Aksa İntifadası

Aksa İntifadası

Aksa İntifadası davamıza yeniden hayat, halkımıza yeniden onur verdi ve bizi her zamankinden daha fazla kurtuluşa ve zafere yaklaştırdı.

Aksa İntifadası davamıza yeniden hayat, halkımıza yeniden onur verdi ve bizi her zamankinden daha fazla kurtuluşa ve zafere yaklaştırdı.

Bismillahirrahmanirrahim.

Yüce Filistin halkının evlatları, Kudüs'ün evlatları, Arap ve İslam ümmeti, bu dünyanın özgür insanları ve her yerde hak, adalet ve özgürlüğü savunan yaşayan vicdan sahibi direnişçiler! Hepinizi selamlıyor, takdirlerimizi sunuyor ve Allah-u Teâlâ'dan canı ve malıyla fedakârlıkta bulunanları, halkımızı ve onun davasını sabit kılmasını niyaz ediyoruz. Subhan olan Allah şöyle buyuruyor: Bizim uğrumuzda cihad edenleri elbette kendi yollarımıza eriştireceğiz. Şüphe yok ki Allah iyi davrananlarla beraberdir.

Yüce halkımızın evlatları!

Halkların ve ulusların tarihinde, fedakârlık ve kendini kurban etme yaratıcılığının tecelli ettiği anlar ve tarihi duraklar vardır. Filistin halkı, en yüce örnek ve en aydınlık görüntüsünün tarihi sayfalarını barındırmaktadır. Bu topraklarda meydana gelen olayların kayıtları, İslam ve Arap dünyasının büyük bir gurur, takdir, övünç ve saygıyla karşısında eğildiği şeref, ululuk ve zaferle dolu bir sicil oldu her zaman. Modern tarihimizde, işgal altında yerin dibine geçen halkımızın kendine olan güvenini tazeleyen Aralık 1987'deki Taş İntifadası zafer neslinin geldiğini, dilenme ve boyun eğmenin bu halkın asaleti, izzet, onur ve övünçle parlayan tarihiyle hiçbir alakası olmadığını gösterdi. Bu kahramanlık portresi dünyayı, çocukların iradesinin; işgal tanklarına karşı çıplak göğüslerini siper eden, şehitlerin ve yaralıların kanıyla bizim ve halkımız için özgürlük, Kudüs ve Aksa'ya doğru yol açan taş kullanan çocukların, yaşlıların ve kadınların iradesinin somutlaştırdığı meydan okuma gücüne hayran bıraktı.

Mübarek Aksa İntifadası 2000 yılında tıpkı böyle bir günde meydana geldi. Düşmanımız 1993 yılında Oslo Anlaşması'nın imzalanmasından ve topraklarımızı müsadere ettiği, halkımıza ve mukaddesatımıza karşı suç işlediği bir zamanda barıştan yana olduğunu iddia etmesinden sonra dünyayı kandırabileceğini zannediyordu.

Bu olgunun içerdiği manaları kavramak için onu tarihin akışı ve ışığı altında okumalıyız. Tarihin verdiği dersler, gözlerimizi gelecek ufka ve müjdelerine açar. Haçlı sömürgesi 80 yıldan fazla bu topraklarda kaldı ve onların atları mübarek Aksa'nın avlusunda Müslümanların kanına bulandı. Ama İslam ümmetinin Salahaddin Eyyubi'nin eliyle canlılığını, temizliğini ve birliğini geri kazanmasıyla yenilipyok oldular.

Tarih bize sömürgecinin ya da işgalcinin bu topraklar üzerinde; Allah'ın âlemler için bereketlendirdiği, ümmetin hatıralarını, şehitlerin kanını, kahramanların kabirlerini ve tarihindeki en güzel zaferleri, düşleri ve geleceği barındıran; İsra ve Mirac'ın olduğu topraklarda tutunamayacağını öğretti. Bu, ümmetin milletler içindeki izzetini ve konumunu kazanmasını sağlayan bir fedakârlık, yaratıcılık ve farklılık halidir.

Aksa İntifadası güzel geleceğin müjdelerindendi. Bu ümmetin gözü, kalbi ve aklı Fillistin halkının direnişine ve fedakârlıklarına hayranlıkla bakıyordu. Aksa İntifadası bizim için fedakârlık, sabır ve yenilenme gücümüzün denemesiydi. Halkımız bütün bunları ispat etmede hatta özgürlüğü ve yaşamayı hak ettiğini göstermede başarılı oldu. Filistin halkı işgalle olan mücadelesinin sonuçlarına katlanmada tereddüt etmedi, iradesi kırılmadı aksine seçkin cihat şekillerine bürünen efsanevi bir kahramanlık destanı yazdı. Direniş bu kahramanlık öyküsünde darbelerine ve yaratıcılığına devam etti ta ki işgalci pılını pırtısını toplayıp Eylül 2005'de Gazze'den çekilinceye dek.

