'Amerika Durursa, İran'a Başvururuz'

'Amerika Durursa, İran'a Başvururuz'

“TÜRKİYE/ İRAN: TÜRK ORDUSU PKK KONUSUNDA İRAN’DAN MEDET UMUYOR”

GENELKURMAY, 2007 yılı başında ABD'nin Ankara Büyükelçiliği'ne başvurup PKK'nın Kuzey Irak'ta yapacağı kongreye karşı doğrudan Amerikan eylemi talep etti

Başkentte dün yoğun bir trafik vardı. Başbakanlık binasına birbiri ardına gelen iki konuktan Bahman Hosseinpour İran'ın, Francis Ricciardone ise, mâlum, ABD'nin Ankara Büyükelçisi. Hosseinpour ile Ricciardone aynı anda değil, sırayla Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ ile görüştüler. Konu salt gündemin sıcak maddesi "Suriye" olsa, hiç kuşkusuz, büyükelçilerin birinci derecedeki muhatabı Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu olurdu. Bozdağ'ın Başbakanlık'ta —Başbakan Erdoğan'ın da binada olduğu saatlerde— İran ve ABD yetkilileriyle konuşması ise, "istihbarat" konularını kapsayan bir muhtemel gündemi akla getiriyor. Bu da tabii, PKK'ya karşı "sertleşeceği" söylenen önlemleri, İran'ın PJAK operasyonunu, daha özel olarak da "PKK'nın iki numarasının" İran tarafından yakalandığı yolundaki daha sonra yalanlanan haberleri düşündürüyor.

Şurası kesin: İran'ın PKK liderlerini hedef alması, yakalaması ve Türkiye'ye teslim edip etmeme konusunu bir pazarlığa dönüştürmesi, bir "senaryo" olarak bile, ABD'yi yakından ilgilendirecek ve pek de memnun etmeyecek bir husustur. Geçmişte, PKK'ya karşı ABD'den askerî ve istihbarî beklentilerini dile getiren Ankara'nın, "Bize yardım etmezseniz biz de İran'a başvururuz" dediğini, hatta bunu ABD üzerinde bir yaptırım unsuru olarak kullandığını gördük. PKK'nın herhangi bir liderinin İran'ın elinde olması ihtimali de, Washington'ın ilgisiz kalmayacağı bir keyfiyettir.

Bugün, bütün bu güncel kulis ve varsayım hesaplarını aklımızda tutarak, "WikiLeaks Türkiye Belgeleri" dosyamızdan dört yıl önceye ait bir kriptonun tam metnini yayınlıyoruz.

Genelkurmay: PKK Kongresi'ni önleyin

23 Ocak 2007'de ABD'nin Ankara Büyükelçiliği Başmüsteşarı Nancy McEldowney'nin kaleme aldığı ve Büyükelçi Ross Wilson'ın onayıyla Washington'a gönderdiği, "TÜRKİYE/İRAN: TÜRK ORDUSU PKK KONUSUNDA İRAN'DAN MEDET UMUYOR" başlıklı "GİZLİ" ibareli kısa telgraf, parantez içindeki bize ait açıklamalar dışında, aynen şöyle:

1. Türk askeriyesi, Türkiye ile İran arasındaki bağların derinleşmesine muhalefet konusunda uzun bir süredir gayet sağlam durdu. Türk Genelkurmayı, İran'ı başlıca stratejik tehditlerden biri olarak görüyor ve bizimle ve Erdoğan hükümetiyle temaslarında, hükümetin Ankara ile Tahran arasındaki ikili ilişkileri geliştirme gayretlerinden endişe duyduğunu gayet açık bir şekilde ifade edegeldi. Ancak, PKK konusundaki hayal kırıklığı, onların (Türk Genelkurmayı kastediliyor) bu yaklaşımlarını, en azından İran'la yapacakları işbirliği PKK'ya karşı koymakta işlerine yarayacağı ölçüde, gözden geçirmelerine yol açtı.

