Bloomberg: İran ablukası ABD ordusunu yıpratıyor ve Çin'le yüzleşmeye hazır olma durumunu tehdit ediyor.

Bloomberg: İran ablukası ABD ordusunu yıpratıyor ve Çin'le yüzleşmeye hazır olma durumunu tehdit ediyor.

Amerikan Bloomberg ajansı, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ı baskı altına almaya çalıştığı bir dönemde deniz ablukasının Washington yönetiminin tercih ettiği başlıca araçlardan biri hâline geldiğini itiraf etti.

Amerikan Bloomberg ajansı, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ı baskı altına almaya çalıştığı bir dönemde deniz ablukasının Washington yönetiminin tercih ettiği başlıca araçlardan biri hâline geldiğini, ancak söz konusu operasyonun ABD ordusunun sınırlarını zorladığını, personeli yıprattığını ve Washington’ın dünyanın diğer bölgelerindeki askerî konumunu zayıflattığını bildirdi.

UZAYAN GÖREVLER VE ARIZALAR ABD PERSONELİNİ YIPRATIYOR

Yaklaşık dokuz ayın ardından ilk kez Tayland’daki bir limana yanaşan ABD’ye ait USS Abraham Lincoln uçak gemisinde görev yapan denizciler, bakım arızaları ve moralde ciddi düşüş yaşandığını anlattı.

Bazı denizciler, kişisel hijyen malzemelerinin temini için gemide karaborsa oluştuğunu ve internet hizmetinin yaklaşık 40 gün boyunca kesildiğini, bu nedenle aileleriyle iletişimlerinin büyük ölçüde koptuğunu söyledi.

Konu hakkında bilgi sahibi bir kişiye göre, dünyanın herhangi bir noktasındaki krizlere kısa sürede müdahale etmek üzere yapılandırılan seçkin birliklerden 82. Hava İndirme Tümeni, herhangi bir çatışmaya doğrudan katılmamasına rağmen Orta Doğu’da 12 aya ulaşabilecek bir konuşlanma sürecine doğru ilerliyor.

“LINCOLN”DA AĞIR KOŞULLAR VE İNTİHAR GİRİŞİMİ İDDİALARI

Bloomberg’e göre yıpranma yalnızca gemiler ve silah sistemleriyle sınırlı değil. Uzun süreli konuşlanmalar askerlerin morali üzerinde de ciddi baskı oluşturuyor.

USS Abraham Lincoln’da görev yapan bazı denizcilerin aileleri, gemideki ağır koşullar nedeniyle bazı personelin gemiden atlayarak intihar girişiminde bulunduğunu öne sürdü.

Ağustos ayının ortalarında uçak gemisini ziyaret eden ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı Komutanı Amiral Bradley Cooper, gemideki üst düzey komutanların personelin ruh sağlığına ve dayanıklılığına en yüksek önceliği verdiğini söyledi.

Konuya yakın bir kaynağa göre uzun vadeli sonuçlar, özellikle havacılık gibi yüksek uzmanlık gerektiren askerî alanlarda daha belirgin hâle gelecek. ABD Hava Kuvvetleri’nin hâlihazırda pilotları ve bakım teknisyenlerini görevde tutmakta zorlandığı ifade edildi.

Emekli ABD Deniz Kuvvetleri subayı Greg Malandrino ise donanma gemileri ve personelindeki sürekli aşınma ve yıpranmanın, abluka uygulayan taraf ile ablukaya maruz kalan taraf arasındaki zaman mücadelesinde “işleyen bir saate” dönüştüğünü söyledi.

DENİZ KUVVETLERİ YIĞINAĞININ MALİYETİ 7,1 MİLYAR DOLARI AŞTI

Bloomberg, son ablukanın başladığı 14 Temmuz’dan bu yana en az 28 ABD Donanması gemisinin operasyonlarda dönüşümlü olarak görev yaptığını ve yalnızca bu süreçteki işletme maliyetinin 2 milyar doların üzerine çıktığını aktardı.

