CHP'ye Kapatmaya Kim Ne Dedi?

CHP'ye Kapatmaya Kim Ne Dedi?

CHP, Kanaltürk'e aktardığı trilyonlar nedeniyle hem kapatma davası hem de siyaset yasağı kıskacında... Konuyla ilgili uzmanların görüşleri şöyle.

Prof. Dr. Kamalak (Anayasa hukukçusu):

Sorumlular hakkında cezai işlem yapılmalı. Yargıtay Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulması lazım. Başsavcı, savcıları göreve çağırmalı. Ardından adli makamlar konuyu inceler. Paranın kaynağına bakmak gerekir. CHP'den Kanaltürk'e aktarılan para Hazine'den gelen yardımlardan oluşuyorsa Anayasa Mahkemesi, usulsüz elde edilen geliri Hazine'ye irat (alacak) kaydeder. Eğer paranın kaynağı yabancı bir ülke ya da kişi ise, kapatma davası açılır. Usulsüz evrak düzenleyen, parti gelirlerini kanun dışı yollarla sarf eden kişiler hakkında da cezai işlem yapılması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulması lazım. Yargıtay Başsavcılığı, cumhuriyet başsavcılıklarını göreve çağırmalı. Ardından adli makamlar konuyu inceler. Refah Partisi yöneticilerine açılan 'kayıp trilyon' davasında bu hukuki prosedür beklenmedi. Başsavcılık, kısa yoldan 'kayıp trilyon' davasını açtı.

Ahmet Gündel (Yargıtay eski savcısı):

Yönetimin sahtecilikteki payı araştırılmalı. Kanaltürk'e aktarılan paralarda sahte belge hazırlandığı anlaşılıyor. Bu sahte belgenin hazırlanmasında CHP yöneticilerinin etkisi var mı, yok mu araştırılmalıdır. Gerçekte yapılmadığı halde yapılmış gibi belge düzenleniyor. SPK'ya göre Anayasa Mahkemesi, 3 trilyonu CHP'den alıp Hazine'ye kaydeder. CHP, Kanaltürk'e, hizmet vermediği halde hizmet vermiş gibi para aktardıysa bu suçtur. SPK'ya göre bir siyasi partinin hibe ya da borç vermesi söz konusu olamaz. Savcılık soruşturma başlatabilir.

Doç. Dr. Mustafa Şentop (Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi)

Mali işlemlerde kanuna aykırılıkların görülmesi parti kapatmaya sebep olabilir. Başsavcı da- va açmalı, bu konuda takdir hakkı olamaz. Malî işlemlerde kanuna aykırılık kapatma sebebi. Siyasi partilerin mali denetimini Anayasa Mahkemesi yapar. Mali işlemlerde kanuna aykırılıkların görülmesi parti kapatmaya sebep olabilir. Kanaltürk'e para aktarılması Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı. Başsavcı, kanuna aykırı eylem gördüğünde dava açmalı, bu konuda takdir hakkı olamaz. AK Parti'ye açılan davadaki 'odak olma' meselesi tartışılabilir. Ama mali konular, teknik düzenlemeler. Bu konuda yoruma ve Başsavcı'nın takdir yetkisini kullanmasına gerek yok. Bu durumda Başsavcı'nın görevini yapmadığı ya da teknik tabirle ihmal ettiği ortaya çıkıyor. Kamuoyunda "Başsavcı, AK Parti hakkında siyasi gerekçeyle dava açtı" şeklinde bir görüş hakim. Başsavcı'nın bu iddiaları çürütmesi, CHP'ye dava açmasıyla mümkün olur.

Nihat Ergün (AK Parti Grup Başkan Vekili)

Kapatma davası açılmasını istemeyiz. Siyasi partiler, demokratik hayatın vazgeçilmez unsurları. CHP'ye kapatma davası açılmasını istemeyiz. Demokrasilerde partilerden değil ama suç işleyenlerden vazgeçilmesi gerekir. Gerek mahkemeler gerekse de CHP yöneticileri gereğini yapmalı.

Şeref Malkoç (Saadet Partisi)

Millet bunun hesabını sandıkta soracak. Partilerin mali denetimini Anayasa Mahkemesi yapıyor. Yüksek Mahkeme, paranın CHP'den tahsili için Hazine'ye irat kararı verebilir. Anayasa Mahkemesi veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, yasalara aykırılığı savcılığa intikal ettirecektir. TCK'ya aykırı husus varsa ilgili savcılıklara dosyayı gönderir. Bundan dolayı parti kapatılır mı? CHP'yi millet yargılayacak, Anayasa Mahkemesi değil. Meclis'in kapısına kilit vurulmayacak. Millet zaten sandıkta bunun hesabını CHP'ye soracak.

CHP'li Hakkı Süha Okay

Spekülasyon ve dedikodularla AK Parti'ye alternatif olarak CHP de tartışmanın içine çekilmek isteniyor. CHP'nin veremeyeceği hiçbir hesabı yoktur.

CHP, Kanaltürk Televizyonu'na usulsüz para aktardığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan başvurudan çekinmiyor. Parti kurmayları, konuyla ilgili haberleri ciddiye almadıklarını vurgularken, 'basının AK Parti'ye ortak arama çabası'na girdiğini iddia ediyor. CHP'nin veremeyeceği bir hesabı olmadığını savunan yönetim, kapatma davası açılmasına da ihtimal vermiyor.

"Televizyonum CHP'nin emrinde." diyen Tuncay Özkan'ın başında bulunduğu Kanaltürk'e karşılıksız 3 milyon YTL aktardığı ileri sürülen CHP'nin durumu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Anayasa Mahkemesi'nin gündeminde. Maliye Bakanlığı, konuya ilişkin yaptığı incelemenin sonuçlarını 9 Mayıs 2007'de mahkemeye gönderdi. Geçen ay ise durum ayrıntılarıyla başsavcıya aktarıldı. Hakkında her an dava açılması muhtemel olan CHP'nin kurmayları, dün Zaman'da yer alan haberden rahatsız oldu. CHP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Özyürek, olayın tamamen asılsız olduğunu öne sürdü. Kapatma davasında AK Parti'ye 'ortak arama çabası' güdüldüğünü savunan Özyürek, "Haberi okuduğumuzda bir şey olmadığını görüyoruz. Başsavcı'nın Anayasa Mahkemesi'ne başvurduğuna dair bir şey yok. Konu zaten geçen yıl çiğnene çiğnene sakız yapıldı." diye konuştu

CHP Grup Başkan Vekili Hakkı Süha Okay, CHP'nin yasal çerçevede ödeme yaptığını ifade etti. Spekülasyon ve dedikodularla, AK Parti'ye alternatif olarak CHP'nin de tartışmanın içine çekilmek istendiğini iddia eden Okay, "CHP'ye çamur atılmak isteniyor. Bu doğaldır. Zaten siyasal iktidarın başı Başbakan'ın yapmak istediği de budur. CHP'nin veremeyeceği hiçbir hesabı yoktur." ifadelerini kullandı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen de Kanaltürk'e aktarılan paralara ilişkin son gelişmelerden haberdar olmadığını belirtti; ancak partisinin hiçbir zaman yasal olmayan bir faaliyet içinde olmadığını ileri sürdü.