Arınç: Özür Diliyorum
Bülent Arınç, şahsı adına özür diledi ancak bu özür çevre duyarlılığı sonusu şiddete maruz kalanlara yönelikti...
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç arasındaki görüşme Çankaya Köşkü'nde yapıldı.
Görüşmenin gündemini Gezi Parkı eylemi ve sonrasında çıkan olaylar oluşturdu.
"Başbakan Vekili sıfatıyla bendenizi davet ettiler. Kendileriyle olumlu görüşmemiz oldu." diyen Başbakan Vekili Arınç: "Son günlerde yaşanan olayları, bunların sebepleri ve bu konuda yapabileceğimiz konuları konuştuk."
Başbakan Vekili Arınç'ın konuşmasından satırbaşları:
Gösterilerle ilgili Sayın Cumhurbaşkanımızla görüştük, görüşlerini almak istedim.
Sayın Cumhurbaşkanı tansiyonun yatıştırılması için çeşitli açıklamalar yaptılar.
Şunu memnuniyetle ifade etmekteyim, iki gündür vandallık içerikli gösteriler yok.
Şiddet içermeyen gösterileri saygıyla takip etmekteyiz.
Güvenlik güçlerimiz bir yandan özverili çalışırken, bir yandan provokasyonları önlemek için çalışıyor.
Güvenlik güçlerimizin ilk günkü tavırları haklı olarak tepki almıştır.
Göstericiler arasındaki illegal örgütlerin kışkırtmaları karşısında polisimiz üzerine düşeni yapmıştır.
Bu ülkeyi 29 Ekim 1923 yılında birlikte kurduk.Bu cumhuriyet bütün milletin emekleriyle büyüdü bugünlere geldi.
Parti olarak ve hükümet olarak ilk günden bu yana tüm kesimlere karşı hoşgörülü olduk. Hükümetimiz tüm icraatlarda müşterek davranmıştır.
Kendi yaşattıklarımızı başkalarına yaşatmamak için her türlü hassasiyetlere dikkat ettik. Ortak yanı bulmayı her zaman öncelikli vazife olarak gördük. Herkes bizi takdirt etmek zorunda elbette değil. Herkes elbette bize oy vermek zorunda değil. Ama biz talep ve beklentilere duyarlııyız. Her bir vatandaşımızın talebi bizim...
Demokratik çizgizler içinde iletilen tüm tepkilere açığız. Karşılıklı hoşgörü içerisinde her türlü sorunu halledebileceğimizi söyleyeceğiz.
Şu ana kadar 244'ü polis, 64'ü gösterici olmak üzere 300'ün gösterici yaralanmıştır. Bugün bildiğiniz gibi Hatay'daki gösteriler sırasında Abdullah Cömert isimli vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Ailesine başsağlığı diliyorum.
Elimizde Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ve Hatay Valiliği'nden gelen bilgilere göre ateşli silaha ait bir bulguya rastlanmamıştır. Belki bir sert cisimle başı zedelenmiş ölüme sebebiyet vermiştir.
Şu ana kadar 110 polis aracı yakılmıştır. 207 sivil araç tahrip edilmişti. Sivil insanlara zarar verilmiştir.Birçok kamu binası zarar görmüştür.
Çevreci duyarlılığı istismar eden bazı gruplar, özellikle Ankara'da bazı belediye araçlarını tahrip ederek, havuz fıskiyelerine varana dek tahribatlara başlamıştır.
Türkiye'de özellikle altın yıl olarak ilan edilen turizm yara almıştır.
Türkiye'nin uluslararası itibarı da hedefe konmuştur.
Doksan yılda çok zor şartlar altında herkesin emeğiyle oluşturulan varlıkların bu şekilde heba edimmek istemesi inicidirtir.
Çözüm yolunda adımlar atılmışken, kazanımlarımızın hedefe alınması düşündürücüdür.
Bu gösterileri de doğru okumak için büyük bir hasassiyetin içindeyiz. Biz kendimizi hesaba çekmekteyiz.
Muhalefet partilerimizin aklı selimi öne çıkararak ve bunun görmekten de mutluyuz. MHP'nin tavrını takdir ediyoruz. BDP'nin de tavrını takdir ediyoruz.
CHP Genel Başkanı'nın bu olaylara sadece bireysel olarak destek verdiğini açıklamasını takdirle karşılıyoruz ancak ana muhalefetin il ve ilçe teşkilatların olayların içinde bizzat bulunduğunu görmek bizi incitmektedir.
CHP'nin tüm teşkilatlarıyla bu olumlu bir dil kullanacağını bekliyoruz.
