Çetin Doğan, üniversiteyi kışlaya çevirdi
Doğan'ın namaz kılan öğrenciler için açılan mescidi kapattığı, başörtüsünü yasakladığı, 'Ahmet Yesevi Tanı' derslerinin kaldırılması için bile emir verdiği söyleniyor.
Balyoz darbe planının mimarı emekli Org. Çetin Doğan'la ilgili Kazakistan'dan da çarpıcı açıklamalar geldi. Doğan'ın, dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından mütevelli heyeti başkanı olarak atandığı Ahmet Yesevi Üniversitesi'ni adeta kışlaya çevirdiği ortaya çıktı.
Araştırma görevlisi Muhan İsahan, Doğan'ın namaz kılan öğrenciler için açılan mescidi kapattığını, başörtüsünü yasakladığını, 'Ahmet Yesevi Tanı' derslerinin kaldırılması için bile emir verdiğini söylüyor. Rektör yardımcısı Kulbek de Doğan'ın atanmasının ardından hiçbir bilimsel çalışma yapılmadığını vurguluyor.
Kazakistan anayasasını çiğnedi
Rektör Yardımcısı Kulbek Yergöbek: Hiçbir bilimsel çalışma yapılamadı
Çetin Doğan'ın üniversitenin mütevelli heyeti başkanı olarak atanmasıyla bu güzide kurum amacı dışında hizmet vermeye başladı. Üniversite adeta askerî kışla haline geldi. Eğitimden anlamayan bir yöneticiydi. Onun yönetiminde hiçbir bilimsel çalışmaya imza atılamadı.
Araştırma görevlisi Muhan İsahan: Ahmet Yesevi dersinin kaldırılmasını bile emretti
Çetin Doğan, üniversitede namaz kılan öğrenciler için açılan mescitlere kilit vurdu. Başörtüsünü yasakladı. Türkistan halkının manevi değerlerine kendince yasaklar koydu. Anayasamızı çiğnedi, adeta Kazak yasalarına meydan okudu. 'Ahmet Yesevi Tanı' derslerinin kaldırılması için emir verdi.
Kanlı Balyoz darbe planının mimarı emekli Orgeneral Çetin Doğan'ın 'dine' bakışıyla ilgili Kazakistan'dan çarpıcı açıklamalar geldi. Çetin Doğan, dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından Kazakistan'daki Ahmet Yesevi Üniversitesi'nin mütevelli heyeti başkanı olarak atanmıştı. Üniversitede Çetin Doğan'la birlikte görev yapan Kulbek Yergöbek ve araştırma görevlisi Muhan İsahan, Cihan Haber Ajansı'na o dönemi anlattı.
Ahmet Yesevi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Kulbek Yergöbek, Sezer'in Doğan'ı üniversitenin mütevelli heyeti başkanı olarak atamasıyla birlikte bu güzide eğitim kurulunun amacının dışında hizmet vermeye başladığını belirtiyor. Yergöbek, o günler için "Üniversite adeta askerî kışla haline geldi." diyor. Üniversitenin Çetin Doğan'ın atanmasından önce bilime hizmet ettiğine dikkat çeken Yergöbek, Namık Kemal Zeybek döneminde iki ülke ilişkilerinin eğitim alanında birçok başarıya imza attığını, Doğan'ın gelmesinin ardından ise hiçbir bilimsel çalışma yapılmadığını söylüyor. Çetin Doğan'ın üniversite eğitimi almadığını ve üniversitedeki eğitim sistemini bilmediğini ifade eden Yergöbek, sadece orduda görev yapmış generalin herhangi bir eğitim kurumunda görev almadan direkt olarak böyle önemli bir üniversiteye yönetici olarak atanmasını Kazak yöneticiler olarak anlayamadıklarını kaydediyor. Yapmak istediği yenilikleri anlamakta güçlük çektiklerini ve bu sebeple emekli orgeneralle zaman zaman tartıştıklarını dile getiren Yergöbek, Doğan'ın tayininin ardından Türk Silahlı Kuvvetleri'nden birçok emekli askerin üniversiteye yönetici olarak atandığını vurguluyor. "Kazakistan'da bir general üniversiteye rektör veya yönetici olarak atanmaz." diyen Kulbek Yergöbek, Türkiye'nin Kazakistan'a böyle bir eğitim kurumu kazandırdığı için dost ve kardeş ülke Türkiye'ye minnettar olduklarını belirtiyor.
Çetin Doğan'ın üniversite mütevelli heyeti başkanı olduğu dönemde araştırma görevlisi olan gazeteci-yazar Muhan İsahan ise emekli orgeneralin üniversitede namaz kılan öğrenciler için açılan mescitlere kilit vurduğunu, birçok öğrencinin mağdur edildiğini belirtiyor. Üniversitenin bulunduğu Türkistan şehrinin manevî dinamiklerinin güçlü olduğuna dikkat çeken İsahan, Doğan'ın bu değerlere kendince yasaklar getirdiğini kaydediyor. Üniversiteye başörtüsüyle girilmesini yasakladığını, adeta Kazak yasalarına meydan okuduğunu vurguluyor. İsahan, Doğan'ın, üniversitedeki 'Ahmet Yesevi Tanı' derslerinin kaldırılması için emirler bile verdiğini belirtiyor. Kazakistan Anayasası'na göre üniversitelerde kız öğrencilerin başörtüsü takabileceklerini belirten İsahan, Doğan'ın bu yasayı dikkate almadan kendi yasalarını uygulamaya koyduğunu sözlerine ekliyor. ZAMAN
Araştırma görevlisi Muhan İsahan, Doğan'ın namaz kılan öğrenciler için açılan mescidi kapattığını, başörtüsünü yasakladığını, 'Ahmet Yesevi Tanı' derslerinin kaldırılması için bile emir verdiğini söylüyor. Rektör yardımcısı Kulbek de Doğan'ın atanmasının ardından hiçbir bilimsel çalışma yapılmadığını vurguluyor.
