11 Yıl... Mübarek İntifada
28 Eylül 2000 tarihi benim için çok şey ifade eder. Çünkü Şaron'un Kudüs topraklarını ve Mescid-i Aksa'yı kirlettiği ve El-Aksa İntifadası'nın başladığı tarihtir...
Mahir Hicazi
28 Eylül 2000 tarihi benim için çok şey ifade eder. Çünkü Şaron'un Kudüs topraklarını ve Mescid-i Aksa'yı kirlettiği ve El-Aksa İntifadası'nın başladığı tarihtir. Bugün Mescid-i Aksa'nın avlusunda cemaatle işgal askerleri arasında yaşanan çatışmaları hatırlıyoruz. Mescid-i Aksa'nın avlusu silahsız insanlarla otomatik silahlı askerler arasında çatışma alanına dönmüştü. O, hak ile batılın savaşıydı. Ey Siyonistler! Kudüs'ün evlatları temiz kanlarıyla savundukları o toprakları sulamadan Kudüs'ümüzü ve Mescid-i Aksa'mızı nasıl kirletebilirsiniz?
Bugün itibariyle mübarek El-Aksa İntifadası'nın üzerinden on bir yıl geçti. İşgal altındaki Batı Yaka kentlerine düzenlenen baskınlardan Cenin'de Filistinlilere yönelik yapılan katliama kadar intifada günlerinden birçok olayı hatırladık. Batı Yaka'yı parçalara bölen ırkçı ayrım duvarının inşasını, koruyucu sur operasyonunu, yüzlerce Filistinlinin tutuklanıp işgal zindanlarına atılmasını, Filistin direniş gruplarının siyasi ve askeri liderlerine yönelik tasfiye ve suikast operasyonlarını, Filistinlilerin evlerinin yıkılmasını ve tarım arazilerinin tahrip edilmesini, Kudüs'e ve İslami mekanlara yönelik Yahudileştirme faaliyetlerini, Yahudi yerleşim birimleri inşasını, Yahudi yerleşimcilerin Filistinli vatandaşlara ve mülklerine saldırmalarını, Gazze halkına uygulanan haksız ablukayı, 2006 yılında parlamento seçimlerinde demokratik haklarını kullandıkları için Filistin halkının cezalandırılmasını, 2008-2009'da Gazze Şeridi'ne açılan savaşı, binlerce şehidi ve yaralıyı, yüzlerce tutukluyu ve göç etmek zorunda kalanı hatırladık.
Bütün bunların arasında gözümüzün önüne daha pek çok manzara geliyor. Babasının kolları arasında şehit olan Muhammed Ed-Durra'yı hatırlıyoruz. Siyonistlerin tankının önüne çıkarak meydan okuyan Faris Avde isimli çocuğu hatırlıyoruz. Silahlarla donanmış erkekler dahi onun yaptığına cesaret edememişti.
İşgal altındaki kentlerde gerçekleştirilen şehadet eylemlerini ve o kahramanca eylemler nedeniyle ne yapacağını şaşıran Siyonistlerin halini hatırlıyoruz. Mübarek füzeleri ve Kassam mücahitlerinin Siyonist asker Gilad Şalit'i esir aldığı operasyon gibi nitelikli operasyonlarıyla Filistin direnişinin düşmanların kalbine saldığı korkuyu da unutmadık.
Aynı direniş güçleri Gazze'ye açılan son savaşta da Siyonist işgalciye unutamayacağı bir yenilgi tattırdı. Düşmana can ve mal kaybı verdirerek Gazze Şeridi'nden bozguna uğramış bir halde çekilmesini sağladı.
Filistinli müzakerecinin ise intifada yılları boyunca sadece kapkara görüntüsünü hatırlıyoruz. Başından itibaren intifadayı ve direnişi suçlu ilan etti. Şehadet eylemlerini, füze atılmasını ve işgalciye misillemede bulunulmasını kınadı. Daha da ötesi tüm ulusal sınırları aşarak direnişi "alçakça eylemler" yapmakla suçladı. Bunlara ek olarak Siyonist düşmanla güvenlik koordinasyonu yaptı, halkına ve direnişe karşı komplo kurdu.
Bugün, El-Aksa İntifadası'nın 11'inci yıldönümünde Filistin halkı direnişi sürdüreceğine dair söz veriyor. Facebook sayfalarından yapılan binlerce üçüncü intifada çağrısı halkımızın Filistin'i kurtarmak ve tüm Filistin toprakları üzerinde bağımsız devletini kurmak için cihad yolunu seçtiğinin kanıtından başka bir şey değil. Filistin halkı hakların Birleşmiş Milletler'den ve Güvenlik Konseyi'nden dilenerek alınmayacağını, kaybedilen hakların güç kullanarak geri alınacağını biliyor.
İntifada şehitlerinin ruhlarına, demir parmaklıklar ardındaki esirlerimize, gazilerimize, hastalarımıza, sınırlarda nöbet bekleyenlere ve tüm Filistin'e selam olsun...
fiem
