Baykal'ın Ergenekon'a Bakışı
Partisinin grup toplantısında konuşan CHP Lideri Deniz Baykal gündeme dair açıklamalarda bulunuyor. Baykal, 'Türkiye her bakımdan ciddi sorunlarla karşı karşıya' dedi.
Türkiye'nin çok sıkışık bir süreçten geçtiğini söyleyen Deniz Baykal, "Maalesef Türkiye bugünlere getirildi" diye konuştu.
İşte Baykal'ın açıklamaları:
Türkiye her bakımdan ciddi sorunlarla karşı karşıya. Seçimlerden bu zaman ekonomide olumlu hiç bir gelişme olmamıştır.
Dünyadaki ekonomik krize karşı hiç bir önlem alınmıyor.
Teksitil sektörü önünü göremez oldu.
Türkiye başıboş bir vaziyette gidiyor. Sürükleniyor.
GÖZALTILAR: Her hafta Türkiye büyük olaylarla çalkalandı. Geçen hafta kapatma iddiaanamesini tartışyorduk Daha bu tartışma rayına oturmadan yeni bir tablo ile karşılaştık. Birden bire 21 mart günü sabah 04.00'da büyük bir operayon gerçekleşti. Bir operasyonla kamuoyunu şaşırtan olay oldu. Türkiye'nin yakından tanıdığı, şerefli, saygın kişiler gözalıtına alındı. Evlerinden alındılar. Bu Türkiye'de tartıştığımız konuları ortaya koyduğu bir manzara idi. Toplumda cani takip eder gibi, bilimadamlarının, yazarlarının, apar topar biçimde evleri basıldı.
İlhan Selçuk'un 48 saat sonra serbest bırakılması sağlam bir dosyanın olmadığını gösterdi. Ne bekliyordunuz aldınız, niçin serbest bıraktınız. Bu bir sıkıntıdır. Ortaya çıkmıştır. Saygın insanların bu şekilde gözaltına alınması kaygı verici.
Hastaneye kaldırılan Sayın Kemal Alemdaroğuluna geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Doğu Perinçek'e de ortaya atılan iddia ve ithamların hiç birinin çıkmayacağını belirterek geçmiş olsun diyorum.
Böyle olaylar darbeden sonra olurdu. Önce darbe olurdu. Sonra gözaltına almalar başlardı. Bir darbe kültürü, şimdi hukuk ve demokrasi anlayışı içerisinde uygulanıyor.
ERGENEKON: Önce Ümraniye'de bir tablo ortaya çıktı. Bazı kişilerin silahla örgütlendiği tespit edildi. Bu olaydan sonra uzunca bir dönem, konu siyasi çevrelerin yakın ilişkisi içinde değerlendirilmeye başlandı. Türkiye'de daima çeteleşme olayları olmuştur. Ortaya çıkan bu olayın birden bire çok özel bir olay gibi sahiplenildiğini gördük. Danıştay saldırısından bu yana siyasetçilerin ağzında olan bir iddia vardı. O olaydan sonra, bu olayların fanatik dincilerin yaptığına ilişkin değerlendirmeler yapmıştık. Başbakan bu değerlendirmeler üzerine, "Saldırı derin komplo için de Baykal da var." Bunun üzerine ben, başbakan suçluların telaşı içinde saçmalıyor. Şaşırmış, ben bir teşhisi dile getirdim. Başbakan hezeyan içinde. Aklını başına alsın" diye cevap verdim.
Başbakan olayın o zaman komplo olduğunu söyledi. İçinde benim de olduğumu siyasetçilerin olduğunu iddia etti.
Danıştay saldırısının komplo olmadığını mahkeme tespit etti. Bazı gazeteler Ümraniye ile çeteler arasında bağ kurmak için çabalara başladı. Ümraniye'deki olayı ortaya çıkaran Savcı Zekeriya Öz, İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'na atandı. Ergenekon çalışmasına başladı. 2008 Ocağından itibaren, ergenekon soruşturması ile ilgili savcılık düzeyinde yapılna yazışmalarda, 'Ergenekon Terör Örgütü' tanımı kullanılmaya başlandı. Ümraniye ile tüm çeteler arasında bağ kurulup, bütün çeteler Ümraniye dosyasına bağlandı.
Başsavcı AKP'yi kapatmaya başvurunca, hemen AKP'li Bakanlar, bu Ergenekon'un işi dedi. AKP yönetimi bu konuyu bir yalın hukuk süreci içinde değil, siyasal ve medyatik desteği ile götürme anlayışına girmiştir. Son zamanlarda medyada ergenekon ile ilgili yayınlar önem kazandı. 26 Ocak'ta Yeni Şafak'ta, "İlhan Bey evde mi?" diye bir yazı yayınlandı. 3 Mart'ta, Akşam'dan Oray Eğin, bazı gazetecilerin bazı gazetecilerin tutuklanacağını bildiğini yazdı.
Ergenekon ile ilgili Başbakan'a yakın bazı gazete ve yazarlar bilgi veriyordu. Rektör tutuklanıyor, İlhan Selçuk tutuklanıyor, siyasi parti liderleri tutuklanıyor. Bu bazı gazetecilerin ağzında... Medyanın bir kısmı TMSF'ye verilmişti, bir kısmı da savcılığa verildi galiba.
AKP'nin kadrolaşma sürecinden sonra kendi derin devletini inşaa etmeye başladı. Bu benim kaygım ve tespitimdir. AKP derin devlerini kuruyor. Bu çaba içindedir. Güvenlik güçleri emniyet birimleri, yargı seçilmiş hedeflerdir. Buralarda önemli mesafeler alınmıştır. Bu bir süreçtir. Ben bu tespiti yaptım. Başbakan, "AKP derin devletini kuruyor" sözünden rahatsız olmuş. Derin Devletin mimarı sizsiniz diyor. Biz derin devleti değil Türkiye Cumhuriyetini kurduk.
haber7
