Sakarya Başörtüsü Platformu 51.eyleminde
Sakarya Başörtüsü Platformu 51.eyleminde insanların emeğini sömüren darbe düzenini,yasağın alanını sürekli genişletmeye çalışan yasakçı zihniyeti kınadıklarını bildirdiler.
Sakarya Başörtüsü Platformu 51.eyleminde insanların emeğini sömüren darbe düzenini,yasağın alanını sürekli genişletmeye çalışan yasakçı zihniyeti ve bu zihniyetin uygulayıcıları olan askeri bürokrasi,cumhurbaşkanlığı,yargı,yök ve medyanın yasağın acımasızca sürdürülmesindeki vahşi tutumlarını protesto etti.
Sakarya Başörtüsü Platformu 51 haftadır başörtüsü yasağına karşı sürdürdüğü eylemlerde bu hafta, mutlu azınlığa peşkeş çekilen ülkenin özkaynaklarının dar gelirli halka gelince hemen kısıldığı belirtilirken,Türkiye"nin halkını sadece seçim zamanlarında hatırlayan politikacıların cirit attığı bir ülke olduğu söylendi.Yasağın, Türkiye"den sonra başörtülülerin üniversite öğrenimlerini sürdürmeleri için başvurdukları Bulgaristan ve Kazakistan"da da uygulanması için işbirlikçi medya aracılığıyla yanıltıcı haberler yapıldığının belirtildiği açıklamada, YÖK"ün, başörtülülere imkan tanıyan,burs yardımında bulunacağını taahhüt eden başta İran ve Suriye olmak üzere diğer müslüman ülkelere gidilmesini önlemek için ileri sürdüğü sözde "denklik" zulmü protesto edildi.
Açıklamada ayrıca askeri bürokrasinin islami kimliğe karşı olan tahammülsüzlüğü ve hükümetin düştüğü acziyet şu sözlerle kınandı: "Genelkurmay Başkanlığında devir teslim yapılıyor.Zulmü teslim alanın ağzından çıkan ilk sözcüklerden biri "irtica tehdidi" oluyor.Müslümanlara yine sopa gösteriyor,başörtülülere adeta hakaret ediyor.30 Ağustos törenleri kapsamında taze Genelkurmay Başkanı resepsiyon veriyor.Kendisine adeta yağ çekercesine günler öncesinden Genelkurmay Başkanlığına atama kararnamesini imzalayan hükümet üyeleri resepsiyona başörtülü eşlerini getiremiyor.Herkese tek tek teşekkür eden Hilmi Özkök ve Yaşar Büyükanıt Hükümete bırakın teşekkür etmeyi adını bile anmıyorlar.Hükümet ise acziyet ve çaresizliğin verdiği siniklik ile ne yapacağını bilemiyor.Sadece olan biteni izlemekle yetiniyor.Uyuklama numarası yapıyor.Ağzını açarak esnemekle yetiniyor."
"Başörtüsü İslam"ın emri, Müslüman kadının kimliğidir," yazılı pankartlar taşıyan platform mensupları eylem boyunca "Uyan, Diren, Özgürleş!"," Yasaklar bizi yıldıramaz!" ve "Yaşasın başörtüsü direnişimiz!" sloganları attılar. Eylemde, "Siyonizme taşeronluğa hayır! Lübnan"a asker gönderilmesin!", "Yaşasın başörtüsü direnişimiz!","Yaşasın küresel intifada!" ve "Başörtüsüne özgürlük, hemen şimdi!" yazılı dövizler de taşındı.
Açıklamanın tam metni :
Sakarya Başörtüsü Platformu 51.Basın Açıklaması
ZULMÜ BİRBİRLERİNE DEVREDENLERİ DEVİRMEK ANCAK DİRENİŞ İLE OLACAKTIR.
İnsanları karın tokluğuna yaşamaya mahkum ediyor bu ülkeyi yönetenler.Halkın emeğini , alın terini son damlasına kadar sömürüyorlar.Cuntacı darbe düzeni sopasını halkın üzerinden eksik etmiyor.Sürekli estirilen darbe rüzgarı yüzünden , insanların emniyetleri ve güvenceleri yok bu ülkede.İnsanların eğitim hak ve özgürlüklerini ellerinden almış ve gasp etmiş durumdalar.Nesillerin ne olacağına , nasıl yetiştirileceğine dair hiçbir teminat ve gelecek beklentisi içine girilemiyor.Sermayedarlara , silahlanmaya , bürokrasinin hantal başlarına gelince , saçıp savrulan ülkenin özkaynakları , işçiye , memura , esnafa , dar gelirliye gelince hemen kısılıyor cimrileştiriliyor.Doğruluk nedir adalet nedir hak-hukuk nedir hiç işlerine gelmiyor.
Türkiye ahlakın ve dürüstlüğün yerlerde süründüğü bir ülke.İktidarı ellerinde tutanların içinde bulunduğu İslam düşmanlığı , Batı hayranlığı , maddeci , pozitivist bakış açısı , kimliksiz ve kişiliksiz politikalar , magazinel kültürü , ahlaksızlığı , günü birlik yaşamayı özendiriyor , hoş gösteriyor.Koskoca bir ülke ; bunamış , iradesiz , güçsüz , çaresiz , edilgen bir yığın haline dönüştürülüyor.
Hiçbir şey üretemeyen , dışa bağımlı, ABD"nin emir ve yasaklarıyla hareket eden , sanayisi güçsüz ve zayıf , savaş uçaklarının modernizasyonunu dahi katil İsrail"in yaptığı zavallıların idare ettiği bir ülke Türkiye.
