"Avrupa Türkiye Konusunda Samimi Değil"
The Financial Times gazetesinde İngiltere Dışişleri Bakanı David Miliband'ın geçen haftaki Türkiye ziyaretiyle ilgili ilginç bir yorum yer alıyor.
Yazar Geoffrey Wheatcroft, İngiltere Dışişleri Bakanı David Miliband'in Türkiye'nin Batı'yla İslâm dünyası arasında köprü olabileceği açıklamasından yola çıkarak Avrupalı liderleri kamuoyunun beklentilerini dikkate almamakla eleştiriyor.
"Miliband'ın Türk köprüsündeki yapısal hatalar" başlıklı yazıda şöyle deniyor:
"David Miliband, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ni hararetle destekleyen Tony Blair ve diğerleri gibi, iyi görünen, ancak yere basmayan argümanlar kullanıyor.
"Blair geçen Aralık'ta Türkiye'nin üyeliğinin Batı'yla İslâm dünyası arasında kurulacak ilişkiler açısından da önemli olduğunu söylemişti. Miliband ise El Kaide'yle mücadele faktörünü katarak köprü tezini daha güçlü bir şekilde savunuyor. Bu tür köprüler kurmak, demokrasiyi Batı Asya'ya yaymak ve köktenci terörle mücadele etmek iyi hedefler olabilir. Ancak Avrupa Birliği'nin kuruluş amacında bunlar yoktu..."
EN BÜYÜK ZORLUKLAR DİNSEL VE EKONOMİK DEĞİL; SİYASİ...
Wheatcroft, Miliband'ın, "Avrupa Birliği her genişleme dalgasında daha da güçlendi" sözlerini de eleştiriyor:
"Bu, belki 1980'li yıllardaki genişleme sürecine kadar doğruydu. 2004'te üyeliğe aldığımız 10 ülkenin nüfusu Avrupa Birliği nüfüsunun dörtte birini oluşturuyor. Ancak birlik ekonomisine toplam katkıları yüzde beş.
Kişi başına düşen milli geliri, İngiltere'ninkinin onda biri olan ve yakında Almanya'dan daha fazla nüfusa sahip olacak bir ülke Avrupa Birliği'nin temelini sarsar. Ancak en büyük zorluk, ekonomik, dinsel, kültürel ya da coğrafi değil, siyasidir. Türkiye'nin değil Avrupa'nın siyasetinden bahsediyoruz. Büyük başarılara rağmen, kendi içindeki gayri-demokratik karakteri, Avrupa'nın en büyük zaafı oldu. Danimarkalıların Maastricht, İrlandalıların Nice anlaşmalarını, Fransız ve Hollandalıların da Avrupa Anayasası'nı geri çevirmeleri örneklerinde görüldüğü gibi, siyasi seçkinlerin yaptığı anlaşmalar sıradan insanlar tarafından reddediliyor. Kamuoyu yoklamalarına göre Avrupa halkının sadece yüzde 20'si Türkiye'nin üyeliğine destek verirken, Blair ve Miliband ile bazı Alman ve İspanyol siyasetçiler, hararetle Türkiye'yi savunuyor. Evet bir köprü inşa edilebilir; ama Avrupa'da ve yönetenlerle yönetilenler arasında..."
Vakit
