Babacan: Afrika'nın başarısı insanlığın başarısıdır

Babacan: Afrika'nın başarısı insanlığın başarısıdır

Dışişleri Bakanı Ali Babacan Afrika Birliği Dışişleri Bakanları 13. İcra Konseyi'nde yaptığı açıklamada Afrikalı meslektaşlarına Türkiye'nin Afrika ile ilgili politikaları konusunda önemli açıklamalar yaptı.

Afrika'nın başarısının insanlığın başarısı ile eş anlamlı olduğunu ifade eden Babacan, Afrika'nın ortak geleceğimizin merkezinde bulunduğunu belirtti.

Ağustos ayında İstanbul'da yapılacak olan Türkiye-Afrika İşbirliği Zirvesi öncesi Afrikalı dışişleri bakanlarının katıldığı Yürütme Kurulu'nda bir konuşma Babacan, hem Afrikalı liderleri şifahen Türkiye'ye davet etti, hem de Türkiye'nin Afrika'ya yönelik politikalarını anlattı.

Türkiye'nin 2005 yılında Afrika Birliği'nde gözlemci statüsü kazandığını ve Adis Ababa Büyükelçisi'ni de birlik nezdinde akredite ettiğini belirten Babacan, bu tarihten sonra iki taraf arasında karşılıklı üst düzey ziyaretlerin gerçekleştiğini söyledi.

İlk ziyaretin Komisyon Başkanı Alfa Omar Konare'nin Kasım 2005'te Türkiye ziyaretiyle başladığına değiner Babacan, Ocak 2007'de de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Afrika Birliği 8. Olağan Zirvesi'nde konuşma yaparak karşılık verdiğini ifade etti.

"Afrika Birliği ve Afrika ülkelerinin barış, demokrasi, gelişme ve refaha yönelik çabalarını güçlü bir şekilde destekliyoruz." diyen Babacan, Türkiye'nin Afrika ülkeleriyle bölgesel işbirliği, barış ve sürdürülebilir kalkınma konularında dost ve ortak olarak çalışmada kararlı olduğunun altını çizdi.

Türkiye'nin yakaladığı ekonomik başarıya da değinen Babacan, toplam GSMH'nin 659 milyar dolara ulaştığını bu rakamla üye olunsaydı AB içinde 6. büyük, dünyada da 17. büyük ekonomi durumunda olduklarını belirtti. Babacan, Türkiye'nin toplam ticaret hacmi 300 milyar dolara ulaştığını, gelen yabancı sermaye miktarının ise şu ana kadar 20 milyar dolara ulaştını vurguladı.

Artan insani ve kalkınma yardımlarının Türk ekonomisinin belirleyici diğer bir unsuru olduğuna işaret eden Babacan, "Türkiye'nin uluslararası yardım bütçesi son yıllarda düzenli olarak artış gösteriyor. Resmi kalkınma yardımı 2007 sonunda 602 milyon dolara ulaştı. Özel sektör yardımları da dahil edildiğinde bu miktar 2 milyar doları bulmaktadır. Bu rakamlarla Türkiye dünyanın önde gelen yardım eden ülkeleri arasında yer almıştır." dedi.

Afrika ülkeleriyle ticaret hacmini de anlatan Babacan şunları söyledi: "Hükümetimiz Afrika'ya yönelik pek çok inisiyatif başlatmıştır. 1998 yılından beri Afrika'ya Açılım Politikası uyguluyoruz. 2005 yılını Afrika yılı ilan ettik. 2003 yılında Afrika ile ticaret hacmimiz 5,4 milyar dolarken, 2007 sonunda bu rakam 12 milyar dolara ulaşmıştır. Bu rakamı 2010 yılında 30 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz."

Türkiye'nin şu ana kadar dünya standartlarında 70 ülkede 3 bin projeyi başarıyla tamamladığını, Türk inşaat şirketlerinin 2007 sonuna kadar gerçekleştirdiği iş hacminin 105 milyar dolara ulaştığını söyleyen Babacan, 355 Türk firmasının Afrika'nın değişik ülkelerinde faaliyet gösterdiğinin de altını çizdi.