Aksa İntifadası bu halkın işgali reddetme, onun ordusuna ve barbar mekanizmasına meydan okuma gücünü gösterdi. Gazze'nin kurtuluşu halkımızın özgürlük, dönüş ve bağımsızlık hakkını yeniden kazanmaya doğru attığı ilk adımdı. Aksa İntifadası'nın 10. yıldönümünde halkımızın sabitelerini, hakkını ve vatanını sahiplenişi büyüyor, işgal hapishanelerinin demir parmaklıkları ardında olan kahraman esirlerin serbest bırakılması isteği artıyor. Bizler bu kahramanlar için Allah onlara yakın bir kurtuluşu nasip edinceye dek her kapıyı çalacağız.

Yüce halkımızın evlatları!

Aksa İntifadası'nın üzerinden 10 sene geçti. Arap ve İslam dünyasının gözü, Filistin, Aksa, el-Halil, Nablus, Ramallah ve Gazze'de sabır, tahammül ve bekleyişin izlerini takip ediyor. Bu ümmet bizim için ayağa kalkıyor ve zafer kazanmak ve Filistin topraklarına geri dönüş düşünü gerçekleştirmek için yanımızda yer alıyor.

10 sene geçti ve bizler bu süre içinde vatan topraklarında adımlarımızı sabitleşirdik. Hakkımızın yitmeyeceğini çünkü bu hakkın koruyucusu ve taşıyıcısı olduğunu vurguladık.

10 sene geçti ve biz varlığımızın haritasını yenidençizdik. Vatanın sınırlarını ve köşe taşlarını belirledik. Dinimizde ve topraklarımızda hakir düşmedik ve düşmeyeceğiz. Hak, sahibine geri verilmeyecek olursa işgalciyle aramızda hükmü kılıç verecektir.

Aksa İntifadası'nın üzerinden 10 sene geçti ve biz halkımız ve çocuklarımız için daha iyi bir gelecek hazırlamak ve ümmetimizin izzetini, saygınlığını, milletler arasındaki konumunu ve hak sahipliğini ona geri kazandıracak bir model sunmak için durmadan çabaladık.

Seçimler yapıldı ve yönetim işbaşına geldi. 4 sene halkımızın meydan okuması ve direnişi bir güneş gibi doğup fezasını aydınlattı. Zulme, ambargoya ve saldırıya rağmen irademiz kırılmadı, iman unsurları azmimizi ve şevkimizi biledi ve saldırganların tuzağını geri çevirdi. İşgalcilere teslim olmak ya da ambargo altında çöküntü yaşadığımız için beyaz bayrak çekmedik aksine sesimiz yiğitlik ve meydan okumayla gürledi.

İşgalci Gazze'ye düzenlediği son savaşta gurur duyacağı bir zafer kazanmaya çalıştı. Ama yüce halkın bağrına bastığı direniş pusudaydı. Onun yaptığı sürprizler başarısıyla düşmanın siyasi ve askeri komutanlarını şaşkına çevirdi. Bu Allah'ın yardımıyla oldu. Attığında sen atmadın lakin Allah attı.

Ambargo ve yalnızlığa itilmişliğin her çeşidine tahammül ettik. Sabrımız ve sabit duruşumuzla her türlü takdir ve saygıyı topladık. Sadece Arap ve İslam dünyasında değil aksine dünyanın özgür insanlarından ve yaşayan vicadanı olanlardan bu sabrı, kahramanlığı ve sebatı gören herkesin gözünde bu takdiri topladık. Onlar da yardım kafileleriyle Gazze'ye doğru yola çıktılar. Bunların başında özgürlük filosu vardı. Biz burada özgürlük filosu şehitlerine, halkımızla dayanışma içinde olan ve halen ambargoyu kırmak ve sonlandırmak için kafile hazırlamaya devam edenlere selam ediyoruz. Bizim mücadele tarihimizin sayfaları, ambargosunu ambargo altına alan ve kalbe bekçilerini yerleştiren bir halkın adresidir.

Yüce halkımızın evlatları!

Haziran 2007'de olan olaylardan ve Gazze'de istikrar ve güven hali hâkim olduktan sonra Filistin siyasi durumunun devamını sağlamaya çalıştık. Kardeşimiz Ebu Mazin'i ve Fetih'teki kardeşleri içinde bulunulan koşulları aşmaya ve halkımızın yeniden birlik olacağı ve acı veren olayların sayfasını düreceğimiz yeni bir sayfa açmaya çağırdık. Herkesin güven, eman, refah ve istikrar içinde yaşayacağı bir gelecek inşa etmek ve halkımızın bağımsızlık ve özgürlük yolundaki yürüyüşüne devam etmesi adına bütün direniş unsurlarını temin etmek için bu çağrıda bulunduk. Uzlaşmanın bizim için stratejik bir seçenek olduğunu ve parçalanmışlığın devam etmesinin hiç kimsenin yararına olmadığını vurguladık.

