Abdullah Gül: Ilımlı İslâm Diye Bir Şeyi Kabul Etmem
Ben bir esnaf oğluyum. Birileri benim Köşke çıkmamı istemedi. Acaba esas sebep nedir? Bu olup bitenlerde bir sınıf, daha genel anlamda söylüyorum...
"Ben bir esnaf oğluyum. Birileri benim Köşk"e çıkmamı istemedi. Acaba esas sebep nedir? Bu olup bitenlerde bir sınıf, daha genel anlamda söylüyorum; Türkiye"de olup bitenleri bazı sosyologlar bir sınıf mücadelesi analizi üzerine oturtuyorlar. Halkın değerleri ile çok daha barışık olan bir insandan bazı çevreler rahatsız oldular. Halkın değerleriyle barışık olanı istemiyorlar."
Vakit gazetesi haber Koordinatörü ve Yazarı Serdar Arseven ile Ankara Büro Sorumlusu Fatih Akkaya"yı Dışişleri Konutu'nda kabul eden Bakan Gül, çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Dışişleri Konutu"nda soruları cevaplandıran Gül"den çarpıcı açıklamalar:
- Sayın Erdoğan, Sayın Arınç ve siz. AK Parti"yi şekillendiren üçlü. Son zamanlarda aranızda önemli problemlerin, çekişmelerin olduğuna dair iddialar yoğunluk kazandı.
- Bunlar bizim de kulağımıza geliyor. Öncelikle birileri, bunlar arasındaki muhabbet, dayanışma arkadaşlık ruhu zedelensin arzusu içindedir. Bir de, bizi yakından tanımayanlar, bizi birbirine bağlayan bağları idrak edemeyecek durumda olanlar bizim bu kadar iyi ilişkiler içinde olmamıza akıl erdiremiyor olabilirler. Bizim dışımızdaki çevrelerin çoğunda insanlar çok ihtiraslı olurlar. En yakın arkadaşlar birbirleriyle uğraşırlar. ihtirasları her şeyi siler atar; gözlerini boyar. Bizde de böyle olması gerektiğini düşünüyorlar. Bizdeki dayanışma ruhunun, beraber hareket etme, çalışma ruhunun, kardeşlik, arkadaşlık, parti çıkarları, ülke çıkarlarını üstün tutma anlayışının ihtiraslarımızın çok daha üstünde olabileceğimizi tahmin etmiyorlar. Onun için bu tip söylentiler çıkıyor.
- Yani, "Biz farklıyız" diyorsunuz. Bu fark nereden geliyor?
(Gülerek) Şöyle tabi ki, bu her siyasi akımda bir gelenek oluyor. Tabi ki kültür anlayış farkı. Biz farklı kültürden geliyoruz" Aldığımız eğitim, aldığımız aile terbiyesi, kendi aramızdaki geleneğimiz, bundan dolayı"
- DYP ile ANAVATAN"ın tavırlarına çok şaşırdınız öyle mi?...
- Tabi, son günlere kadar bu seçimlerin nasıl yapılacağı belliydi daha önceki cumhurbaşkanların nasıl seçildiği belliydi. Hepsi de üçüncü turda seçilmiş. Aynı kriterler bu sefer de uygulanıyordu. Yeni bir kriter değişikliği yoktu. Yeni bir ekleme yoktu. Veya anayasa yeni yazılmış bu ilk uygulaması da yapılıyor değildi ki uygulamada kargaşa çıktı diyelim. Kaç kez uygulanmış, nasıl olacağı belli. Kimin aklına gelir ki böyle bir Anayasa Mahkemesi içtihadının ortaya çıkacağı. Bunu nasıl düşünebilirsiniz ki. Eski cumhurbaşkanlarının onayladığı başbakanlar, hükümetler, bakanlar, icraatlar, eski cumhurbaşkanlarının tayin ettiği rektörler, Anayasa Mahkemesi üyeleri, bunlar şimdi şaibeli duruma düşmüyor mu? Böyle bir şeyin göze alınabileceğini kimse pek düşünmedi.
BABAMIN SAKALINI BİLE BAHANE ETTİLER
- Siz, biraz evvel de belirttim. Her kesimle diyalogu iyi olan bir devlet adamısınız. Buna rağmen niçin kabullenemediler, diye sorulunca" "Esnaf oğlu da ondan" diyenler oluyor"Bir sınıf tartışması"
- (Gülerek) Biri yazdı: "Peki, bu cumhurbaşkanı olursa babası gelirse, o babası nasıl girecek? Onun babası sakallı" diye, bunu yazan da oldu. Okudum ben.
- Evet, sakallı olması bile engel görüldü. Hani hep söylenir; "Meslek liselerinin, İmam Hatiplerin önünü bunun için kesiyorlar" diye. Halkın çocukları ile bir elit tabaka. Size de böyle bir prosedür mü uygulandı?
