"AKP'den Özür Diliyorum. Demek ki;"

"AKP'den Özür Diliyorum. Demek ki;"

Yazar çizerler bir bir dökülüyor. Azıcık omurgalı olanlar dahi özür diliyorlar.Kimileride hala minareye kılıf arıyor. işte bir özür yazısı daha bazı görülmüş gerçeklerle beraber.

AK Parti’den Özür Diliyorum.. Demek ki;…
 

 

Bu köşede şimdiye dek seçim sonuçları ile ilgili yaptığım tahminlerde AK Parti oylarını yüzde 40-42 civarında 'düşük göstermeye' çalışarak, 'kamuoyu' görüşünü manipüle etmeye teşebbüs ettiğim için sizlerden özür diliyorum !...

 

Takke düştü, “kel” göründü !

 

Hem benimki(!), hem de muhalefetinki !...

 

( Gerçi benimkini resmime dikkatlice(!) bakanlar, şimdiye kadar görmüştür ama !...)

 

Yahu ne bileyim ben ?

 

Demek ki, ne kadar çabalasak da çabalayalım, halk yine de bildiğini okuyor !  

 

***

 

Bundan haftalar önce bir yazımda şöyle demiştim;

 

23 Temmuz sabahı ne yazacağım ?..”

 

İşte o sabah geldi çattı….

 

Demek ki neymiş ?

 

Demek ki;, “Vizyonsuz muhalefetin” sonu hüsran olurmuş !...

 

Demek ki neymiş ?

 

Demek ki; “irtica hortluyor, laiklik elden gidiyor” iddiaları martavalmış…

 

Demek ki neymiş ?

 

Demek ki; “ Korku ve gerilim” üzerine kurulu siyaset yapmak yanlış, ‘çamur atarak’ muhalefet etmek andavallıkmış.

 

Demek ki neymiş ?

 

Demek ki; Zeki Sezer’in dediği gibi “laiklik karın doyurmuyor”muş !..

 

Demek ki neymiş ?

 

Demek ki; devlet kurumlarının saltanat kayığına binerek ‘faşizan statüko’nun bekçiliğine soyunmak, ‘halk’a rağmen siyaset yapmak büyük hataymış…

 

Demek ki neymiş ?

 

Demek ki; “Demokrasi denklemi” iki bilinenli bir denklemmiş. “Demos=Halk ve Kratos=Egemenlik…”

 

CHP+Ordu = İktidar “ formülü siyaseten yanlış netice verirmiş… Bu formülle çözüm arayan siyasetçiler sınıfta kalırmış

 

Demek ki neymiş ?

 

Demek ki; "Cumhuriyeti kurtarma" mitingleri “Cumhuriyet Halk Partisi”ni kurtarmaya yetmezmiş.

 

Demek ki neymiş ?

 

Demek ki; o meydanlara toplanan milyonlar(!), ‘bindirilmiş kıtalar’mış…

 

Demek ki neymiş ?

 

Demek ki; önce “demokrasi”ye sahip çıkmak gerekirmiş…

 

Demek ki neymiş ?

 

Demek ki; halk post-modern(!) de olsa, darbeden ve muhtıradan hazzetmezmiş.

 

Halk, ‘e-muhtıra’yı sevmez, silahların gölgesinde siyaset istemezmiş…

 

Halk, ‘e-muhtıra’ya karşı durmayan ve hatta ondan medet uman siyasi anlayışı cezalandırırmış…

 

Neticede halk, kendi iradesine müdahale edilmesinden pek hoşlanmazmış…

 

Demek ki neymiş ?

 

Demek ki; Çankaya’nın önüne duvar örmeye çalışırken kendi yolunun tıkadığını görmek gerekirmiş..

 

Demek ki neymiş ?

 

Demek ki; milletin üstüne “yağlı ip” atarsanız, “ipe sapa gelmez” siyaset yaparak “ipin ucunu kaçırırsanız” ve böylece sürekli “ipleri gererseniz”, “ipliğiniz pazara çıkar” ve  attığınız "ip" ayağınıza dolaşırmış…

 

Demek ki neymiş ?

 

Demek ki; kendi mal varlığını beyan etmeden, başkalarının servetini siyaset malzemesi yapmak doğru değilmiş. “Kol saati”nin değeri ile oy talep ederken, yanlış anlaşılıp(!), halktan oy yerine “kol saati(!)” almak mümkünmüş !...

 

Demek ki neymiş ?

 

Demek ki; “dinle donla” aslında pek de ilgili olmayan(!) ve de başörtüsüne “simge” diyen bir zihniyet, seçim mitinginde ‘başörtüsü’ dağıtırsa, halk bunu yemezmiş !...

 

Demek ki neymiş ?

 

Demek ki; hesap-kitap yapmadan iddiada bulunmak çok sakıncalıymış. Bizim sahilimizle Rodos arası “kaç deniz milidir”, önceden ölçmek, sormak gerekirmiş!..

Ama yine de, bir an önce mayoyu giyip antrenmanlara başlamak iyi olacaktır…

 

Demek ki neymiş ?

 

Demek ki; 60. Hükümet “Adalet ve Kalkınma Partisi” olacakmış…

 

Vatana millete hayırlı olsun…

sonsayfa/Hikmet Genç