Al Jazeera analizi: Hürmüz’deki deniz altı kabloları kesilirse ne olur?
Al Jazeera, İran’ın ülke altyapısına yönelik bir saldırı hâlinde Hürmüz Boğazı’ndaki internet kablolarını ve internet bağlantısını hedef alacağını açıklamasının ardından ...
İran’ın, ülke altyapısına saldırı olması hâlinde Hürmüz Boğazı’ndaki internet kablolarının ve internet bağlantısının kesilmesinin “kesin hedefler” arasında olacağını açıklamasının ardından bölge ülkelerinde endişe arttı. Al Jazeera, “İran’ın onları hedef alma tehdidinin ardından… Deniz altı kablolarının kesilmesi ne anlama geliyor?” başlıklı analizinde, İran’ın Hürmüz’den geçen deniz altı kablolarına yönelik tehditlerinin Arap ülkelerinde böyle bir adımın olası etkilerine ilişkin kaygıları büyüttüğünü yazdı.
Hürmüz’deki kabloların bölge ve dünya için önemi
Analize göre dijital bağlantı, yemek siparişi gibi günlük yaşam hizmetlerinden veri merkezlerine dayanan bölgesel kalkınma programlarına kadar hayatın önemli bir parçası hâline geldi. Bu nedenle İran’ın tehdidini uygulamaya koyması hâlinde bölgedeki yaşamın nasıl etkileneceği sorusu öne çıkıyor.
Haberde, Starlink gibi uydu internet hizmetleri yaygınlaşsa da bunların öneminin deniz altı internet kablolarının önemine denk olmadığı belirtildi. ABD merkezli teknoloji sitesi Ars Technica’ya atıf yapılan analizde, deniz altı kablolarının taşıdığı kapasitenin uydu hizmetleriyle kıyaslanamayacağı vurgulandı.
Bölgedeki kablo sayısı ve risk alanı
Analize göre Hürmüz Boğazı’ndan yaklaşık 7 ana deniz altı kablosu geçiyor ve bu kablolar Basra Körfezi üzerinden Kuveyt, Irak ve bölgenin geri kalanına uzanıyor. Söz konusu kablolar bölge iletişiminin yaklaşık %97’sini, Avrupa ile Asya ve bölge arasındaki internet trafiğinin ise yaklaşık %30’unu taşıyor.
Ancak İran’ın tehditleri yalnızca bu kablolarla sınırlı değil. Suudi bir haber sitesinin daha önce yayımladığı rapora göre tehditler, Basra Körfezi, Kızıldeniz ve Babül Mendep Boğazı’nı birbirine bağlayan kabloları da kapsıyor. Bölgede Kızıldeniz ve Babül Mendep’tekiler dahil toplam deniz altı kablo sayısının yaklaşık 17’ye ulaştığı belirtiliyor. Bu kablolardan bazılarının İran’ın doğrudan etki alanı dışında bulunduğu, hedef alınmalarının Yemenli aktörlerin yardımını gerektirebileceği ve savaş nedeniyle kırılgan oldukları ifade ediliyor.
Analizde, bu kabloların toplamda dünya internet trafiğinin yaklaşık %80’ini taşıdığı öne sürülüyor. Dolayısıyla kesilmelerinin küresel internet ağları üzerinde çok ciddi olumsuz etki yaratabileceği ve zararın bölge ağlarıyla sınırlı kalmayacağı belirtiliyor. Bazı kabloların saniyede 100 terabite kadar kapasiteye sahip olduğu ve farklı bölge ülkelerinden geçtiği kaydediliyor. Bu nedenle kablolara verilecek her zararın, kabloların geçtiği ülkeleri ve veri merkezlerini doğrudan etkileyeceği vurgulanıyor.