Bizim Fetih'teki kardeşlerimize yaklaşmak için sürekli sarf ettiğimiz çabalar karşılık olarak mukavemet ve redle karşılandı. Farklı Filistinli tarafların uzlaşıyı gerçekleştirmek ve parçalanmışlık krizinin aşılması için giriştiği arabuluculuk çabası da başarılı olmadı. Daha sonra Mısır Arap Cumhuriyeti önderliğinde Arap ve İslam dünyasının çabaları oldu. Parçalanmayı sonlandırmak için çalışan ve halen çalışmakta olan Mısır'ın arabuluculuğunu takdir ettiğimiz bir metin hazırlandı. Burada başında Mısır'ın çabasının yer aldığı İslam ve Arap dünyasının çabasını ve rolünü takdir ediyoruz.

Bu arabuluculuğun başarılı olması ve güçlenmesine, parçalanmışlığa son verme amacına ulaşmasına ve ulusal uzlaşının gerçekleşmesine özen gösteriyoruz. Aynı şekilde bu büyük yıldönümünde Aksa İntifadası'nı unutmayacağız. İşgalciye ve onun planlarına karşı dururken ve Filistin hükümetindeki varlığımızın köşe taşlarını sağlamlaştırırken, dünyanın özgür insanlarından, İslam ve Arap dünyasının evlatlarından halklar ve hükümetler olarak yanımızda yer alan herkese şükranlarımızı sunmayı da unutmuyoruz.

Son olarak; bu çatışmanın kendisini ilgilendirdiği herkese şunları söylüyoruz:

İlk olarak: Topraklarımızda işgalciye yer yoktur. Halkımızın özgür bir şekilde topraklarında yaşama hakkı vardır. Filistin sahası içinde 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan bir devlet kurma ve mültecilerin sürüldükleri yurtlarına geri dönmesi hususunda anlaşma sağladık. İstikrarın sağlanması ve dünyanın bu bölgesinde güvenliğin güçlenmesi için azami sınır budur.

İkinci olarak: Halkımız silah bırakmayacak ve direnişini durdurmayacaktır. Çünkü topraklarımıza çöreklenmiş işgal olduğu sürece bu onun yasal hakkıdır. Halkımız özgürlüğüne, bağımsızlığına ve topraklarına kavuşuncaya kadar bu devam edecek. Müzakere metodu özellikle de bu müzakereler dilenme, yerleşim siyasetinin kabul edilmesi, saldırı, şartların ve direktiflerin dayatılması üzerine kurulu olduğu için halkımızın sadece sıkıntısını ve aşağılanmışlığını artırıyor.

Üçüncü olarak: Halkımız için temenni ettiğimiz gelecek topraklarımızın sınırları dahilinde asil ve özgür bir şekilde yaşaması, devlet içinde her türlü egemenlikten faydalanmamız, diaspora ve sürgünde olan halkımızın sürüldüğü topraklara geri dönme hakkının olması ve işgal hapishanelerindeki esirlerimizin özgürlüğü ve onuru tatmalarıdır.

Dördüncü olarak: Uzlaşı, halkımızın birliğini geri getirecek ve bize dayatılan meydan okumalara karşı çıkmak ve halkımızın özgürlük ve işgalden kurtuluş arzu ve isteğini gerçekleştirmek için iç cepheyi sağlam temellere oturtacak tek yoldur. Bu gerçek bir irade ve siyasi ve güvenlik ortaklığını sağlama üzerinde anlaşmayı gerektirir. Böylece birleştirici liderlikleri güçlendirmiş ve bu anlaşmanın sürdürebilirliğini garanti altına almış oluruz. Şu halde biz son dönemde uzlaşı dosyasında görünen olumlu hareketliliği hoş karşılıyoruz. Gerçek ve istikrarlı bir ulusal uzlaşıya varmak için elimizden geleni yapacağımızı vurguluyoruz.

Filistin halkının evlatları!

Bize yüzünü gösteren gelecek daha parlak, umut dolu, ruh ve vicdanın rahat ettiği bir gelecek olacak. Çünkü yeni bir şafak şehitlerin kanlarının kokularıyla ışıldıyor. Bunların sonuncusu Gazze'deki gecenin şehitleri ve Aksa İntifadası şehitleridir. Bu şehitlerin başında merhum Başkan Yaser Arafat, Şeyh İmam Ahmet Yasin, Ebu Ali Mustafa, Dr. Sabit Sabit, Mahmut Tavalbe, Dr. Abdulaziz Rantisi, Dr. İbrahim Makadime, mühendis İsmail Ebu Şeneb, Şeyh Salah Şahade, Bakan Said Sıyam, Şeyh Nizar Reyyan, Şeyh Cemal Selim ve Cemal Mansur, Aksa İntifadası şehitlerinin tamamı, halkımıza açılan son savaşın şehitleri yer alıyor. Düşman zindanlarındaki cesur esirlerimizin fedakârlıkları ile analarımızın ve kızkardeşlerimizin gözyaşları yerde boşa gitmeyecek. Zafer gelecek ve Allah'ın vaadi gerçekleşecek.

Allah'a yardım ederseniz o da size yardım eder ve ayaklarınızı sabit kılar. Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve berakatuhu.










israhaber