Bir Ahmet Hakan Analizi
Bu analizi yapmanın artık zamanı gelmişti. Birisi ki; Ayda en az üç defa mütedeyyin insanlar şahsında İslâm'a saldırarak, mutlak suretle 1 veya 2 defa "Vakit qazetesi"ne sataşarak...
Bu analizi yapmanın artık zamanı gelmişti. Birisi ki; Ayda en az üç defa mütedeyyin insanlar şahsında İslâm'a saldırarak, mutlak suretle 1 veya 2 defa "Vakit qazetesi"ne sataşarak, Aydın Do-ğan'ın devletten kaçırıp sonra uzlaşarak kuşa çevirdiği vergiden kendisine ödediği 15.000 YTL'lik maaşı hak etmeye çalışıyor. Zira hâlâ farkında değil ki, yanaşmaya ve kendisini yamamaya çalıştığı sosyete grupları onu asla ve kafa kabul etmiyorlar ve o yazdığı bu yazılar sayesinde genel yayın yönetmeninden aldığı övgüler ile kendini tatmin etmeye çalışıyor! 0 birisi sıfatındaki şahsiyeti malum adam "Ahmet Hakan Coşkun" onun en sevdiği şey. kendisine "dönek-tutarsız-dengesiz" denilmesi fakat ben o yazıya mahsup olmak kaydıyla onu bu zevkten kısmen mahrum edeceğim. Onun dönekliği bahsine hiç girmeyeceğim.
Kaldı ki kendini bir türlü kabul ettiremediği kesim içerisinden yine birisi (0 birisi Akşam Gazetesi yazarı Oray Eğin) bir Ahmet Hakan analizi yapıyor ve köşe yazısında diyor ki; "Ahmet Hakan'ın henüz yazar olduğuna ilişkin bir ışık göremedik. Kendine has bir üslubu, dil kullanımı yok. Ama işin kötüsü onun haberciliğini de anlayamadık. Bütün gün Nişantaşı'nda bir kitapçıda oturup sabahtan akşama sadece Türk basını, dergileri, gazeteleri takip eden, yeni yeni başka arkadaşlarından öğrendiği pahalı cafelere yerleşen bir Ahmet Hakan'ın yazılarından ne beklersiniz?"... Hem "Ahmet Hakan nereden çıktı" sahi bir o mu eksikti popüler kültürün bekaretini bozacak? şu meşhur soruyu sormanın tam da sırası değil mi: Bu köşeler babamızın malı mı?...
Bunu kim diyor? Popüler kültür yazarı Oray Eğin, kim için diyor, kendisini Oray Eğin'in de içinde bulunduğu gruba yamamaya çalışan Ahmet Hakan için, şu gerçektir ki Ahmet Hakan'ın her şeyden önce şahsiyeti sorgulanmaya muhtaçtır, zira uzun uzun anlatamayacağımızdan, meselenin aslına giremiyoruz, ama şu kadarını da bilmediğini zannetmemiz saflık olur, herkesin kabul ettiği üzere Ahmet Hakan artık açıkça maneviyat karşıtlığı yapmaktadır ve mütedeyyin insanlarla birlikte Vakit gazetesini de bu karşıtlığına alet etmektedir! Son yaptığı gaf ile "Vakit gazetesi Başbakan'ın tetikçiliğini yapıyor" demişti. Yine bir kesit sunalım. Bu sefer de yine, kendisini bir türlü kabul ettiremediği grup içerisinden Sabah gazetesi yazarı Yılmaz Özdil'in Cihan Haber Ajansı'na verdiği röportajdan bir kesit sunalım. Bakın Özdil ne diyor Vakit gazetesi için; "Doğru haber yapımında Vakit gazetesi buna açık bir örnek. Kendisine has görüşleri olan yazarlardan oluşuyor. Vakit gazetesi ne söyleyecekse kendisi söylüyor. Yani manşetinden söylüyor. Vakit imzasıyla yapıyor bunu. Dolayısıyla yazarlarının görüşleriyle bir maske takma ihtiyacı hissetmiyor. Beğenirsiniz veya beğenmezsiniz. Ama gazete görüşünü 'erkek' gibi çıkıp anlatmak istediğini manşetten duyuruyor. Dünya görüşlerimiz farklı olabilir. Görüşlerine katılmadığım köşe yazarlarını barındırıyor olabilir. Ama şu anlamda seviyorum. Maske takmayan bir gazete. Benim okumadan geçemeyeceğim bir gazete Vakit. Gazetecilik anlamında gerçekten beğeniyorum." Olay budur!!! Bir tarafta bir yazarın Ahmet Hakan'la ilgili analizleri, bir tarafta solculuğa aşikar Yılmaz Özdil'in Vakit gazetesi hakkındaki tespitleri. Oray Eğin'in yazdıklarına ben gözüm kapalı imzamı atarım, Yılmaz özdü1 in söyledikleri ise tüm basın tarafından bilinen fakat söylemeye cesaret edilemeyen gerçekler.
Son olarak Ahmet Hakan sallaya dursun, herkesin mesleği ve şahsiyeti ile alâkalı düşünceleri ortada. Ve diyorum ki; Evladım, "Müslümanlara ve Va-kit'e" sataşmayı sadece köşende değil, istersen 24 saat aralıksız canlı yayında yap... "Asla tutmadı/tutmayacak bu küçük hesap!"
Daha ne diyelim?
Bu analiz de, sana kapak olsun!
Cemil Şen / Vakit