Ana muhalefet partisi mutlaka üzerine düşeni yapacağını bekliyoruz.
Bugüne kadar gösterileri sabırla izleyen vatantaşlarımızdan daha fazla sabır ve sağduyu bekliyoruz.
Anne ve babalardan daha duyarlı olmalarını istiyoruz.
Tüm kesimlerden sağ duyu bekliyoruz.
Ağaçlar için eylem yapan samimi bir grubun olduğunu biliyoruz. Aralarında bir değeli vekilimizin olduğunu da biliyoruz. Ancak burada polislerin bir gece yarısı, henüz detaylarını bilmiyoruz, gaz kullanarak müdahalesiyle olaylar bu hale geldi.
"TEMSİLCİLERLE GÖRÜŞECEĞİM"
Dava açan, dernek yetkilileriyle bugün yada yarın görüşeceğim. Yine bu konuda ilk eylemleri başlatan arkadaşlardan da dinleme imkanı bulacağım. Ağaçların kesilip kesilmeyeceği konusunda bir itiraz bir şikayet endişe var. Bunları gidermek zorundayız. Taksim'deki gezi parkıyla yada şikayetlerle ilgili yeni gelecek kanunda bazı maddeler varsa buna rıza göstermeyeceğimizi bilmenizi isterim. Peşinen karşı çıkmayalım, bu kanun ne getiriyor ne getirmiyor kamuoyunu aydınlatma görevidir.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile yaptığı görüşmeden sonra basın mensuplarının karşısına geçti. Arınç özellikle CHP'li Kılıçdaroğlu'nun 'Hükümet eylemcilerden özür dilemeli' yönündeki taleple ilgili olarak gelen soruya cevap verdi.
Bülent Arınç, şahsı adına özür diledi ancak bu özür çevre duyarlılığı sonusu şiddete maruz kalanlara yönelikti. Gezi Parkı eylemlerinde şiddete başvuranları sert bir dille eleştiren Arınç, bunlarla ilgili olarak şu açıklamayı yaptı:
"Bu göstericiler gezi parkında başlayan olaylarda bir yurttaş bilinciyle hareket etmişlerse, ki buna inanıyorum. Bu insanlara karşı şiddet kullanılmasını tasvip etmiyorum. Eşiyle çocuğuyla birlikte gelmiş, sanatçı doktor iletişim uzmanı yazar. Birbirlerine haber vermişler ağaçlarımıza sahip çıkalım diye. Kanunsuz da olabilir. Ağaçlarımızı kesmeyin. Bu insanlara gaz sıkmak değil, bak aldığımız karar bu. Büyükşehir belediyesinden geçmiş, oy birliğiyle geçmiş diyebilecek bir adam lazım. Bu insanlar bir proje içinde bu ağaçlar şuraya gidecek diyecek bir otorite lazım."
"ŞİDDETLE BİR YERE VARAMAYIZ"
"Ama hayır biz size bunları yaptırtmayız ve üzerine şiddetle gidildiği zaman daha büyük bir azimle geldiler. Demokratik bütün tepkilere biz varız.Bir insanın iki dili olur. Ya siyasetin ya şiddetin dilini kullanırsınız. Şiddetin dilini kullanırsanız kimse sizin taleplerinize bakmaz. Şiddete yöneltmeyi suç kabul ettik.Şiddetle bir yere varamazsınız."
DEVLETİN GÜCÜ KARŞISINDA HEPİNİZ EZİLİRSİNİZ
"Devletin gücü karşısında hepiniz ezilirsiniz. Demokratik eylemlerle bunu yapabilirsiniz. Bağırıp çağırabilirsiniz. Kendi özel hayatımızda da siyasi hayatımızda da bunları yaşadık. Terk edilmiş itilmiş kakılmışlık duygusunu yaşamış bir insanım. Eşimle hayat tarzımla reddedilmiş bir insanım. Refah kapandı isyan etmedik, fazilet kapandı dağa çıkmadık. Şimdi bizim geçmişte yaşadığımız tüm sıkıntıları birileri paylaşmak istiyorsa onu anlarım. Ama her birimizin özgürlüğü bir başka arkadaşınkiyle sınırlı. Ben istediğimi yaparım sen bana karışamazsın düşüncesi hiçbir yerde yok."
"TAHRİBAT YAPANLARA ÖZÜR BORCUMUZ YOK"
O ilk olayda çevre duyarlılığıyla hareket edenlere karşı yapılan aşırı şiddet gösterisi yanlıştır o insanlarımızdan özür diliyorum. Ama sokaklarda tahribat yapanlara özür borcumuz olduğunu düşünmüyorum.