- Evet, bu olup bitenlerde bir sınıf, daha genel anlamda söylüyorum; Türkiye"de olup bitenleri bazı sosyologlar bir sınıf mücadelesi analizi üzerine oturtuyorlar. Ben bunu şöyle söylüyorum. Halkın değerleri ile çok daha barışık olan bir insandan bazı çevreler rahatsız oldular. Bir esnaf oğlu olmamız, halkın değerleriyle barışık olmamız"Bunlar rahatsızlık verdi.
- CHP ile MHP arasında bir tavır ve fikir birliği oluştuğu söyleniyor"Siz nasıl görüyorsunuz?
- Şöyle cevap vereyim: Eğer, güçlü bir Türkiye, dinamik bir Türkiye"yi oluşturmak için çalışıyorsunuz. Halka empoze edilmek istenenleri değil, halkın değerlerini yükseltmeye, böyle bir tarih bilincinin oluşmasına çalışıyorsanız, evet milliyetçiyiz.
ILIMLI İSLAM
- Bir kavram var: Ilımlı İslâm" Sizle ilişkilendiriliyor, BOP çerçevesinde"
- Dinin, İslâm"ın siyasallaştırılmasının yanlış olduğunu düşünüyorum.
- Nedir bu İslâm"ın siyasallaştırılması. Başörtüsü yasağına karşısı olduğunuzu söylediğinizde, iktidara geldiğinizde bu meseleyi çözmeyi vaat ettiğinizde İslâm"ı siyasallaştırmış mı oluyorsunuz, mesela?
- Hayır, hiç alakası yok. Din ordadır. İslâm dini hiç bozulmamıştır. Kur"an-ı Kerim bütün insanlığa indirilmiştir. Siyasi partiler kendilerine "İslâmi parti" derse, başarıları ve başarısızlıkları dine mal edilir. Ama temel hak ve özgürlüklerden bahsederken; din ve din özgürlüğü de bunun bir parçasıdır. Din özgürlüğü ile ilgili bir sorun varsa bu problemi ben görmemezlikten gelemem. Bu bireysel hak ve özgürlüklerin bir parçasıdır. Doğuda da batıda da demokrasinin olduğu her yerde siyasi partiler bunu böyle görür. Ta Avrupa"dan, Amerika"dan insanlar gelip de Türk olmayan vatandaşların meseleleri ile nasıl ilgileniyorlar? Azınlıklar ile ilgili ne talepler getiriyorlar ne talepler" Bunlar dış ülkelerde ki siyasi partiler değil mi? Kaldı ki çoğunluğun sorunları varsa tabiî ki giderilmeli ve giderilecek. Ilımlı İslâm gibi şeyler siyasi projelerdir. Ve açıkçası bunlarla hiç ilgilenmiyor ve doğruda bulmuyorum. Önemli olan bazı ülkelerde serbestliğin, özgürlüğün, hukukun üstünlüğünün demokrasinin olup olmamasıdır.
- Bir yerde söylediniz ama altını çizmek açısından: Ilımlı İslâm, doğru bir kavram mı, anlamlı mı?
- Hayır" Tabi ki doğru bulmuyorum. Bir dini şöyle yapacağız böyle yapacağız demek olur mu? Ilımlı İslâm demek, yanlış.
- Burada bir BOP problemi var. Amerikan menşeli"İnsanları katlederek özgürleştireceğini, demokrasiyi işkenceyle katliamla gerçekleştireceğini iddia eden bir anlayış.. Ve bu ABD"ye tepki gün geçtikçe artıyor. Bu süreç sizin de işinizi zorlaştırıyor"
- Büyük devletlerin siyasi amaçları vardır. Bunları göz ardı edemeyiz. Siyasi beklentileri ve stratejileri vardır. Büyük ülkeler böyledir. Bunları herkesin bilmesi gerekiyor. Onun için; Müslüman ülkeler kendi içlerindeki düzenlemeleri kendileri yapmak zorundadır. Kimseye fırsat vermemelidirler. İslâm Birliği Dışişleri Başkanları toplantısında 2003 yılında yaptığım konuşmada, "kendi evimizin için kendimiz düzeltmeliyiz. Kendi evimizin içini düzene koymazsak dışardan gelirler bizim evimizi düzene koymaya kalkarlar. Üstelik evleri kendi çıkarlarına göre düzene koyarlar" dedim. O zaman bu BOP yoktu. İllaki onlardan akıl mı almamız gerekiyor? Allah bizlere de aklı, fikir vermiş. Bizler de dünyayı görüyoruz. Gayet açıktır. Saddam Hüseyin o fırsatı vermeseydi bugün Ortadoğu böyle olmazdı.
- ABD"nin politikalarına uyumlu bir görüntü"Mecburiyetten bahsedilse de, sıkıntı verici"Bir de Ilımlı İslâm meselesi öne çıkartılınca"
- Hayır ben Ilımlı İslâm diye bir şeyi kabul etmem. Doğru da bulmam. İslâm elhamdülillah geldiği gibidir. Onun mucizesi Kur"an"ı Kerim"le devam etmektedir. Dolayısıyla kıyamete kadar İslâm baki olacaktır. Bunu elinde oyuncak yapmaya kimsenin hakkı yoktur. Önemli olan özgürlüklerdir.
Vakit
