Siyonist "Mossad" Çirkin Cinayet
Filistinli mühendis Dırar Ebu Sisi'nin bir ay önce Ukrayna'da kaçırılıp Siyonist işgal devletine teslim edilmesi olayının...
Filistinli mühendis Dırar Ebu Sisi'nin bir ay önce Ukrayna'da kaçırılıp Siyonist işgal devletine teslim edilmesi olayının ve Siyonist düşmanın elindeki Filistinli esirlerin uzun listesine eklenmesinin ayrıntıları yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Gelen bilgiler, Ukrayna İçişleri Bakanı eski yardımcısının Mossad ile birlikte Ebu Sisi'nin kaçırılması olayına karıştığı yönünde.
Ebu Sisi'nin herhangi bir sınır kapısından çıkış kaydının olmaması da bu ithamları teyit ediyor. Bu da Harkov kentinde Ebu Sisi'yi trenden alıp kaçıranlar ile sınır polisinin haberi olmadan ülke dışına çıkarılmasını kolaylaştıranlar arasında bir anlaşma olabileceğine işaret ediyor.
Bu olay Mossad'ın bölgede faaliyet alanının ne kadar genişlediğini gösteriyor. Herhangi bir kimseyi (özellikle de Filistinlileri) hedef almada Siyonistlerin kırmızıçizgileri yok. Yeter ki Siyonistler bir şahsın güvenliklerine tehlike teşkil ettiğine karar versin. Mossad'ın uzun yıllardır sürdürdüğü faaliyetleri boyunca Siyonist işgal devletinin düşmanlarından önce dostlarının toprakları Mossad'ın ağırlığı olan birçok Filistinli ve Arap şahsiyeti öldürdüğü operasyonlara sahne oldu.
Mossad'ın Arap ve bölge ülkelerindeki operasyonlarını idare ettiği ana merkez olan Tel Aviv'den sonra Irak, özellikle Amerika'nın Bağdat'ı işgali sonrası Mossad'ın ikinci merkezi olarak ön plana çıktı. Mossad'ın operasyonları sadece suikastlarla sınırlı değil. Bilakis tek bir millet olan Arapların arasına ayrılık sokmaya da çalışıyor. Lübnan gazeteleri, bir süre önce bölgesel ve uluslararası 40 istihbarat biriminin Lübnan'ı geçen yüzyılın seksenli yıllarındaki iç savaş günlerine geri döndürmek için çalıştığını yazmıştı.
Siyonist Mossad, mezhepçilik ve ırkçılık oyununun aletlerini harekete geçirmek için zehirli bir yılan gibi planlarını uyguluyor. Mossad'ın üst düzey yetkililerinden biri Mossad'ın gizli operasyonlarında ihtiyacı olan bilgilerin yüzde 95'ini Amerikan istihbaratından aldığına işaret ediyor. Dr. Hamdi Kannas, "Mossad" isimli kitabında, 1986 yılında Mossad ile CIA arasında ortak güvenlik komisyonu kurulduğuna işaret eder. Bu komisyonun hedefi, Arap ülkelerinde ve diğer yabancı ülkelerde Filistinli ve Arap şahsiyetlere yönelik suikastlar gerçekleştirmektir. Suikastların amacı ise, bu ülkelerdeki bazı sosyal kesimlerin Arap davalarına olumlu yaklaşımını zayıflatmaktır.
Şehit komutan Mahmud El-Mebhuh'un Dubai'de suikastla öldürülmesi, Arap ve Filistinli liderleri, mücahitleri ve müfekkirleri öldüren Mossad'ın kara tarihini ve acı hatıraları yeniden gündeme getirdi. Bunlardan daha da önemlisi, bu kadar çok şahsın ve devletin cinayete adının karışmasıdır. Bazılarının gerçekten de bu olaya karıştığı ve suikastı önceden bildiği tespit edilmiştir. Dubai'deki güvenlik birimleri katillerin kimliklerini fotoğraflarıyla açıklamasına rağmen şu ana kadar hiçbiri tutuklanmadı.
Siyonist işgal devletiyle en uzun sınıra sahip olan Ürdün, Mossad'ın ana ve stratejik hedefi sayılır. Daha da ötesi, birinci hedeftir. Son olarak Ürdünlü bir işadamının Mossad'a ajanlık işine bulaştığının ve (Ürdün'de değil) Mısır'da gözaltına alındığının ilan edilmesi, gizli ellerin Ürdün topraklarında Siyonistlerin az önce belirttiğim planlarını gerçekleştirmek için çalıştığının açık delilidir. Amerika Birleşik Devletleri'nin kalbinde Mossad için çalışan casusluk şebekesi ortaya çıkarılmışken bizim topraklarımızda Mossad'ın hiçbir hücresinin yakalanmaması akıl alır bir şey mi?
Yaptıkları coğrafi bölgeyi aşan ve zaman zaman efsaneleştirilen Siyonist istihbarat birimi Mossad, bugün Gazze Şeridi'nde Filistinli direniş gruplarınca esir tutulan Siyonist asker Gilad Şalit'in yerini tespit edemiyor. Hatta El-Ufule, El-Hudeyra ve Tel Aviv caddelerinde yürüyen ve kendilerine ölüm getiren kişinin kimliğini dahi tespit etmekten aciz kalıyor.
Habib Ebu Mahfuz / fiem