Bloomberg Economics’in abluka bağlantılı deniz operasyonlarına ilişkin analizine göre, ocak ayında başlayan deniz kuvvetleri yığınağından bu yana maliyet 7,1 milyar doları aştı.

Bu rakama, Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol tankerlerine refakat etmek amacıyla kullanılan tüm Amerikan unsurlarının maliyeti dahil değil.

İran’ın ticaretini abluka altında tutan mevcut filonun yaklaşık 22 gemiden oluştuğu ve İran bağlantılı olduğu değerlendirilen gemilerin boğazdan geçişlerini durdurarak rotalarını değiştirmeye çalıştığı belirtildi.

Ablukanın günlük maliyetinin yaklaşık 32,5 milyon dolar olduğu belirtilirken, operasyonda görev yapan unsurların ABD Donanması filosunun yüzde 30’dan fazlasına karşılık geldiği ifade edildi.

Bazı gemilerin USS Abraham Lincoln kadar uzun süredir denizde bulunduğu kaydedildi.

Yaklaşık 5 bin personeli bulunan tek bir uçak gemisinin operasyonlarını sürdürebilmesi için her personele günlük yaklaşık 3 bin 600 kalori sağlanması gerekiyor. Bu da haftalık 5 tondan fazla gıda, uçak yakıtı ve diğer lojistik malzemelerin sürekli olarak temin edilmesini gerektiriyor.

Bloomberg, bu lojistik faaliyetin ayrıca İran’ın füze saldırılarında ağır hasar gördüğü belirtilen bölgedeki bazı önemli Amerikan üslerinden yararlanılmadan yürütülmek zorunda olduğuna dikkat çekti.

ABD yönetimi ablukayı istediği kadar sürdürebileceğini savunsa da Bloomberg’e göre askerî kaynakların tükenmesi ve üzerlerindeki baskının artması, her geçen günün Washington’a yalnızca mali açıdan değil, dünyanın başka bölgelerinde güç kullanma ve nüfuzunu sürdürme kapasitesi açısından da ağır bir bedel yüklediğini gösteriyor.

2016-2019 yılları arasında ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığına liderlik eden emekli General Joseph Votel, ABD’nin Orta Doğu’ya ihtiyaç duyulduğu sürece asker göndermeye devam edebileceğini söyledi.

Ancak Votel şu değerlendirmede bulundu:

“Bunun bir maliyeti var. Kuvvetler uzun süre konuşlandırılacak. Benim için en büyük endişe, bunun diğer öncelikler üzerindeki etkisidir.”

ABD DONANMASINDA MALİ AÇIK VE SİLAH STOKLARINDA ERİME

Bloomberg, ABD Donanmasının giderek artan mali baskılarla karşı karşıya kaldığını da aktardı.

ABD Deniz Operasyonları Komutanı Amiral Daryl Caudle, geçen ay yaptığı açıklamada, kuvvetlerinin bu yıl yaklaşık 8 milyar dolarlık bütçe açığıyla karşı karşıya kalabileceğini belirtmiş ve açığın kapatılması için tesis bakım bütçelerinden kaynak aktarılması gerekebileceğini söylemişti.

Mali denetim belgeleri, araştırma ve geliştirme de dahil olmak üzere çeşitli alanlardan milyarlarca doların operasyon ve bakım giderlerine yönlendirildiğini gösteriyor.

Asya’da düzenlenmesi planlanan en az bir ortak askerî tatbikatın da iptal edildiği bildirildi.

ABD’nin olası bir Çin çatışmasına karşı gelişmiş silah sistemlerinin geliştirilmesine yıllar boyunca milyarlarca dolar harcadığı ancak İran’la yaşanan savaşın özellikle uzun menzilli saldırı silahları ve hava savunma füzeleri dahil yüksek teknolojili mühimmat stoklarının önemli bir bölümünü tükettiği belirtildi.

ABD Kongre Bütçe Ofisinin raporuna göre Washington, Haziran 2025’ten bu yana savunma amaçlı önleme füzesi stokunun üçte ikisine kadarını kullanmış olabilir.