Haberde, Güneydoğu Asya-Orta Doğu-Batı Avrupa 4 (SMW4), Hindistan-Orta Doğu-Batı Avrupa (IMEWE) ve Kızıldeniz’deki Falcon kablolarında son yıllarda yaşanan kesintilerin küresel internet üzerindeki olası etkiye örnek gösterildiği belirtiliyor. Bu üç kablo arızasının Hindistan’da bazı internet hizmeti kesintilerine yol açmasının yanı sıra Orta Doğu ve Avrupa’daki birçok ülkeyi doğrudan etkilediği ifade ediliyor.
Geniş internet kesintisi ve veri merkezleri
Al Jazeera’nın analizine göre İran’ın Hürmüz’den geçen deniz altı kablolarını kesme tehdidini uygulaması hâlinde ilk etki, başta Körfez ülkeleri olmak üzere Arap ülkelerinde geniş çaplı internet kesintileri olacak. Körfez ülkelerinin Hürmüz’den geçmeyen internet kabloları bulunsa da bu kabloların sayısı ve kapasitesi çok daha sınırlı olduğu için çok daha fazla veri Hürmüz’den geçen kablolar üzerinden taşınıyor.
Bazı deniz altı kablolarının Hint Okyanusu’ndan geçtikten sonra doğrudan Umman üzerinden karaya çıktığı, ardından Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Bahreyn kıyılarında yeniden denize indiği belirtiliyor. Sağlam kablolardan geçen veri kapasitesinin bölgesel güvenliğin korunması ve çeşitli kurumlardaki altyapının çalışmaya devam etmesi için kritik operasyonlara yönlendirileceği ifade ediliyor. Kullanıcılar ise alıştıkları birçok hizmetin kesilmesi ve çalışmaya devam eden hizmetlerde yavaşlama yaşayacak.
Analize göre Basra Körfezi’nde Amazon, Microsoft, Oracle ve Huawei gibi büyük şirketlere ait çok sayıda veri merkezi bulunuyor. Deniz altı kablolarının zarar görmesi ve kesintiye uğraması, bu merkezlerin internete doğrudan erişimini ve dolayısıyla onlara bağlı tüm hizmet ve uygulamaları etkileyecek.
Haberde, Körfez’deki veri merkezlerinde yaşanacak aksamadan etkilenecek uygulamalar arasında Careem ve Didi gibi günlük yaşamda önemli yeri olan araç çağırma uygulamalarının bulunduğu belirtiliyor. Think Cloudly’ye dayandırılan bilgilere göre TikTok ve YouTube da Dubai ve Körfez bölgesindeki veri merkezlerini içerik ve video hızını artırmak için kullandığından etkilenecek. Popüler yemek teslimat uygulaması Talabat’ın da öncelikli olarak Körfez’deki veri merkezlerine bağlı olduğu için aksama yaşayacağı ifade ediliyor.
Sosyal medya platformlarının da hizmetlerinde aksama ve önemli ölçüde yavaşlama görüleceği, çünkü kullanıcı deneyimini düzenlemek için yerel veri merkezlerine bağlı oldukları belirtiliyor. Starlink gibi uydu internet hizmetlerini kullananların durumu bir ölçüde daha iyi olacaksa da bağlı oldukları yerel hizmetler, sorumlu veri merkezlerinin devre dışı kalmasıyla çalışmayacak.
Analizde, Hürmüz’deki deniz altı kablolarının kesilmesinin internet kalitesini ve hızını etkileyeceği, ancak bölgede internet erişimini tamamen ortadan kaldırmayacağı belirtiliyor. Buna karşılık küresel internet ağının dayandığı yönlendirme mekanizmaları nedeniyle veri trafiği ve hızının ciddi biçimde etkileneceği vurgulanıyor. Sonuç olarak deniz altı kablolarının kesilmesinin, İran’ın komşusu olan ülkelerde vatandaşların günlük yaşamı üzerinde bazı askeri saldırılardan daha ciddi etki yaratabileceği değerlendiriliyor.
