ve Demirel Özal"ın ocağına "mum" dikti

…ve Demirel Özal"ın ocağına "mum" dikti

70 milyonluk ülkemizde şu günlerde kim Anavatan Partisi lideri Erkan Mumcu’nun yerinde olmak isterdi?

* Osman Özsoy





70 milyonluk ülkemizde şu günlerde kim Anavatan Partisi lideri Erkan Mumcu"nun yerinde olmak isterdi?

Mumcu"nun tüm hayali bir gün, hayran olduğu siyasi idolü Turgut Özal"ın koltuğuna oturmaktı. Bunun için ANAP"ta genel başkan yardımcısı olduğu dönemde 2002 yılı Mayıs ayında genel başkanı Mesut Yılmaz"a meydan okudu. Fakat Meclis erken seçim kararı alınca, partisinin barajı aşamayacağını öngörerek, AKP"nin de yelkenleri şişirmiş iktidara yol aldığını görünce son anda kendini buraya attı. Parti içinde AKP tabanına da hitap eden bir görüntü çizdi. Fakat bir gün aniden AKP"den de Kültür Bakanlığı görevinden istifade etti. Amacı 2002 seçimlerinden sonra toparlanamayan ve 2 genel başkan değiştiren ANAP"ın başına geçmek ve gecikmiş hayalini gerçekleştirmekti.

Tarihi hata"

Fakat tam bu noktada tarihi bir hata yaptı. Özal"ın koltuğuna oturma sevdası için en gidilmemesi gereken adrese gitti. Özal"la siyasi kan davalı Demirel"in kapısını çaldı.

Haber7.com Genel Yayın Yönetmeni Ünal Tanık, "Eski kurtlar, yavrukurtları yiyor" başlıklı son yazısında: "Hatırlarsanız, 15 Şubat 2005"te Erkan Mumcu, AK Parti"den istifa edince, ilk görüştüğü isim Süleyman Demirel olmuştu. Mumcu"nun istifa ettirilmesinin perde arkasında, Demirel"in 2007 Mayıs ayında boşalacak cumhurbaşkanlığı koltuğu hesapları vardı" yazdı.

Hâlbuki gazeteci Ali Bayramoğlu, Erkan Mumcu"nun bakanlıktan ve AK Parti"den istifa etmesinden hemen sonra kaleme aldığı yazısında "Erkan Mumcu'nun istifası ani olmamıştır. İlk belirtiler bundan aylar önce ortaya çıkmış, Kültür Bakanı'nın Demirel'le ilişki içinde olduğu, Mehmet Ağar'ın tasfiye edilmesi, ANAP-DYP birleşmesi için hazırlandığı söylentisi kulisleri kaplamıştı" yazdı. (Yenişafak, 17 Şubat 2005) Yavrukurt Mumcu gerçekten de kurt politikacı Demirel"in elinde bir figüran haline geldiğini başından beri fark edemedi.

1 aydır ülke gündeminde ilk sırayı alan ve tam bir fiyasko ile sonuçlanan Anavatan ve DYP"nin birleşmesi projesi aslında Demirel"in yıllar yılı gerçekleştirmeye çalıştığı şahsi projesiydi. Amacı bunu basamak yaparak Çankaya"ya yeniden çıkmaktı.

83 yaşını deviren ihtiyar kurt Demirel, daha Çankaya"daki görev süresi dolmadan oradan inmemenin hesaplarını yapmaya başlamıştı. Bunun için daha önce birçok yazıda temas ettiğimiz çok sayıda siyasi kompliman içine girdi. Anayasa"da yapılacak bir değişiklikle cumhurbaşkanının iki defa seçilebilmesi ve görev süresinin 5 + 5 olması şeklindeki tasarı da bunlardan biriydi. Yüce Meclis buna izin vermedi. Demirel"e yeter dedi. Fakat Demirel pes etmedi.

Demirel"e yatırım"

Demirel Çankaya"nın boşalmasına 1–2 yıl kala çalışmalarını yeniden hızlandırdı. Daha o günlerde, yıllarını siyasi araştırmalara veren biri olarak kamuoyuna bir hatırlatma babında "Demirel"in ipiyle kuyuya inilir mi? (08 Kasım 2005)" başlıklı bir yazı kaleme aldım. Bizden söylemesi diyerek, riske işaret ettim.

