Abdurrahman Dilipak: Durdurun dünyayı inecek var!

Habervakti.com yazarı Abdurrahman Dilipak'ın yazısını iktibas ediyoruz

Abdurrahman Dilipak: Durdurun dünyayı inecek var!/Habervakti.com

İşler kontrolden çıkıyor gibi sanki.
Trump bir yere toslayana kadar durmayacak sanırım.
İran, bütün dijital ortamlar için bir uyarıda bulundu. ‘Hepsini yedekleyin, ulusal ve global sistemden çıkın lokal çalışın’ dedi.
Bu arada Elon Musk alçak irtifa uydularını kontrollü bir şekilde irtifa seviyelerini aşağıya çekiyor.
Aslında bu kameralı, elektronik izleme netliği, derinliği ve etkinliği açısından çok önemli.
Çin ABD’nin bu uygulamasını eleştirse de dünyada pek yankı oluşturmadı.
Hatta gündem bile oluşturmadı. Bunun anlamı şu, ABD alçak irtifa uydularını daha da alçaltarak aslında global ölçekli bir gözaltı oluşturmaya, askeri amaçlı laser ve RF etkinliğini artırmayı hedefliyor.
Dahası, göksel bazı operasyonlar için, hem uydu sayısını artırması ve hem de entegrasyonu ve senkronizasyonunu sağlaması gerekiyor. Böylece uzaylıların işgali senaryoları, ya da Mehdi, Mesih, deccal senaryoları için yapay zeka, Palantir bağlantılı bir savaş senaryosu ile, ülke yöneticilerin ve ülke halkının yüreğine korku salmak istiyor..
Yakın gelecekte, ülke çapında ya da lokal olarak elektrikler kesilebilir.
Yangınlar, patlamalar çıkartılabilir.
Gökten garip sesler duyulabilir.
Ve Bio Hackerler, Bio Rezonans ve Subliminal mesajlarla canlıları manipüle edebilir..

Dünya giderek daha can sıkıcı, tedirgin edici, ürkütücü bir hal alıyor. Venezüella operasyonu bir başlangıçtı.
Arkası gelecek. Uluslararası hukuk, uluslararası örgütler artık yok.
Trump’ın önünde şimdilik bir engel gözükmese de, ABD’nin kuruluşunun 250. Yılına varmadan Trump’in indirebilirler.
Onun kullanım süresi hemen bitmedi. Hem dünya için hem de ülkesi için bazı adımlar atması gerekiyor. Doların fişini çekmek ve yeni bir kripto parayı dünyaya dayatmak.. Ve bazı ülkelere, örgütlere, kişilere yönelik tehdit, şantaj ve saldırılar gerçekleştirmesi gerekiyor.

Trump, ABD sınırlarını büyüten, yeniden güçlü yapan bir “kral” olarak anılmak istiyor. Sadece ulusal bir kahraman olmak değil, öte yandan Mesih’in gelişi için ortamı hazırlayan bir “aziz” olarak anılmak istiyor. Şeytanı ona yalan söylüyor. Yolun sonunda, şimdi korktukları için kimsenin pek sesi çıkmıyor ama büyük bir ihtimalle, kendi halkı tarafından bile lanetlenecek!

Daha fazlasını keşfedin
Gazete
Gazete aboneliği
Trafik durumu haritaları
Tarih haberleri
Filistin yardım kampanyaları
Hava durumu cihazları
Seyahat turları (Filistin temalı)
gazeteler
Foto galeri
Tarih kitapları
Bu arada batılı ülkeler kendi halkını bir savaş tehlikesine karşı uyarıyor.
Mum stokladınız mı? Gaz lambanız var mı gibi hatırlatmalar yapıyorlar..
Dünyanın herhangi bir yerinde her an elektrikler kesilebilir.
Elektirik yoksa, haberleşme de yok ulaşımda. Şehirde yaşıyorsanız su da yok. Kış ortasında doğal gaz da yok. Çünkü şehirde su yüksekteki mahallelere, çok katlı binalara pompa ile basılıyor. Asansör de çalışmayacak. Doğal gaz dağıtımı da durur. Nasıl pişireceksiniz yemekleri.

