ADD panelinde darbe şakşakçılığı

ADD panelinde darbe şakşakçılığı

ADD panelinde konuşan malum hukukçular, darbeleri övdüler, siyaseti kötülediler ve tek parti diktatörlüğü savunuculuğu yaptılar.

Başkanlığını Ergenekon sanığı emekli Orgeneral Şener Eruygur'un yaptığı Atatürkçü Düşünce Derneği'nin (ADD) Ankara Ümitköy'deki Türkiye Eczacılar Birliği (TEB)'nin otelinde düzenlediği "Hukuk Devleti ve Yargı Bağımsızlığı" paneli, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç ve cemaatlere hakaret etkinliğine dönüştürüldü. Emekli paşaların yoğun olarak katıldığı panele, Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Özdemir Özok, YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, eski Danıştay Başsavcısı Tansel Çölaşan katıldı. ADD'nin Ergenekon mitingine destek amaçlı düzenlediği ve Yargıtay eski daire başkanlarından Mehmet Şükrü Özdemir'in yönettiği panelde, paneli izlemeye giden muhabir arkadaşımız ADD görevlileri tarafından tehdit edildi ve fotoğraflanmaya çalışıldı.

ÖZOK: "ARTIK MÜCADELE YÖNTEMİMİZ DEĞİŞTİ"

TBB Başkanı Özdemir Özok, "Her sabah ne olacak diye uyanıyoruz" diye başladığı konuşmasında önce cemaatlere saldırdı. "1982 ile birlikte Türkiye'nin yeraltında da faaliyet gösteren cemaatleri ayrık otu gibi yetiştiler" diyen Özok, şöyle devam etti: "Yargı bağımsızlığı gibi önemli kavramlar istismar ediliyor. İtaat, biat ve töre kültürünün kıskacındaki kafalar özgür bir anayasa yapamaz. Bundan böyle bir araya gelecek eylem ve davranışları sıkça yapmalıyız. Artık mücadele yöntemimiz değişti. Siz görevinizi artık başka kurumlara havale etmeyecek, bizzat kendiniz yapacaksınız."

ÇAĞDAŞLIK DİYORSAN ÖNCE HANIMININ KIYAFETİNDEN BAŞLA

Özok, "Bizim bütün silahlarımızı, bütün argümanlarımızı almışlar. İnanmadıkları bir olayı gerçekleştirmek için kullanıyorlar" diyerek sözü hükümete ve Başbakan Tayyip Erdoğan'a getirdi: "Yağma yok. İnandığını söylediğin çağdaşlığın gereğini yerine getirmek zorundasın. 'Hukuk çağdaş olursa toplum da çağdaş olur' diyorsan, önce karının giyiminden kuşamından başlayacaksın çağdaşlaşmaya. Sen söylediğin gibi davranmazsan bunu sana hatırlatırız."

HUKUKÇU ÇÖLAŞAN 27 MAYIS DARBESİNİ ÖVDÜ

Eski Danıştay Başsavcısı Tansel Çölaşan, " 'Hücre çalışması' gibi doğruları halka öğretmek için çalışmalıyız." cümlesinin ardından tek parti diktatörlüğünü savunmaya başladı.
"Neden 27 Mayıs ihtilali yapıldı?" diye soran Çölaşan, cevabını şöyle verdi: "O ihtilal, tarihimizde hakikaten beyaz bir sayfa olmuştur. O gün neredeyse ordu mecbur kalarak iktidara el koymuştur. Siyaset maalesef irticacılara, cemaatlere ve gericilere yaramıştır. Türkiye'yi bölücüler ve cemaatler yönetiyor. 1980 sonrası AYM bir sürü bölücü ve irticacı parti kapatmıştır. Özal döneminde 700 tane imam hatip lisesinin 5 sene içinde kurulması planlanmıştır. Ben bu planı, görev yaptığım dönemde Danıştay'a gelen dosyalardan biliyorum. Bu gerici okullardan mezun olanlar bugün başa geçtiler. Bunlar nasıl bir demokrasi getirir. Bunların amacı demokrasiyi araç olarak kullanıp rejimi değiştirmektir."

EMİNAĞAOĞLU: "AKP GİTMEDEN YARGI BAĞIMSIZ OLMAZ"

YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu da devam eden Ergenekon davası nedeniyle davayı yürüten kendi meslektaşlarını kıyasıya eleştirirken, çağdaş kesimin tek dayanağının laiklik olduğunu söyledi. Egemenliğin sadece sandıktan çıkan oya ait olmadığını da iddia eden Eminağaoğlu şöyle devam etti: "Yargının anayasadan aldığı yetkiyi sandığa sokamazsınız. Mevcut iktidar devam ettiği sürece yargı bağımsızlığını sağlamak mümkün olmayacaktır."

UĞUR KAĞAN MERTOĞLU - VAKİT