Fakat yaşına rağmen Demirel"in hırsı akıl alacak gibi değildi. Bunun üzerine, "Demirel rüyasında ne görür? (04 Mayıs 2006)" başlıklı bir başka yazıda Demirel portresine ışık tuttum. Çankaya için yapamayacağı şey olmadığını izah ettim, "dikkat" mesajı vermeye çalıştım.

Demirel"i anlamak mümkündü de, bu saatten sonra peşine takılanları anlamak mümkün değildi. Ola ki faydası olur düşüncesiyle, "Demirel"e siyasi yatırım ne kazandırır? (16 Mayıs 2006)" başlıklı bir yazı kaleme aldım. Lafı eğip bükmeden, bunun bir ölü yatırım olacağını ifade ettim. Baktım ki Demirel hala siyasi kompliman peşinde, "Üç devirde bir adam yine Demirel, yine kaos" (29 Haziran 2006)" başlıklı bir başka yazıyla, Demirel ne zaman sahnede yer alsa, kendi ikbal hırsı uğruna, rejimi de tehlikeye düşürme pahasına siyasi yapıyı allak bullak ettiğini anlattım. Tıpkı bugünlerde yaptığı gibi...

Tavşana kaç tazıya tut politikası"

DP-Anavatan birleşmesi fiyasko ile sonuçlanınca ATO Başkanı Sinan Aygün"ü Güniz Sokak"taki evine çağırarak görüşen Süleyman Demirel"in, Anavatan lideri Erkan Mumcu için, "Kanserli kolu keseceksin ki bütün vücudu kanser sarmasın. Mumcu kendisini de, partisini de bitiriyor"" sözleri basına yansıdı. (Akşam, 4 Haziran 2007)

Erkan Mumcu için bunları söyleyen Demirel"in aynı günlerde en ilginç ziyaretçileri kimlerdi biliyor musunuz? DYP kongrede adını Demokrat Parti olarak değiştirince, bir grup kişi hemen DYP ismini alarak soluğu Demirel"in Güniz Sokak"taki evinde aldılar. Demirel izlediği "tavşana kaç tazıya tut" politikası ile böylece bir döneme daha damgasını vurdu. İpleri elinde tutma konusunda hiçbir şeyi şansa bırakmıyordu.

Son dönemde CHP"nin yaptığı transferleri değerlendiren Prof. Dr. Yalçın Küçük SKY da yayınlanan "Kalemler ve Kılıçlar" programında, Demirel"in takdis ettiği isimlerin CHP"ye gittiğini söyledikten sonra, "Bizim gençlik yıllarımız Baykal"la geçti. Baykal"ın kendisi de aslında iyi bir Demirelcidir" dedi. Kısacası, Baykal, Demirel el ele verdi, Özal"ın Anavatan"ın içi boşaltıldı. Bir zamanların en hızlı ANAP"lısı Yaşar Okuyan bile, genel başkanı olduğu HÜR PARTİ"nin MKYK"sını toplayarak, CHP"ye iltihak kararı aldı.

Karar anı"

İnsanların hayatlarında bazı karar anları vardır. Ecevit"in 12 Mart muhtırasına gösterdiği demokratik duruşu TSK"nın 27 Nisan bildirisine Sayın Mumcu gösterseydi ve fısıltılara ve Demirel"e değil de milletin sesine kulak vererek Meclis"teki yerini alsaydı bugün durumu nasıl olurdu dersiniz?

Ve bir soru" Özal"ı kendisine siyasi idol yaptığını zanneden Erkan Mumcu, Demirel"in peşine takılmakla kılavuzu yanlış seçtiğinin farkına hiç olmazsa bugün itibariyle varabildi mi acaba?

Mesut Yılmaz, "Anavatan artık bitmiştir" dedi ve Mumcu"yu orayı terk etmeye davet etti. Özal"ın partisi Anavatan"ın bittiğini görmek Demirel"de nasıl bir ruh hali oluşturuyordur dersiniz? Anavatan"ın ruhuna mum dikmenin Mumcu"ya nasip olması ne garip değil mi?