Raporda, çok sayıda balistik ve seyir füzesine sahip bir rakiple çatışma yaşanması durumunda bu mühimmat eksikliğinin ciddi bir sorun hâline gelebileceği uyarısı yapıldı.

EN ÇOK ETKİLENEN ÖNCELİKLERİN BAŞINDA ÇİN GELİYOR

ABD ordusunun küresel ölçekte birçok askerî önceliği bulunmasına rağmen Bloomberg’e göre bunların başında Çin geliyor.

Washington, uzun yıllardır Asya bölgesine büyük askerî kaynaklar aktarırken özellikle Çin’in Tayvan’a yönelik olası askerî harekâtını caydırmaya ve Pekin’in bölgedeki etkisini sınırlandırmaya odaklandı.

Bloomberg’e göre İran ablukasının alternatif maliyeti oldukça yüksek.

Örneğin 82. Hava İndirme Tümeninin Orta Doğu’da konuşlandırılması, başka bölgelerde kriz çıkması durumunda Amerikan askerî planlamacıların elindeki seçeneklerin azalmasına neden oluyor.

Bir uçak gemisi taarruz grubu, onlarca savaş gemisi ve saldırı denizaltısından oluşan ABD 7. Filosu, ağırlıklı olarak Japonya ve Guam’da konuşlu bulunuyor.

Ancak bu filoya bağlı birçok geminin artık Körfez bölgesine gönderildiği belirtildi.

Başka bölgelerdeki silah ve gemilerin Körfez’e kaydırılması, ablukayı sürdürebilmek için aynı birliklerin uzun süre bölgede kalma ihtiyacını azaltırken aynı zamanda diğer coğrafyalardaki Amerikan komutanlarının kullanabileceği askerî kaynakları da azaltıyor.

USS Abraham Lincoln’un ise Tayland’daki limana yanaşmadan önce, Vietnam Savaşı’ndan bu yana gerçekleştirdiği en uzun görev sürecini tamamladığı ve geminin dış yüzeyinde yoğun pas ve yosun izlerinin görüldüğü bildirildi.

BAHREYN ÜSSÜNDEKİ HASAR LOJİSTİK KRİZİNİ DERİNLEŞTİRDİ

Bloomberg ayrıca savaşın, ABD Donanmasının Körfez bölgesinde ikmal amacıyla kullanabileceği üslerin sayısını kalıcı biçimde azaltmış olabileceğini yazdı.

ABD Donanmasının bölgedeki en büyük üssü ve 5. Filo’nun karargâhı olan Bahreyn Deniz Üssü’nün İran saldırılarında ağır hasar gördüğü belirtildi.

Habere göre üs kullanılamaz hâle gelirken onarım maliyetinin yüz milyonlarca dolara ulaşması bekleniyor.

Bloomberg, bu durumun USS Abraham Lincoln’da yaşanan koşulların kötüleşmesine katkıda bulunan lojistik sorunların başlıca nedenlerinden biri olduğunu aktardı.

Uzun süreli konuşlanmaların ayrıca yıllar öncesinden hazırlanan bakım programlarını aksattığına dikkat çekildi.

ABD’nin sahip olduğu 11 uçak gemisinin operasyonel ömürlerinin yaklaşık dörtte birini bakım süreçlerinde geçirdiği belirtilirken, bu büyüklükteki gemilerin bakımını gerçekleştirebilecek tersane sayısının ABD’de oldukça sınırlı olduğu ifade edildi.

Bu nedenle bakım programlarının zamanında yürütülmesinin Amerikan filosunun operasyonel hazırlığını korumasında kritik önem taşıdığı vurgulandı.

Bir kaynağa göre ABD Donanmasının önümüzdeki iki yıl içerisinde ciddi hazırlık ve bakım sorunlarıyla karşılaşması bekleniyor.

American Enterprise Institute tarafından yapılan bir değerlendirmeye göre ise donanma gemilerinde biriken bakım sorunlarının giderilmesinin maliyetinin yaklaşık 750 milyon dolara ulaşabileceği belirtiliyor.