Arınç'tan Mavi Marmara Açıklaması
Başbakan Yardımcısı Arınç, İsrail'den tazminat alındıktan sonra davaların devam etmesinin mümkün olmadığını, davaların feragatle sonuçlanacapını savundu...
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç,"Eğer İsrail'in ödeyeceği tazminat bir fona ödenip, buradan bu kişilere verilecekse, davaların feragatle sonuçlanması lazım" dedi.
Bülent Arınç, TRT Haber'de canlı yayımlanan ''Neler Oluyor'' programında, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları cevapladı.
İsrail'in Türkiye'den özür dilemesi hatırlatılarak, ''Heyetin ne zaman geleceği belli oldu mu'' yönündeki soru üzerine Arınç, ''Ayın 11'inde burada olacaklar. Oradan haber geldi, biz de hazırlıklarımızı yaptık. Şüphesiz daha birinci görüşme olacak, belki temel konuları tespit edeceğiz. Yarın akşam da olayın mağdurlarıyla, ölenlerimizin, şehitlerimizin yakınları ve yaralılarımızın bir kısmı ile Sayın Ahmet Davutoğlu'nun konutunda bir araya geleceğiz'' ifadesini kullandı.
Arınç, bir soru üzerine ''tazminat'' denildiği zaman, maddi ve manevi tazminatın anlaşılacağını, bunun şartlarının da belli olduğunu kaydetti. Başbakan Yardımcısı Arınç, şöyle konuştu:
''Açıkça söylemek gerekirse, eğer İsrail devletinin bir şekilde ödeyeceği tazminat Türkiye Hükümeti'ne veya bu amaçla kurulacak bir fona ödenip, buradan bu kişilere verilecekse mevcut davaların en azından hukuk davalarının feragatle veya ibrayla sonuçlanması lazım. İki şey olmaz, yani ya devlete verilen tazminat bunlara takdim edilecektir veya bu kabul edilmediği takdirde açılan davaların sonucu beklenecektir. Ama ben bu kişilerin fevkalade vatansever, devletlerine bağlı, olaydan büyük üzüntü duyduklarını ve esas amaçlarının bir, özür dilenmesi, ikincisinin de ablukanın veya ambargonun kaldırılması olduğunu çok iyi biliyorum. Tazminat konusu onlar için çok arka planda düşünülebilecek bir konu. Ama haklarıdır, bunu almaları gerekir. Bunu da kendilerine açıkça söyleyeceğiz. 'Hem tazminat alalım hem de buradaki davalar devam etsin' diye kesinlikle düşünülemez. Yani diyelim ki 10 tane vatandaşımızın davası var, 8'i 'hükümetimiz ne isterse biz onu kabul ediyoruz'. İkisi ise 'hayır' dedi. Bu takdirde bir anlaşma söz konusu olmayabilir.''
Arınç, şu an için Türkiye tarafından talep edilen bir rakam olmadığını, kendilerinin sadece çerçeveyi çizdiğini söyledi.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, sürecin takibinin kendileri açısından son derece önemli olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
''Çünkü bu meselede bir haksızlığa uğradık, bu haksızlığa karşı taleplerimizde ısrarcı olduk. Mesela bunun dışında başka şekillerde Türkiye'yi tatmin etmek istediler, Sayın Başbakanımız, Sayın Dışişleri Bakanımız hiçbirisini kabul etmedi. 'Özür olmasın da başka şeyler olsun' gibi... Çok hatırlı ülkeler, çok hatırlı kurumlar ve kişileri devreye soktular. Ama Türkiye sabit oldu. 'Biz haksızlığa uğradık, bu üç noktadan bir adım geriye gitmeyiz' dedik. Türkiye, inatla, ısrarla ama ihlas ve samimiyetle sürdürdüğü dış politikasında muhteşem bir başarı kazandı. Bunu hepimizin alkışlaması lazım.''
dunyabulteni
