Şeyh Naim Kasım: Direniş kırılmaz, Lübnan teslim olmaz
Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım, ABD ile işgalci İsrail rejiminin İran ve Lübnan’ı hedef alan planlarının başarısızlığa mahkûm olduğunu vurguladı; direnişin silahıyla, halkıyla ve iradesiyle ayakta kalacağını belirtti.
Hizbullah Genel Sekreteri Hüccetülislam vel Müslimin Sayın Şeyh Naim Kasım, ABD Başkanı Donald Trump’ın politikalarını sert sözlerle eleştirerek, Washington yönetiminin dünyanın kaynaklarına el koymak ve halkların iradesini bastırmak amacıyla küresel ölçekte müdahalelerde bulunduğunu söyledi.
Şeyh Kasım, Trump’ın Siyonist rejim hükümet başkanı Benjamin Netanyahu ile birlikte hareket ederek İran’da rejimi devirmeyi ve direniş eksenini zayıflatmayı hedeflediğini belirtti. Bu amaçla ABD ve İsrail ajanlarının devreye sokulduğunu kaydeden Şeyh Kasım, söz konusu planların başarısızlığa uğradığını vurguladı.
Kur’an-ı Kerim’i Yönlendirme ve İrşad Derneği tarafından düzenlenen Kutlu Nebevi Bi’set yıldönümü anma töreninde konuşan Şeyh Kasım, İran’da yaşanan gelişmelere dikkat çekerek, “Büyük İran halkı milyonlar halinde sokaklara çıktı. Bu tablo halkın iradesini açıkça ortaya koydu. Milyonlar, birkaç sabotajcı ajanla kıyaslanabilir mi?” ifadelerini kullandı.
ABD’nin özgür ve bağımsız halklar istemediğini belirten Şeyh Kasım, Washington’un temel hedefinin halkları kontrol altına almak ve işgalci İsrail’in bölgedeki yayılmacı politikalarına alan açmak olduğunu söyledi. İran halkının liderliği, güvenlik güçleri ve geniş katılımıyla sergilediği direnişin, ABD’nin rejimi devirme hedefini boşa çıkardığını ifade etti.
Şeyh Kasım, Hizbullah’ın İran’ı direnişin, bağımsızlığın ve özgürlüğün sağlam bir kalesi olarak gördüğünü belirterek, bu ülkenin mustazaf halklara ilham vermeye devam edeceğini vurguladı. Liderliği ve seçimleri etrafında kenetlenen milyonların yenilmesinin mümkün olmadığını söyledi.
ABD’nin Venezuella’daki müdahalelerine de değinen Şeyh Kasım, Washington’un bir ülkenin cumhurbaşkanını kaçırmaya yönelik girişimlerini çağın en açık suçlarından biri olarak nitelendirdi. Şeyh Kasım, ABD’nin zorbalığına karşı küresel ölçekte halkların ortak bir duruş sergilemesi gerektiğini ifade etti.
Egemenlik Direnişle Sağlanır
Lübnan’a ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şeyh Kasım, egemenlik ve kurtuluşun devlet inşasının temel direkleri olduğunu söyledi. Silahın tekelleştirilmesi tartışmalarının, direnişi hedef alan Amerikan ve İsrail taleplerinin bir parçası olduğunu belirten Şeyh Kasım, bunun Lübnan’ın değil, siyonist işgalin bir dayatması olduğunu vurguladı.
İşgalci İsrail’in saldırganlığının sürmesinin Lübnan’ı gerçek egemenlikten mahrum bıraktığını ifade eden Şeyh Kasım, direnişe verilecek her tavizin daha fazla saldırganlığı teşvik edeceğini söyledi. Direnişin elindeki silahın, Lübnan halkını savunmak için zorunlu olduğunu dile getirdi.
“Eğer Lübnanlıların kendilerini savunacak gücü olmazsa, İsrail’in ülkenin her noktasını ihlal etmeyeceğini kim garanti edebilir?” diyen Şeyh Kasım, silahsızlandırma çağrılarının ülkeyi daha büyük tehlikelere sürükleyeceği uyarısında bulundu.
Direnişin tasfiye edilmesinin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Şeyh Kasım, “Biz direniş olarak kalacağız ve Lübnan direnişsiz kalmayacak” dedi.
İstikrarsızlığın Nedeni ABD ve İsrail Baskısı
Şeyh Kasım, savaş sonrasında Lübnan’da istikrarın sağlanamamasının temel nedeninin ABD ve İsrail baskısı, işgalin sürmesi ve bazı çevrelerin fitne üretmesi olduğunu söyledi. Güvenlik istikrarı olmadan siyasi ve ekonomik istikrarın mümkün olmayacağını ifade etti.
Ateşkes anlaşmasına da değinen Şeyh Kasım, Lübnan’ın yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ancak Siyonist rejimin hiçbir taahhüdüne uymadığını söyledi. 1701 sayılı kararın ve ulusal güvenlik stratejisinin Lübnan’ın iç meselesi olduğunu vurguladı.
Devlet inşasının önündeki engeller arasında mali ve siyasi yolsuzlukları ve Amerikan vesayetine bağımlı grupları gösteren Şeyh Kasım, bu çevrelerin direnişle ordu ve halk arasında fitne çıkarmaya çalıştığını belirtti.
Şeyh Kasım, Lübnan’ın saldırganlık, yolsuzluk ve bağımlılıkla karşı karşıya olduğunu ifade ederek, birlik çağrısında bulundu. “Eğer direniş, bu çevre ve bu halk ayakta kalmazsa; hepimiz tek bir el olmazsak, kimse kurtulamaz” dedi.
on4haber
