Abdurrahman Dilipak

Abdurrahman Dilipak

Ârun aleyküm...

Derin Gerçekler

Farkında mısınız, Kasım başında Siyonistler Belfour deklerasyonu’nun 106. Yılını katliam yaparak kutladılar. Suudlar ise, sanki, Cadılar Bayramı yaparak, eğlence festivali yaparak kutladılar Gazze’de yaşananlara rağmen bu günü. Basın bu olayı “Suudi Arabistan’da Ortadoğu’nun en şaşalı eğlence festivali #RiyadhSeason2023 açıldı” diye verdi.. Mekke ve Medine bunlara emanet! Bu rezalet Siyonistlerin Mescid-i Aksa konusundaki rolününden daha hafife alınacak bir hadise değil. Utanın ey bu rezillik karşısında susup oturan Suudlar!

Biliyorsunuz, Suud ve Ürdün, İsrail’le savunma ve işbirliği anlaşması imzaladılar. BAE de katıldı sanırım bu kervana. Yakında İran’ın desteklediği Husiler tarafından Suudi Arabistan’a füze saldırısı yapıldı diye, Suudiler İran’a misilleme yapmaya ikna edilirse İran’da ve Suudi Arabistan’da kutsal mekanlar, limanlar, rafineriler, stratejik bir takım noktalar vurulursa şaşmamak gerek.

Suudiler İran’a füze fırlatmasa bile, birileri bir yerlerden İran’a füze fırlatıp, Suud’lar saldırdı da diyebilir. Mekke ve Medine vurulduğunda dikkatler Kudüs üzerinden bu bölgeye yönelecektir. İsrail ve ABD tarafından sadece ticaret olsun diye o kadar füze verilmedi.

Abbas’ın konvoyuna yapılan saldırı da boşuna değil. Daha önce Abbas’ın yerine Dahlan hazırlanıyordu. Ama Dahlan olmadı. Şimdi onun yerine yeni birini bulmaları gerek.

Bakın, bölgede sular ısınıyor. Evdeki hesaplar çarşıya uymadı. Bu Türkiye için de böyle, İsrail için de, FKÖ için de, AB, ABD, BM, Habatçılar için de böyle.

Bugün Japonya’da, dün başlayan G7 ülkeleri Dışişleri Bakanlarının karar toplantısı var. G7’ye Japonya, ABD, Kanada, Almanya, İtalya, İngiltere, Fransa katılıyor. Çin ve Rusya, Hindistan gibi ülkeler yok. Dışişleri Bakanları Bakanlar ve Ukraynayı, Asya-Pasifik jeopolitiğinde Çin'in artan nüfuzu ve Kuzey Kore'nin nükleer kapasitesi ve füze programları ve tabi İKLİM, GAZZE konusu yanında, Hindistan çağrılmasa da "Serbest ve Açık Hint-Pasifik ülkeleri arasında kapsamlı imkanları” ele alınmış. Bakanlar ayrıca, Mayıs 2023’de Hiroşima'da düzenlenen G7 Liderler Zirvesin'de, grup ülkelerinin liderlerinin verdiği taahhütlerle ilgili gelişmeler ve yeni yol haritaları da belirlenecek.

ABD için Rusya’nın batıda tutulması önemli. Çin ile Hindistan arasında sıcak bir çatışmanın zeminini oluşturmak ve Kuzey Kore’nin Nükleer kapasitesi ve füzelerinin oluşturacağı riskin önlenmesi gerekiyor. Ve tabi İKLİM konusu ile birlikte GlobalRESET Projesi, GAZZE sorunu çerçevesinde batıya karşı duyulan ve yükselmekte olan öfke ve boykotun önlenmesi de ayrı bir başlık olacaktır.

Onlar bunları konuşurken, bizim D8, İslam Konferansı, Arap Birliği, Afrika Birliği gibi birlikler bir barış gücü ve insani yardım konusunu bile gündeme alıp bir araya gelemediler. Bu konuda bazı İslam ülkeleri, İsrail rejimine karşı Bazı İsrailliler kadar bile seslerini yükseltemediler. Bu durum İslam ülkelerinde ciddi bir siyasi hesaplaşmaya sebep olabilir. ABD ve AB belki de Vietnam bozgunu günlerindeki gibi tüm dünyada tepki almaya başladı. Gazze’de yaşananların tüm dünyada çok ciddi siyasi ve iktisadi sonuçları olacak.

