Teziç'e Dava
1 rektör, 1 rektör yardımcısı, 5 dekan ve 1 üniversite yönetim kurulu üyesi, 8 profesör, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç aleyhine
BİR rektör, bir rektör yardımcısı, beş dekan ve bir üniversite yönetim kurulu üyesi, sekiz profesör, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç aleyhine 80 bin YTL (80 milyar lira) tutarında tazminat davası açıyor.
Sorun, bir gazete haberinden çıkıyor.
Takvim Gazetesi 3 Nisan 2007"de bir haber yayınlıyor. Haber, Ankara Tıp Fakültesi"nde öğretim üyesi bir profesörün kızının Diş Hekimliği Fakültesi"ne araştırma görevlisi olarak kabulünde usulsüzlük iddiası içeriyor.
Haberde, tazminat davası açan hocaların isimleri ve fotoğrafları var. Usulsüzlüğü onlar yaptı, anlamında. Aynı haberde, YÖK"ün adı geçen rektör ve dekanlar hakında soruşturma açtırdığı da yer alıyor.
Rektör ve dekanlar, YÖK"ün haklarında soruşturma açtırdığını ve soruşturma nedenini, bu haberden öğreniyor. Soruşturma hem disiplin, hem ceza niteliğinde. Sonuca göre, kınamadan üniversiteden uzaklaştırmaya kadar gidebilecek türde.
DAVA DİLEKÇESİ
Soruşturma gerçekten açılıyor, savunma isteniyor. Ancak, Teziç aleyhine verilen dava dilekçesinde, savunmaların YÖK tarafından süresi içinde kabul edilmediği öne sürülüyor.
Ayrıca, bu haberle adı geçen hocaların kişilik haklarının ihlal edildiği belirtiliyor.
Bir başka ayrıntı, disiplin cezalarının af kapsamında ve zamanaşımına uğramış olması.
Mahkeme dilekçesinde, YÖK"ün soruşturmasına neden olan, bir öğretim üyesinin kızının araştırma görevlisi olarak kabulünde, ilgili yönetmeliğe uygun karar verildiği ve bu nedenle hukuka uygun olduğu görüşü yer alıyor. Asıl nokta bu. Buna rağmen, soruşturma açılması, rektör ve dekanları üzüyor. Hukuki anlamda, kişilik haklarının ihlali iddiasına uzanıyor.
25 MAYIS"TA
Hocaların tazminat talebine ilişkin mahkeme dilekçesi 25 Mayıs günü Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi"ne veriliyor. Duruşması önümüzdeki günlerde.
Geçen hafta, Ankara"da Üniversitelerarası Kurul toplanıyor. Toplantıda Erdoğan Teziç ve Nusret Aras var. Orada da, başka bir nedenle, aralarında tartışma çıkıyor.
Devam eden bir dava nedeniyle, ayrıca hukuki olarak, benim, kim haklı, kim haksız, gibi bir yorumda bulunmam mümkün değil.
Ancak, üzücü olan, bir YÖK Başkanı"nın rektör ve dekanlarla anlaşmazlığının mahkemelere kadar düşmesi. Bu o kadar sık rastlanan bir olay değil.
Bunlar, mahkemelere düşmeden, diyaloglarla çözülebilecek sorunlar değil mi?
Diyalog ve diyalog. Bizim toplumda en eksik olan bu sosyal davranış biçimi.