“Planet X” geliyor da, Twitter’ın yeni adı “X” olduktan sonra yeni salgına sebeb olduğu iddia edilen mikrobun da kod adı “X”.
Harika değil mi?
Gelen tek mikrop “X” değil.
Bu çok da önemli değil, CoVID gibi bir şey bu.
Ardından gelecek olan “Zombi geyik” virüsü. “Geyik muhabbeti” yapmıyorum.
Hani şu “Kuş gribi”, “Domuz gribi” var ya, öyle bir şey.
Yani CoVID’in “yarasa hikayesi”nin yerini bu kez “Geyik”ler alıyor. Müjde(!?)yi Obama verdi. Hem de danışmanı olduğu “Dünyayı ardında bırak” isimli filmde.
Elektrikli otomobiller çalışmayacak, geyiklerden bulaşacak mikrobun vatanı ABD! Yakalanan ölmek isteyecek, yakınları da hastalanan yakınlarının daha fazla acı çekmemesi için ölümü isteyecekler.
Ötenazi hakkı yasalaşacak. Dünyada mezarlık sıkıntısı çekilecek ve cesetlerin yakılması, kompoza çevrilmesi, etobur hayvanlar için yiyeceğe dönüştürülmesi konuşulacak.

Bu yeni “dalga” da ölüm sayısı CoVID 19’un 20 katı olması bekleniyor. Ha, unutmadan söyleyeyim, Bir de dijital aşı sertifikası geliyor. Aşı olmayıp, Chip de taktırmayanlara evden çıkma izni de verilmeyecek, seyahat hürriyeti kısıtlanacak ve hiçbir sosyal haktan yararlanamayacaklar.

Şaka yapmıyorum!
İnanmak istemiyor olabilirsiniz. “Yok daha neler” de diyebilirsiniz, ama yeni senaryoları böyle.
“Demedi” demeyin diye yazıyorum.
Siz uzaya giden Türk astronot haberlerini izleyebilir, yeni elektrikli otomobil fiyatlarına bakıp, alacağınız otomobilin modelini seçmek için dostlarınızla konuşabilirsiniz, bu da BİREYsel bir özgürlük konusu tabi.
Bu anlatacaklarım birilerine daha önce olduğu gibi “Komplo” gibi de gelebilir.
“Ne Atom bombası, ne Londra konferansı” ne de Gazze sizi ilgilendirmiyor olabilir. Ye hamburger, iç Cola!

Hollanda kraliçesi Máxima, WEF'in yıllık Davos zirvesinde konuşurken diyor ki "Dijital kimlik yalnızca finansal hizmetler için değil, aynı zamanda okula kayıt, kimin aşı olup olmadığının belirlenmesi ve devlet yardımlarının alınması için de gereklidir."

2026 çok zor bir yıl olacak gibi.
Yılın ilk çeyreği işin fragmanı gibi.
ABD her yere saldırabilir, yılın ilk çeyreğinde, ama, 2. Çeyrek’te, yani kuruluşun 250. Yılına giderken işler tersine dönebilir.
Trump için bu süreç yolun sonu olabilir. Tabi sadece Trump için değil, ABD içinde.
3. Çeyrekte birileri benden sonrası tufan deyip çakma mehdileri, Mesihleri, uzaylıları sahaya sürebilir. Zaten ABD ve İsrail; İran’a saldıracaksa bölge bir anda cehenneme çevrilebilir.
Son çeyrek ise kaotik anlamda, belirsizliklerle dolu bir dönem olabilir. Büyük bir yıkımın ardından yeni bir başlangıç için ağır ve pahalı bir ders, bedel ödemek zorunda kalabilir insanlık. Yakında uzaylıların dünyayı işgal için öncü güçlerin kaf dağına iniş yaptıklarını duyarsanız şaşmayın. Sakın uzaylılar, UFO’larla Kaf dağına hapsedilen Yecüc Mecüc kapısını açmak için gelmiş olmasınlar.

Anunakiler, “Enki’nin kayıp kitabı” vs. Mars’tan gelmekte olanlar (!?) yetmiyor, bir de “Hastalık X” geliyor. Hani şu “Zombi virüsü” dedikleri..

''Tanrının'' en güçlü frekansı ne biliyor musunuz 963 müş.
Tanrı parçacığından sonra onu da bulduk.
Zaman diye bir şey yokmuş.
Yerçekimimi yoksa atmosfer basıncı mı onu da bilmiyoruz.
Evrenin güçlü frekansı 999’muş, onu dinleyince Tanrıyı zihninizde hissedecekmişsiniz. Lucid Dreeam, astral yolculuk derken, insanlık, karanlık bir gece, fırtınalı bir havada, tehlikeli bir denizde pusulasını kaybetmiş bir gemi gibi ortada kalabilir..

Hakikatten kopmayacaktınız, algıları, artırılmış sanal gerçekleri, gerçek sanmayacaktık. O gün başımıza gelecek olanlar, bugün yaptıklarımızın karşılığıdır.

