Şemdinli Davası Kararının Gerekçesi
Van Ağır Ceza Mahkemesi, Şemdinli davasında, verdiği görevsizlik kararın gerekçesini açıkladı.
Mahkeme, Yargıtay'ın görevsizlik konusundaki bozma kararlarına direnilemeyeceği hususunun Yargıtay’ın istikrar kazanmış kararlarından olduğu belirterek davayı askeri mahkemeye gönderdi. Van Ağır Ceza Mahkemesi, askeri mahkemenin ise sanıkları iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis, ayrıca 88 yıl hapis cezasına çarptırılmaları gerektiğini belirtti.
Van Ağır ceza sanıkları 2 kez müebbed ve 4,5 yıl hapis istemiyle yargılayıp, toplam 39 yıla mahkum etmişti.
Van 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi Yargıtay 9’uncu Ceza Dairesi’nin görevsizlik kararına uyarak, "Yargıtay'ın kararlarına direnilemeyeceğini", ve "Terörle mücadalede askerlerin işlediği suçların askeri mahkemede yargılanmasının zorunlu" olduğunun Türk Ceza Kanununda belirtildiğine dikkat çekerek, Şemdinli davasını askeri mahkemeye gönderdi.
MÜEBBET HAPİS CEZASI İSTENDİ
Van 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi, sanıkların eylemlerini Yeni Türk Ceza Yasası’nın “suç işlemek için kurulmuş örgütün üyesi olma” suçunu düzenleyen 220’nci maddesi kapsamında değerlendirmişti. Sanıklar bu doğrultuda bomba ile adam öldürme ve adam yaralama suçlarından 39’şar yıl hapis cezasına mahkum etmişti.
Bu kararının ardından Yargıtay’ın bozma ilamına uyarak görevsizlik veren Van 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi, dosyayı askeri mahkemeye gönderirken, suç vasfının ise değiştirilmesini öngördü. Mahkeme, bu sefer sanıkların suçlarının Yeni Türk Ceza Yasası’nın 302’nci maddesinde düzenlenen “Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak” suçundan yargılanmasını öngördü. Böylece Şemdinli sanıkları askeri mahkemede “ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası” ile yargılanacak. Sanıkların ayrıca Terörle Mücadele Yasası’nın 5’nci maddesi uyarınca yargılanması öngörüldü. Yasanın bu maddesi, cezanın yarı oranında arttırılmasını öngörüyor.
“HUZURA ATILAN BOMBA”
Van Mahkemesi’nin gerekçeli kararında, Cumhuriyet savcısının hüküm kurulmadan önce mahkemeye yazılı olarak sunduğu mütalaadan, paragraflara da yer verildi. Savcılık, Şemdinli’de Umut kitapevinin bombalanmasını ‘’Huzur ve güven ortamına darbe’’ olarak niteledi ve şu görüşleri savundu:
- Jandarma istihbarat mensubu sanıklar Ali KAYA ve Özcan İLDENİZ’in terörle mücadele adı altında yola çıkıp, bir süre sonra yasaların kendilerine verdiği yetkileri tam bir sorumsuzluk içinde kullanarak ve yasadışılığı meşru sayıp amaçlarına ulaşmak için her yöntemi benimseyerek, yanlarında eski bir PKK üyesi şüpheli Veysel ATEŞ’le birlikte dayanışma ve işbirliği içinde hareket edip, PKK terör örgütü ile bağlantısı olduğunu düşündükleri Seferi YILMAZ’ı öldürmek veya ona zarar vermek amacıyla, yani suç işlemek için aralarında anlaşma sağladıkları,
- Sanıkların tam bir sorumsuzluk ve pervasızlıkla gerçekleştirdikleri bu eylemleriyle yıllardır süren terörle mücadele çalışmalarında binlerce şehit veren güvenlik güçlerimizin büyük bir özveriyle yürüttükleri çalışmalarda elde ettikleri kazanımlara, huzur ve güven ortamına büyük zarar verdikleri’’
SUÇ “TERÖRLE MÜCADELE” KAPSAMINDA
Kararda, bölücü terörle mücadele ile ilgili Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bütün faaliyetlerinin askeri nitelikte” olduğu kaydedildi ve davaya bakmaya, Yargıtay’ın da kararı doğrultusunda, Askeri mahkemenin yetkili olduğu vurgulandı. Sivil sanık Veysel Ateş’in ise diğer sanıklarla birlikte suç işlediği ve delillerin birlikte değerlendirilmesi bakımından birlikte yargılanmasında zorunluluk bulunduğu kaydedildi. . Dosya Van Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesine gönderildi. Yeni yargılama askeri mahkemede yapılacak.
gazeteport
