BOTAŞ sanıklarının savunmaları tamamlandı
''Mavi Hat Operasyonu'' kapsamında açılan davada, tutuklu 32 sanığın savunmalarının alınması tamamlandı.
BOTAŞ'taki ''yolsuzluk'' iddiaları üzerine, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bünyesinde başlatılan ''Mavi Hat Operasyonu''nun ardından haklarında açılan dava kapsamında 71 sanığın yargılanmasına devam edildi.
Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesindeki davaya tutuklu sanıklar ile sanık avukatları katıldı.
Duruşmanın öğleden sonraki oturumu, ''ihaleye fesat karıştırmak'' ve ''rüşvet'' suçlarından yargılanan ve bir şirketin yöneticisi olan Selahittin Hacıömeroğlu'nun savunmasını yapmasıyla başladı.
Sanıklardan yalnızca Ethem Tozlu'yu tanıdığını bildiren Hacıömeroğlu, BOTAŞ'ın ''Tuz Gölü'' ihalesiyle ilgili olarak şirketinin iş yaptığını anlattı.
Tozlu ile kanuna aykırı bir görüşmesinin olmadığını ifade eden Hacıömeroğlu, iddianamede Tozlu ile telefon görüşmelerine yer verildiğine dikkati çekerek, ''Bu görüşmeler, ihale sürecinin bitmesinden sonradır'' dedi.
''İhaleye fesat karıştırmak'' ile suçlanan sanık Ali Karaer atılı suçlamaları reddetti, ihaleye fesat karıştırmadığını söyledi. Karaer, yargılanmayı hak etmediğini ifade ederek, ''Kendimi kaynar kazanın içinde hissediyorum'' dedi.
İhalede adı geçen bir firmada yöneticilik yapan sanık Mehmet Rıdvan Öz ihaleye fesat karıştırmadığını kaydetti. Bu savunmasını desteklemek amacıyla ''çalıştığı firmada mali işlerden değil, teknik işlerden sorumlu olduğunu'' anlatan Öz, iddianamede ve bilirkişi raporunda yanlışlıklar bulunduğunu öne sürdü.
Bir firmada maaşla çalışan muhasebe elemanı olduğunu belirten sanık Celal Aslan da çalıştığı şirket adına sözleşme yapma gibi bir yetkisinin bulunmadığını kaydetti. İddianamede, çete kurucusu ve üyesi olduğu öne sürülen kişilerden hiçbirini tanımadığını iddia eden Aslan, hiç kimseye yasal olmayan bir ödeme yapmadığını ileri sürdü. Suçsuz olduğunu savunan Aslan, tahliye ve beraat talebinde bulundu.
Bir şirketin ortağı ve yetkilisi olduğunu kaydeden sanık Merdan Hürmeydan, iddianamede üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyerek, Tuz Gölü Su Hattı İhalesi ile ilgili olarak rüşvet anlaşması yapmadığını, kimseye rüşvet vermediğini ve ihaleye fesat karıştırmadığını iddia etti.
Söz konusu ihalenin, Dünya Bankası prosedürüne göre yapıldığını belirten Hürmeydan, bu nedenle ihaleye ilişkin teknik bilgi almasının yasak olmadığını söyledi.
Rakip firmaları ihaleden elemeye yönelik çalışmasının bulunmadığını ileri süren Hürmeydan, ''İhaleye 5 ortak olarak girdik ve ihalede 5. olarak elendik. İhalede 59,5 milyon dolar teklif verdik. Daha sonra yaklaşık maliyetin 42 milyon dolar olduğu görülmüştür'' diye konuştu.
Sanık Cemal Yazıcı da bir inşaat firmasının hissedarı ve teknik müdürü olduğunu belirterek, Tuz Gölü Su Hattı İhalesine giren başka bir şirkete teknik destek ve dosya yardımında bulunduğunu söyledi. Söz konusu projenin direktörlüğünü yapan sanık Ethem Tozlu ile telefonda görüştüğünü dile getiren Yazıcı, ihaleden önce gizli bir bilgi alma gibi durumunun söz konusu olmadığını, ihaleden sonra da herhangi bir BOTAŞ yetkilisi ile görüşmediğini kaydetti.
Sanıklar ve avukatları, tahliye ve beraat talebinde bulundu.
Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek, duruşmayı erteledi.