Kendi sahip olduğu potansiyeli ile hiçbir şey üretemeyen , ihraç edemeyen , çiftçinin mahsulünü yok pahasına kapatmaya çalışan düzenbazların bolca bulunduğu bir ülke Türkiye.Halkını sadece seçim zamanlarında hatırlayan çıkarcı politikacıların cirit attığı vefasız bir ülke Türkiye.
Ve ne gariptir ki ; içeride vahşice uyguladığı başörtüsü yasağını , şimdi de dışarıya ihraç edebilmek için uğraşan , bundan ayrı bir haz duyan ve bununla öykünen zorbalar tarafından yönetilen bir ülke Türkiye.
Türkiye"de zorbaca uyguladıkları yasak ile insanların hayatlarını karartanlar şimdi de ; Kazakistan ve Bulgaristan"daki üniversitelerde de başörtüsü yasağını uygulamak için iştah kabartıyorlar.Kendi ülkesinde başörtüsü ile okuyamadığı için , çaresiz bir şekilde , binbir zorlukla yurt dışında okuma yolunu seçenler için de umutları yok etmeye çalışıyorlar.
Ayrıca yine başörtülülere imkan tanıyan ve burs yardımında bulunacağını taahhüt eden , İran,Suriye ve diğer Müslüman ülkelere gidilmesin diye bu ülkelerde üniversitelere denklik verilmeyeceğini söylüyorlar.
Tam anlamıyla bir kuşatma , mutlak manada bir galibiyet istiyor yasakçılar.Başörtülülere hiçbir yerde hiçbir şekilde yaşam ve nefes alma hakkı vermemek için her türlü tuzak ve planı uyguluyorlar.
Başörtüsü yasağını yurt dışına ihraç etmeye çalışan yasakçılara en büyük desteklerden birini yine medya veriyor.Hürriyet ve Milliyet Bulgaristan konusunda baskı oluşturmak için "Bulgaristan türban şaşkını" gibi manşetler atarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararını örnek göstererek "sakın ola başörtülülere üniversitelerinizi açmayın imasında bulunuyor.Oysa bu kararın hiçbir üniversite için herhangi bir şekilde emsal teşkil edemeyeceği gerçeğini görmezden geliyor.
Öte yandan Hükümet"le her fırsatta dalaşmayı üzerine vazife edinen YÖK Çukurova Üniversitesinde 30 kişilik türbansavar timi kuruyor.Meydanı boş bulanlar İslami düşünce ve yaşantının en bariz göstergelerinden biri olan başörtüsü konusunda o kadar çok yasak kriteri oluşturuyorlar ki bir süre sonra olayın nereye evrileceğine dair hiç kimse net ve tutarlı bir öngörüde bulunamıyor.
Öyle ki başörtüsünün yasaklanması ve yasağın acımasızca ve vahşice sürdürülmesi konusunda Ahmet Necdet Sezer kriterleri,Doğan Grubu kriterleri,YÖK Kriterleri,Milli Eğitim kriterleri ve tabi hepsinin belirleyicisi üniformalı bürokrasinin efendilerinin kriterleri.Bunların hepsi ama hepsi işi gücü bırakmışlar başörtüsü yasağı konusunda yeni yepyeni kriterler geliştirme ve uygulama derdine düşmüşler.Bu gözü dönmüşlüğün nerede duracağına ilişkin hiçbir belirti ve öngörü yok. Sıranın marketlere,alışveriş merkezlerine,tiyatrolara,sinemalara ,otellere gelmeyeceğini zannetmek bile şaşkınlık ile eşdeğer bir duruma gelebiliyor.Yasak bu şekilde kanıksatılmaya çalışılıyor.
Genelkurmay Başkanlığında devir teslim yapılıyor.Zulmü teslim alanının ağzından çıkan ilk sözcüklerden biri "irtica tehdidi" oluyor.Müslümanlara yine sopa gösteriyor,başörtülülere adeta hakaret ediyor.30 Ağustos törenleri kapsamında taze Genelkurmay Başkanı resepsiyon veriyor.Kendisine adeta yağ çekercesine günler öncesinden Genelkurmay Başkanlığına atama kararnamesini imzalayan hükümet üyeleri resepsiyona başörtülü eşlerini getiremiyor.Herkese tek tek teşekkür eden Hilmi Özkök ve Yaşar Büyükanıt Hükümete bırakın teşekkür etmeyi adını bile anmıyorlar.
Hükümet ise acziyet ve çaresizliğin verdiği siniklik ile ne yapacağını bilemiyor.Sadece olan biteni izlemekle yetiniyor.Uyuklama numarası yapıyor.Ağzını açarak esnemekle yetiniyor.
Diğer tarafta başörtüsüne özgürlük için insanlar haftalardır,aylardır direniyorlar.Kendilerine biçilen yasağa boyun eğme rolünü reddedip kendi özgürlük ve kurtuluşları yanında bütün bir ülkenin kurtuluş ve özgürlüğü için meydanlarda direniyorlar.Yılmadan , usanmadan zulmün çirkin yüzünü ifşa etmek ve zulme karşı direniş örnekliğini sürdürmek için mücadele ediyorlar.
Zulmü birbirlerine devir edenlerin devrileceği günlerin gelmesi ancak ısrarla inatla istikrarla sürdürülecek direniş örnekliğinin gösterilmesi ile mümkündür.
SAKARYA BAŞÖRTÜSÜ PLATFORMU - https://www.sakaryadayanismaplatformu.org

