kadus'a saldıran onlarca gaspçı, Filistinli çiftçiyi yaraladıktan sonra topladığı zeytinleri çaldı. Görgü tanıkları, işgal güçlerinin Siyonist gaspçıların saldırısını gördüğünü fakat uzaktan seyretmekle yetindiğini söyledi.

Siyonist gaspçılar, Beytlaham'a bağlı Husan, Nahhalin ve Vadi Fokin köylerinde zeytin toplayan Filistinlilere saldırıp Husan köyünde zeytin ağaçlarını ateşe verdi. Hıdır kasabasında ise bir gaspçı Yahudi yerleşimci buldozerle Filistinli vatandaşların tarım arazilerini tahrip etti.

Siyonist gaspçılar 16 Ekim 2010 Cumartesi günü, işgal altındaki El-Halil kentinin Ermide ve Cebelu Cevher bölgelerinde zeytin toplayan Filistinli öğrencilere saldırarak öğrencilerin zeytin toplamalarını engelledi.

Yerel kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Siyonist gaspçılar söz konusu bölgelere gelip zeytin toplayan Filistinli ailelere yardım etmek isteyen öğrencilere engel olurken, işgal güçleri de gençleri silahla tehdit etti.

Saldırılar nedeniyle üretim düşüyor

Uluslararası yardım kuruluşu Oxfam, Siyonist gaspçıların saldırıları ve üretimin azlığının Filistin'deki zeytin üretimini yüzde elli oranında gerilettiğini belirtti.

Filistin'de zeytin mevsiminin başlaması nedeniyle 15 Ekim 2010 Cuma günü konuyla ilgili bir rapor yayınlayan Oxfam, "Dünyanın en kaliteli zeytinyağı olarak bilinen Filistin zeytinyağının üretimi daha modern şartlarda yapılsa dünya pazarlarında rekabet edebilecek nitelikte olabilir" dedi.

Oxfam Genel Müdürü Jeremy Hobbs, işgal rejiminin çiftçilerin tarım arazilerine gidip zeytinleri gereği gibi ekmelerine, bakımlarını yapmalarına, toplamalarına ve topladıkları ürünleri dünya pazarlarına sunmalarına engel olduğu müddetçe bölgede yapılacak yatırımların da anlamsız olacağını ifade etti.

İşgal rejiminin her tarafa yerleştirdiği barikatların, Gazze'ye uyguladığı kuşatma ve çiftçilere yapılan saldırıların zeytin üretimini gerilettiğine dikkat çeken uluslararası yardım kuruluşu Oxfam, Filistinli çiftçilerin bu konuda desteklenmesi gerektiğini söyledi.

fiem