Ha bu arada Satürü’nün halkaları kaybolmuş, bulanlar en kıza zamanda Uzay ajansına bildirsin.
Sonra Gezeravcı çaldı diye başımıza iş açmasınlar.
Avcı gezer de, o Satürn'e gitmedi ki, hem çalacak olsa kılıfını daha önce hazırlaması gerekirdi.
Uzay üssünden kaçıp gidip alıp geldiğini de sanmıyorum. Zaten yakında biz de gideceğiz, bakalım gerçekten çalmışlar mı? Kuyruklu gezegen diye bir gezegen varmış.
Tarık grubu içinde bir kuyruklu yıldız varmış da, bu yıldız kuyruklu bir yalan olmasın. Hala bu haberlerle oyalanmaya devam edecek misiniz? Hadi yine iyisiniz yaşama dünyadan daha elverişli 4 gezegen daha bulunmuş. Ha yeni yaşam bulunan gezegen Neptün’müş. Biraz uzak ama mecbur kalırsanız, niye olmasın. Belki orada kiralar buradaki kadar yüksek olmayabilir (!?). Siz “Emanet sandığı”nı araya durun birileri 800 milyon yıllık bir tabut bulmuş. Bu haberler, birilerinin daha çok ilgisini çekiyor.

Kıyamet ile ilgili en çok anlatılan 10 alamet şöyle: “Duhan, Deccal, Dabbetü'l Arz'ın zuhuru Güneşin batıdan doğması, Hz. İsa'nın yeryüzüne inmesi, Ye'cüc ve Me'cüc, Doğuda, Batıda ve Arap yarımadasında üç bölgenin yere batması ve insanları kıyamet savaşına yerine sürecek olan ve Aden çukuru’ndan çıkan bir ateşin zuhuru."
Tabi, yüksek binalar, çoğalan zina, her türlü ahlaksızlığı da buna eklemek gerek.
Hergün kıyamete bir adım daha yaklaşırken, bu haberler de aklınızda bulunsun derim. Dün CoVİD ve mRNA tuzağına düşenler, bugün ona benzer tuzaklara düşmek istemiyorlarsa, yaşananlardan bir ders alması gerek. Bizler alemlere rahmet olarak gönderilen ahir zaman peygamberinin ümmetiyiz.

“X hastalığı geliyor” diye şimdiden konuşmaya başladılar ya, DSÖ “X Pandemisi” sırasında tüm yönetim yetkilerini ulus devletlerin hükümetlerinden alıp ulusları tek elden yönetme yetkisi almak için harekete geçmekle kalmamış, örgüt adına birileri tehditlerine başladı bile.. Yörünge, istasyon, uzay, bizim adam, sizin adam, etli pilav gibi gibi romantik işleri bir kenara bırakın da acı ve korkutucu gerçeklere dönün, ne önlem alacağınızı düşünün, hükümetinize bu durumda nasıl tavır alacağını sorun.
Hükümetiniz ne düzeyde bunlarla görüşüyor, olağanüstü yetkileri ve dokunulmazlıkları amaçlarına giden rota için mi verdi bu adamlara? Yeni ve artık ayyuka çıkmış planla ilgili yeni istekleri için ne cevap verildi/verilecek bu acayip örgüte?
Yok umurumuzda değil diyorsanız kemerlerinizi bağlayın, yine kapılar kapanacak, yerçekimsiz ortamda değil ama parasız pulsuz, ulusal egemenliğimiz artık tamamen elimizden alınmış bir şekilde ışık hızında Tek Dünya Devletine geçiyoruz.
Kralı bilmem ama “Halk çıplak, hem de çırılçıplak” olacak.
Bir hastalık düşünün, Dünya Sağlık Örgütü denilen başında bir anarşist eskisinin bulunduğu global aparat tarafından zaman içinde geleceği, pandemi oluşturacağı ve CoVID den 20 kat daha öldürücü olduğu bildirilen bir hastalık bu.
Öyle bir hastalık ki neyin sebep olduğu belli değil, belirtileri belli değil, nasıl hasta edeceği ve öldüreceği belli değil, nasıl bulaşacağı belli değil, teşhis metodları belli değil ama kötü bir pandemi yapacağı belli, çok öldürücü olacağı belli. Nereden bildin, medyum musun bire Tedros? Bilin ki CoVID, mRNA günlerinde yaşananları unutmadık ve buna da direneceğiz!.

Selam ve dua ile.

Medya-Makale Haberleri