Bu duruma biz nereden geldik, onu anlamak için tarihi iyi bilmek gerek. Bu gün bizim memleketimizde bile bir çok kişi İzzeddin Kassam hakkında ya hiçbir şey bilmiyor, ya da çoğu bu isimi yanlış tanıyor. Bu konuyu doğru bilmemiz ve insanlara bunu anlatmamız gerek. Çanakkale Savaşı'nda İngilizlerin safında, bize karşı savaşan, daha sonra İsrail’in kuruluşunda rol oynayacak 4 terör örgütü önemli bir rol oynamıştı.. İsrail'i kuran bu terör örgütleri Haganah, Irgun, Nile ve Palmah‘dır. Bunların güç ve ilham kaynağı da Siyon katır birliğidir. Yani Gazze’nin işgal planı için Çanakkale bir mektep olmuştur. Çanakkale aynı zamanda İzzeddin Kasam tuğayları’nın da mektebidir. Siyon Katır Lejyonuna karşı bizim yanımızda savaşan İzzeddin Kassam güçlerinin karşısında bugünkü Netenyahun’un dedesinin de yer aldığı bu Siyonistler vardı. Yani Gazze’deki bu savaşın tarihi Çanakkale’ye dayanır. Anadolu’nun işgaline giden yol da Filistin’den geçer. Gazze cephesi, bugün hala devam eden Çanakkale savaşıdır.

2 Kasım 1917’de İngiliz Hükümeti’nin yayınladığı Balfour Bildirgesi ile Siyonistler, Filistin’de kuracakları Yahudi devleti için “söz” aldılar. Bildiriyi yayınlayan, Büyük Britanya Dış İşleri Bakanı A. James Balfour şöyle diyor: “Saygıdeğer Lord Rothschild, Majestelerinin Hükümeti adına kabineye sunulan ve kabul edilen Yahudi Siyonist isteklerini sempati ile karşılayan müteakip deklarasyonu iletmekten memnuniyet duyarım. Majestelerinin Hükümeti, Filistin'de Museviler için bir milli yurt kurulmasını uygun karşılamaktadır ve bu hedefin gerçekleştirilmesini kolaylaştırmak için elinden geleni yapacaktır. Filistin'deki mevcut Musevi olmayan toplumların sivil ve dini haklarına ve başka ülkelerde yaşayan Musevilerin sahip oldukları hak ve politik statülerine zarar verecek hiçbir şeyin yapılmayacağı açıkça anlaşılmalıdır.’ Bu deklerasyonu Siyonist Federasyonu'nun bilgisine sunmanızdan memnuniyet duyacağım. Saygılarımla Arthur James Balfour’’

Siyon Katır Birliği’nin asıl mimarı ve fikir babası olan Vladimir Jabotinsky ise düşüncelerini şöyle açıklıyordu: “Ben Gelibolu’ya gitmedim. O nedenle size, gönüllü birliğin hikayesini anlatamam. Ama şunu açıkça belirtebilirim: Trumpeldor o zaman görüşlerinde haklıydı… Savaşmak amacıyla Gelibolu’ya gidiş, Siyonizm’e yepyeni ufuklar açmıştır. Eğer biz, 2 Kasım 1917’de Balfour Bildirisi ile Filistin’de yurt edinme konusunda söz aldıksa, buna ulaşan yol Gelibolu’dan geçmiştir.”

Birliğin komutanı Patterson’ın anılarında askerlerinden bahsederken, Siyonistler ifadesini kullanması tesadüf değildir. Siyon Katır Birliği tabi ki Çanakkale Savaşları’nın sonucu değiştirmedi ama Siyonistler bu vesile ile gerekli sempatiyi, kamuoyu desteğini hem Avrupa’da hem ABD’de kazandı.

Yarbay Patterson’ın gazetelere verdiği röportajlar da bu konuda oldukça etkili oldu. Siyonistler 1948’de kurulacak olan İsrail devleti için 1917’de ilan edilen Balfour Bildirgesi ile adeta siyasi bir meşruiyet kazandı. Siyon Katır Birliği daha sonra 1917’de kurulacak olan “Yahudi Lejyonu’’nun temelini oluşturdu. Bu Lejyon, bir yıl sonra da general Allenby komutasında, Çanakkale’de olduğu gibi Filistin’de Osmanlı kuvvetlerine karşı taarruza geçti. Karşılarında yine İzzeddin Kasam birlikleri vardı. İzzeddin Kassam daha sonra Traplusgarb cephesinde de, Ömer El Muhtar'la aynı cephede bizim yanımızda İtalya’ya karşı savaşacaktır. Bugünkü İsrail ordusu dünkü 4 terör örgütünün temeli kabul edilen, Siyon Katır Birliğinin devamıdır. Birliğin fikir babası Jabotinsky’dir ve komutanı Patterson İsrail ordusu tarafından kahraman olarak kabul ediliyor. Bizim ülkemizde ise bir çok kişi İzzeddin Kassam adını bir terör örgütünün adı olarak biliyor. Bu çevreler 4 terör örgütünün birleşik cephesi olan İsrail ordusunu ile meşru bir silahlı güç olarak görüyorlar.

Sanırım önce bu çelişkiden kurtulmamız gerekir. Kendi tarihinden habersiz kabalıkların bu cahilliği utanılacak bir durum. Bu utanç bize yeter. Ârun aleyküm, aslında “Utanın” demek. Bu üstümüze yapışan utançtan kurtulmak için sanırım din ve tarih cahili olmaktan kurtulmamız gerek.

Selam ve dua ile.

Bu yazı toplam 252 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar