Ahmet Taşgetiren : Fotoğrafı Görünce Yıkıldım

Ahmet Taşgetiren : Fotoğrafı Görünce Yıkıldım

Eski AKP'li Karar gazetesi yazarı Ahmet Taşgetiren, Erdoğan-Sisi görüşmesine dair çarpıcı yorumda bulundu. Taşgetiren, "Fotoğrafı görünce yıkıldım. Yazıklar olsun biz Müslümanlara" diyenlere seslendi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani’nin daveti üzerine, Katar’da düzenlenen 2022 FIFA Dünya Kupası’nın açılışı dolayısıyla liderlere verilen resepsiyona katılmış ve burada geçmişte defalarca “katil” dediği Mısır'ın darbeci lideri Sisi ile görüşmüştü. Mısır'da ilk defa seçimle başa gelmiş Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'yi darbeyle deviren Abdülfettah es‑Sisi ile görüşen Cumhurbaşkanı Erdoğan'a tepkiler çığ gibi büyürken, eski AKP'li Karar gazetesi yazarı Ahmet Taşgetiren, Erdoğan-Sisi görüşmesine dair çarpıcı yorumda bulundu.

FOTOĞRAFI GÖRÜNCE YIKILDIM
Bir arkadaşının kendisine “Ben o fotoğrafı görünce yıkıldım” diye yazdığını belirten Taşgetiren, "Hatırlayın. İstanbul seçimi için meydanlara çıktığında da “Bu pazar günü Sisi mi diyeceğiz, Binali Yıldırım mı?” diye sormuştu. “Yıkıldım” ifadesi, bir kesimimizin duygu dünyasının seslendirilmesinden ibaret. Erdoğan – Sisi fotoğrafına benzer bir hayli fotoğraf verildi. “Değerli yalnızlık” yürümedi. BAE’den 15 Temmuz hesabı sorulmadı, mütebessim fotoğraflar verildi, sonra Suudi’lerle aynı sıcak gülümsemeler, tabii İsrail ile…" ifadelerini kullandı.


Taşgetiren yazısının devamında şunları kaydetti:

"Birçok insan, Erdoğan’ın da Bali’de Biden’a ağzının payını vermesini beklemiş olabilir. İçişleri Bakanı Soylu, İstanbul’da “Taziyenizi kabul etmiyoruz, mesajınızı aldık, cevabını da vereceğiz” dediğine göre diyebildiğine göre Cumhurbaşkanı Erdoğan, çok daha zirveden benzeri bir zılgıtı ABD’ye veremeyecek mi?

Yoo, öyle olmuyor bu işler.

İşte bir gün meydan meydan yerin dibine geçirdiğiniz, dünyanın gözü önünde aynı masaya oturmaktan imtina ettiğiniz Sisi ile mütebessimane el sıkıştırıyorlar size. “Yazıklar olsun biz Müslümanlara…” demiş ya arkadaşımız. Niye “yazıklar olsun” acaba? Niye “yıkıldı” arkadaşımız acaba? Reel politika duvarına mı tosladık yoksa? “Reel” ile “ideal”i dengelemek mümkün değil miydi? Biri içerde, diğeri dışarda işe yaradığı için olmasın bu karmaşıklık? Mesela bugün “Yıkıldım” diye hayıflananlar, dünlerde “Tükürdüğünüz testiden su içmek zorunda kalmayın sakın” diye uyaramazlar mıydı?

Şimdi Sisi ile görüşmek, Tayyip Erdoğan için “yüksek liderlik” kategorisinde mi ele alınmalı? Yoksa insanlarımızı “yıkılma” duygusuna sürükleyen bir geri gidiş göstergesi mi? Yoksa “reel politik” diye de bir şey var, ara sıra ayaklarımızın suya erdiğini düşünmek de hayra alamettir”gibi bir dış politika uyarısı mı?"