Ticaretin gelişmesi için ulaşımın da önemli olduğuna işaret eden Babacan, Türk Hava Yolları'nın şu anda Adis Ababa, Hartum, Lagos ve Johannesburg'a direkt uçtuğunu, bu uçuşların sayısını artırmayı ayrıca deniz ulaşımını da geliştirmeyi planladıklarını vurguladı.

Türkiye'nin halen Afrika'da 12 elçilik ve 20 fahri konsolosluğu bulunduğunu, 15 yeni elçilik açma kararı aldıklarını da anlatan Babacan, Afrika ülkelerinin de Ankara'da elçilik açmalarını istedi.

Türkiye'yi Ocak 2008'de stratejik orat olarak kabul eden Afrika Birliği ile bu ortaklığı daha da ileri götürmek için her türlü gayreti gösterdiklerinin altını çizen Babacan, Türkiye'nin geçtiğimiz ay Afrika Gelişim Bankası'nın, kıta dışından 25. üyesi olarak kabul edildiğini, bunun da şüphesiz yeni işbirliği alanları açacağını söyledi.

Babacan konuşmasında, 18-21 Ağustos tarihleri arasında yapılacak Türkiye-Afrika İşbirliği Zirvesi için Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün tüm Afrikalı liderlere bir davet mektubu gönderdiğini, kendisinin de bu daveti tekrarladığını söyledi.

Soğuk Savaş'tan sonra uluslararası ortamın yeniden şekillendiğini terörizm, kitle imha silahlarından arınma, insan, uyuşturucu ve silah kaçakçılığı, sınırlar ötesi suçların küresel düzeyde önemli bir boyut kazandığını ifade eden Babacan, "Türk dış politikasının öncelikli amacının uluslararası ve bölgesel barış, istikrar, refah ve işbirliğini sağlamak olmuştur." dedi. "Türkiye'nin 2009-2010 döneminde BM Güvenlik Konseyi Geçici üyeliği için adaylığını açıkladığını ve Afrika'dan pek çok ülkenin desteğini sağladığını vurgulayan Babacan, Türkiye'nin seçilmesi durumunda Afrika'nın sorunlarına daha hassas yaklaşacağını söyledi.

Türkiye'nin Afrika'nın maruz kaldığı sorunların nasıl yokedileceğine dair ne tür yardımlarda bulunacağını da açıklayan Babacan şunları söyledi: "Birinci ve en önemlisi olarak kıtanın bazı bölgeleri ciddi hastalık, sel, kıtlık ve diğer doğal felaketlerin tehdidi altındadır. Türkiye bu konuda son yıllarda Afrika'ya önemli miktarda yardımlarda bulundu. Bu yönüyle de Türkiye Dünya Gıda Programı'nda önde gelen yardım eden ülkeler arasında sayılmıştır. İkincisi dünyada ve Afrika'da barış ve istikrarın sağlanmasına büyük bir önem veriyoruz. Bu amaçla Afrika'da barış operasyonlarına önemli katkılarda bulunuyoruz. Türkiye şu anda BM'nin yürüttüğü 8 operasyonun 6'sına personel ve finansal destek sağlamaktadır. (Sudan, Sierrea Leone, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Fildişi Kıyısı, Liberya ve Burundi) Üçüncü olarak Afrika'nın yardıma ihtiyaç duyduğu Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin tarım, tarım işletmesi, kırsal gelişim, su kaynaklarının yönetimi ile sivil savunma, güvenlik, yetersiz beslenme ve salgın hastalıklarla mücadele, yeterli taşımacılık, enerji ve yeraltı kaynaklarının geliştirilmesi,eğitim, bilim, teknoloji, gençlik aktiviteleri, spor ve kültürel değişim projelerine büyük bir öncelik vermektedir."

Babacan konuşmasının sonunda ise "Afrika bizim ortak geleceğimizin merkezinde bulunmaktadır. Afrika'nın başarısı insanlığın başarısıdır." şeklinde konuştu.

Ajanslar