2. Türk Genelkurmayı, kısa süre önce bize gelerek, PKK'nın mart ayında Kuzey Irak'ın Tengi Cehunge (McEldowney telgrafta şehrin ismini aynen böyle yazmış, ancak Kuzey Irak'ta bu isimde bir kent yok. ABD'li diplomatın kastettiği yerin, Kandil Dağı'nda bulunan, Süleymaniye şehrine on kilometre uzaklıkta, İran sınırına ise iki saatlik yürüyüş mesafesindeki ve olağan zamanlarda bin kadar militanın barındığı PKK kampı "Kani Cenge" olması yüksek ihtimal) şehrinde yapacağı Yıllık Kongresi'ne karşı ABD'nin doğrudan eyleme geçmesini talep etti. Bu kongrenin engellenmesi ve genel olarak da PKK'nın kapatılması için bizimle birlikte çalışma yönündeki baskın tercihlerini dile getirdiler. [(1) Burada Türk tarafının ABD'den talep ettiği eylemin niteliği belirtilmiyor, ancak talebin Genelkurmay yetkililerinden gelmesi ve spesifik olarak Kuzey Irak'taki bir PKK toplantısının engellenmesini kapsaması, ayrıca ABD'nin Irak'taki varlığının niteliği düşünüldüğünde, eylemden kastın "askerî bir eylem" olması kuvvetle muhtemel –ki burada İngilizcede "askerî eylem" anlamına da uygun düşen "action" kelimesi kullanılmış. (2) PKK'nın bu telgrafta dile gelen çerçevede bir kongreyi Mart 2007'de değil ama 16-22 Mayıs 2007 tarihlerinde İran sınır hattında, Kandil Dağı'nın değişik yerlerinde gerçekleştirdiği biliniyor. 213 delegenin katılımıyla yapılan o kongre, Kongra-Gel'in 5. Genel Kurulu olarak kayıtlara geçmiş ve alınan kararlarda, oybirliğiyle Koma Komalen Kurdistan'ın, yani Kürdistan Halklar Federasyonu'nun adı, bugün hâlâ geçerli olan şekliyle Koma Civaken Kurdistan (KCK), yani Kürdistan Topluluklar Birliği olarak değiştirilmiş ve başkanlığına Murat Karayılan seçilmişti. Söz konusu kongreye karşı, İran, ABD ya da Türkiye'nin doğrudan bir eylemi gündeme gelmedi.]

İran'dan dört subay Genelkurmay'da...

Ama, (Türk Genelkurmay yetkilileri) aynı zamanda, ABD'nin eyleme geçmemesi halinde, yardımcı olmaya çok niyetli olduklarını iddia ettikleri İranlılardan talepte bulunacaklarını belirtmek için de özel bir gayret gösterdiler. Bu diyalogun bir parçası olarak, Türk Genelkurmayı, İran'dan dört askerî yetkiliyi 24 ocakta Genelkurmay Karargâhı'nda kabul edecekleri konusunda, bizi 23 ocakta bilgilendirdi ve yapacakları görüşmelerin "ağırlıklı olarak" Irak ve Irak-İran sınırındaki gelişmelerde "yoğunlaşacağının" altını çizdi.

3. Türkler, Türk Genelkurmayı da buna dahil, eylem (yine "action" kelimesi kullanılıyor) için sabırsızlanıyorlar ve çok bastırıyorlar. (Başbakan Recep Tayyip) Erdoğan kamuoyu önünde söyledi ve Türk Genelkurmayı da bize özel görüşmelerimizde defaatle iletti ki, eğer biz önümüzdeki haftalarda PKK'ya karşı harekete geçmezsek, bu durumda Türkiye kendisi Kuzey Irak'a yönelik bir askerî eyleme girişecektir. (Sınır ötesi operasyon seçeneği, özellikle Genelkurmay tarafından genel seçim ve cumhurbaşkanlığı seçiminin yılı olan 2007'nin ilk yarısı boyunca sürekli gündemde tutulmuştu. Sonunda, PKK'nın 20 ekim 2007'deki Dağlıca Baskını fitili ateşledi; hükümet sınır ötesi operasyon tezkeresiyle ilgili görev emrini 28 Kasım 2007'de Genelkurmay'a verdi ve Irak topraklarındaki PKK unsurlarını hedef alan operasyon 1 Aralık 2007'de başladı.)

Taraf,