Kazakistan anayasasını çiğnedi
Rektör Yardımcısı Kulbek Yergöbek: Hiçbir bilimsel çalışma yapılamadı
Çetin Doğan'ın üniversitenin mütevelli heyeti başkanı olarak atanmasıyla bu güzide kurum amacı dışında hizmet vermeye başladı. Üniversite adeta askerî kışla haline geldi. Eğitimden anlamayan bir yöneticiydi. Onun yönetiminde hiçbir bilimsel çalışmaya imza atılamadı.
Araştırma görevlisi Muhan İsahan: Ahmet Yesevi dersinin kaldırılmasını bile emretti
Çetin Doğan, üniversitede namaz kılan öğrenciler için açılan mescitlere kilit vurdu. Başörtüsünü yasakladı. Türkistan halkının manevi değerlerine kendince yasaklar koydu. Anayasamızı çiğnedi, adeta Kazak yasalarına meydan okudu. 'Ahmet Yesevi Tanı' derslerinin kaldırılması için emir verdi.
Kanlı Balyoz darbe planının mimarı emekli Orgeneral Çetin Doğan'ın 'dine' bakışıyla ilgili Kazakistan'dan çarpıcı açıklamalar geldi. Çetin Doğan, dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından Kazakistan'daki Ahmet Yesevi Üniversitesi'nin mütevelli heyeti başkanı olarak atanmıştı. Üniversitede Çetin Doğan'la birlikte görev yapan Kulbek Yergöbek ve araştırma görevlisi Muhan İsahan, Cihan Haber Ajansı'na o dönemi anlattı.
Ahmet Yesevi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Kulbek Yergöbek, Sezer'in Doğan'ı üniversitenin mütevelli heyeti başkanı olarak atamasıyla birlikte bu güzide eğitim kurulunun amacının dışında hizmet vermeye başladığını belirtiyor. Yergöbek, o günler için "Üniversite adeta askerî kışla haline geldi." diyor. Üniversitenin Çetin Doğan'ın atanmasından önce bilime hizmet ettiğine dikkat çeken Yergöbek, Namık Kemal Zeybek döneminde iki ülke ilişkilerinin eğitim alanında birçok başarıya imza attığını, Doğan'ın gelmesinin ardından ise hiçbir bilimsel çalışma yapılmadığını söylüyor. Çetin Doğan'ın üniversite eğitimi almadığını ve üniversitedeki eğitim sistemini bilmediğini ifade eden Yergöbek, sadece orduda görev yapmış generalin herhangi bir eğitim kurumunda görev almadan direkt olarak böyle önemli bir üniversiteye yönetici olarak atanmasını Kazak yöneticiler olarak anlayamadıklarını kaydediyor. Yapmak istediği yenilikleri anlamakta güçlük çektiklerini ve bu sebeple emekli orgeneralle zaman zaman tartıştıklarını dile getiren Yergöbek, Doğan'ın tayininin ardından Türk Silahlı Kuvvetleri'nden birçok emekli askerin üniversiteye yönetici olarak atandığını vurguluyor. "Kazakistan'da bir general üniversiteye rektör veya yönetici olarak atanmaz." diyen Kulbek Yergöbek, Türkiye'nin Kazakistan'a böyle bir eğitim kurumu kazandırdığı için dost ve kardeş ülke Türkiye'ye minnettar olduklarını belirtiyor.
Çetin Doğan'ın üniversite mütevelli heyeti başkanı olduğu dönemde araştırma görevlisi olan gazeteci-yazar Muhan İsahan ise emekli orgeneralin üniversitede namaz kılan öğrenciler için açılan mescitlere kilit vurduğunu, birçok öğrencinin mağdur edildiğini belirtiyor. Üniversitenin bulunduğu Türkistan şehrinin manevî dinamiklerinin güçlü olduğuna dikkat çeken İsahan, Doğan'ın bu değerlere kendince yasaklar getirdiğini kaydediyor. Üniversiteye başörtüsüyle girilmesini yasakladığını, adeta Kazak yasalarına meydan okuduğunu vurguluyor. İsahan, Doğan'ın, üniversitedeki 'Ahmet Yesevi Tanı' derslerinin kaldırılması için emirler bile verdiğini belirtiyor. Kazakistan Anayasası'na göre üniversitelerde kız öğrencilerin başörtüsü takabileceklerini belirten İsahan, Doğan'ın bu yasayı dikkate almadan kendi yasalarını uygulamaya koyduğunu sözlerine ekliyor. ZAMAN
