İşbirlikçi Ulusalcıların Ortak Özellikleri

Ülkeyi asıl sahiplerine devretmeden, kültürel, ekonomik ya da askeri işgal devam edecek...

İbrahim Küçük / Tevhidhaber

İşbirlikçi Ulusalcıların Ortak Özellikleri

İşgaller her belde de farklılık arz eder. Kimi beldeler kültürel işgale maruz kalır, kimi beldeler ekonomik işgale" Eğer tüm yollar denendiği halde işgal tam manasıyla gerçekleşemezse ya da işgal politikasının değişmemesi gerekiyorsa malum, o belde askeri işgale uğrayacaktır.

İşgalciler için en elzem oluşum o beldede daha önce yeşertilmiş "ulusalcı" yapıdır. Ulusalcı yapı ile işgalcilerin ortak paydası şudur: Ülkeyi asıl sahiplerine devretmeden, kültürel, ekonomik ya da askeri işgal devam edecek, ulusalcıların bürokratik ve kurumsal saltanatı da ınkıtaya  uğramadan karşılıklı nemalanma var olacaktır.

Evet, işbirlikçi Saddam'ın ve Baas'ın görevi buydu. Filistin'deki Arafat ve devamı Ulusalcı el-Fetih'in görevi de budur. İşgale uğramış tüm İslam ülkelerindeki durum böyledir. Mısır, Tunus, Cezayir, Suud ve adını iyi bildiğimiz diğer İslam ülkeleri!

Şimdi Filistin de ulusalcılığın belini Hamas kırmıştır. Dün Lübnan'da Nasrullah'ın kırdığı, dünden evvelde İran'ın kırdığı gibi. Diğer ulusalcılar halklarına rağmen işbirliği sürdüre gelsin bakalım. Halklar işgali, sömürüyü dışarıda aramak yerine içeride arayıp görebilmelidir. Irak halkının dün göremeyip de bugün acılarına katlanmaya çalıştığı yürekler acısı hali hep beraber gözlemliyoruz. Irak'ın ordusu vardı, güçlü(!) bir lideri vardı ama"   

İşbirlikçi ulusalcılarını halk tanımalıdır ve bunların ortak özellikleri vardır. İpuçları vardır. O ortak özelliklerden işte birkaçı, anlayana:

1 – İşbirlikçi ulusalcılar mü'min gibi konuşur kâfir gibi yaşarlar.

2 – Dillerinden ezan, kitap, vatan, millet kavramları hiç düşmez.

3 – İslam, onlar için sadece halkı bir sürü gibi güdüp, büyüklere itaat için kullanılan bir araçtır.

4 – Kanunlarında, tüzüklerinde İslam'a ait şehid, ahiret, cennet gibi bir kavramlar olmadığı halde bu tür kavramları kullanarak vicdani sömürüyü iyi becerirler. Bu becerileri ile birçok alanda halkı adam yerine koymazken, işbirlikçi menfaatleri uğruna gençleri cepheye sürerler. Böylelikle kurumsal saltanatlarını yıllarca sürdürürler.

5 – İşgal ülkelerindeki işbirlikçilerin orduları vatan ordusundan ziyade rejim ordusudur. Vatan işgalinde cephede olmayanlar rejimi koruma adına askercilik oynarlar. Tüm silahları ve becerileri rejimi halka karşı korumak içindir.

6 – İşgal ülkelerindeki işbirlikçi ulusalcı liderlerin en belirgin özelliklerinden biri de; Uzun yıllar görevde kalabilmiş olmalarıdır.Her türlü darbeye dayanıklıdırlar !

Halkları birbirine kırdıran, kardeşi kardeşe ırk, mezheb, merşeb adı altında katlettiren bu mantık Gazze'de düştü. Yüzyıllardır ümmetin içine kavmiyetçilik, mezhebçilik gibi fitne tohumları ekerek işgallerini kolay kılan bozguncular hiç şüphesiz tüm beldelerde daha çok kan akıtmak için kolları sıvayacaktır. Mü'minlere düşen; Kitab'a ve Sünnet'e sarılıp sağlam durmaktır.

Gerçek şu ki, Firavun yeryüzünde  büyüklenmiş ve oranın halkını birtakım fırkalara ayırıp bölmüştü; onlardan bir bölümünü güçten düşürüyor, erkek çocuklarını boğazlayıp kadınlarını diri bırakıyordu. Çünkü o, bozgunculardandı. (Kasas 4)

Tevhidhaber ( Arşiv )

Medya-Makale Haberleri