PKK YAKTI, YIKTI, KATLETTİ, 6-8 EKİM VAHŞETİNİN ÜZERİNDEN 12 YIL GEÇTİ

PKK YAKTI, YIKTI, KATLETTİ, 6-8 EKİM VAHŞETİNİN ÜZERİNDEN 12 YIL GEÇTİ

HDP’nin Kobani bahanesiyle yaptığı sokak çağrısının ardından İslami sivil toplum kuruluşlarının ve mütedeyyin kişilerin hedef alındığı 6-8 Ekim katliam silsilesinin üzerinden 12 yıl geçti.

6-8 Ekim 2014’te HDP’nin sokağa çıkma çağrısının ardından çok sayıda kentte saldırılar yaşandı. HÜDA PAR üyeleri ve gönüllüleri, partiye yakın sivil toplum kuruluşları ve İslami kimlikli kişiler hedef alındı. Parti teşkilatları taşlandı, dernekler yağmalanıp yakıldı, evler ve işyerleri kundaklandı.

Diyarbakır’da Yasin Börü, Hasan Gökgöz, Riyad Güneş, Hüseyin Dakak, Turan Yavaş ve Cumali Güneş vahşice şehit edildi. Sonraki günlerde Bingöl’de Cengiz Tiryaki ve Fethi Yalçın, Van’da Muhammed Latif Şener silahlı saldırılarda şehit edildi. Mardin’in Kızıltepe ilçesinde Abdullah Muhammed Latif ve Fehad İbrahim Elduveric de İslami kimlikleri nedeniyle hedef alındı.

28 EYLÜL 2014: MERSİN’DE MUSTAZAFLAR CEMİYETİNE SALDIRI

Saldırılar Ekim ayından kısa bir süre önce başladı. Mersin’in Toroslar ilçesi Kurdali Mahallesi’nde bulunan Mustazaflar Cemiyeti Mersin Şubesi, yüzleri maskeli 15–20 kişilik bir grubun saldırısına uğradı. Hakan Okan Merzeci Bulvarı üzerindeki binanın ikinci katındaki balkona ses bombası ve molotof atıldı. Balkonun koruyucu ızgarasına çarpıp yere düşen ses bombası patladı; molotoflar yangına neden oldu.

Dönemin şube Başkanı Veysi Yumlu’nun açıklamasına göre polis saldırılardan yaklaşık yarım saat sonra geldi. Yumlu’nun açıklamasında, cemiyet binalarına daha önce yaklaşık on saldırı yapıldığı ve bunların aydınlatılmadığı bilgisi de yer aldı.

Aynı gün Şanlıurfa’nın Hilvan ilçesinde HÜDA PAR ilçe binasına gece saatlerinde taşlı saldırı düzenlendi. Parti binası ve çevredeki işyerlerinin kamera kayıtları incelendi. İ.T. adlı şüpheli yakalandı.

2–4 EKİM 2014: DİYARBAKIR’DA DERNEĞE, TARSUS’TA KURBAN GÖNÜLLÜLERİNE SALDIRI

2 Ekim’de Diyarbakır’ın Bağlar ilçesi 5 Nisan Mahallesi’nde Yusufi-Der’e saldırı girişimi yaşandı. Saldırı sırasında çıkan kavgada çok sayıda kişi yaralandı.

4 Ekim’de Mersin’in Tarsus ilçesi Tozkoparan Zahit Mahallesi’nde, yasal izinle kurban derisi toplayan Mustazaflar Cemiyeti gönüllüleriyle PKK yandaşları arasında başlayan tartışma, taşlı ve sopalı saldırıya dönüştü. İki taraftan toplam altı kişi yaralandı. Polis yine geç müdahale etti.

6 EKİM 2014: KIZILTEPE’DE PARTİ BİNASI TAŞLANDI, BATMAN’DA ÇOBAN BIÇAKLANDI

Mardin’in Kızıltepe ilçesinde HÜDA PAR binası saat 16.00 dolaylarında taşlandı. Binanın camları kırılıp ateşe verilmeye çalışıldı. Parti yetkililerinin arabulucular ile saldırganlarla görüşmesinin ardından kalabalık dağıldı.

Batman’da Sasonlu çoban Yakup Çelik bıçaklı saldırıya uğradı. Çelik, sakallı olduğu gerekçesiyle hedef alındı ve 15 yerinden bıçaklandı.

HDP yönetiminin Kobani bahanesiyle yaptığı sokak çağrılarının ardından, sonraki günlerde parti teşkilatlarına, İslami derneklere ve vatandaşlara yönelik saldırılar farklı kentlere yayıldı.

7 EKİM 2014: DİYARBAKIR’DA KÖY-DER’E SİLAHLI SALDIRI

Diyarbakır’da HÜDA PAR’a yakınlığıyla bilinen Köy-Der, saat 17.00 dolaylarında pompalı tüfeklerle hedef alındı. Dernek bir süre kuşatma altında tutuldu.

Dernek binasında bulunan Turan Yavaş şehit oldu. Yavaş evli ve iki çocuk babasıydı. HÜDA PAR’ın Bağlar ilçesindeki meclis adayları arasındaydı.

Aynı gün kurban eti dağıtan Yasin Börü, Hasan Gökgöz, Riyad Güneş ve Hüseyin Dakak, saldırganlardan kaçarken sığındıkları apartman dairesinde vahşice şehit edildiler. Arkadaşları Yusuf Er ağır yaralı olarak kurtuldu.

YASİN BÖRÜ VE ARKADAŞLARI

Yasin Börü 16 yaşındaydı ve 11. sınıf öğrencisiydi. Babası fırıncılık yapıyordu. Kurban Bayramı’nda ihtiyaç sahiplerine et dağıtan gönüllüler arasındaydı.

Hasan Gökgöz 25 yaşındaydı ve kuruyemişçilik yapıyordu. Dört yıllık evliydi; iki yaşında bir oğlu vardı. Şehit edildiğinde eşi ikinci çocuklarına dokuz aylık hamileydi. Bedeninde 20 kesici ve delici alet yarası tespit edildi.

Riyad Güneş 26 yaşındaydı. Ortaokul mezunuydu, kuruyemişçilik yapıyordu ve iki çocuk babasıydı. O da kurban eti dağıtımına katılmıştı.

Hüseyin Dakak 19 yaşındaydı. Pasta malzemesi satan babasının yanında çalışıyordu. Otopsi raporunda bedeninde 22 kesici ve delici alet yarası ile ateşli silah yarası bulunduğu aktarıldı.

TANIKLARIN DİLİNDEN KATLİAM GECESİ

Saldırı anına ilişkin polis tutanaklarına geçen tanık ifadeleri katliamın boyutunu gözler önüne seriyordu. Buna göre gönüllüler, kurban kesim yerinden ayrılarak ihtiyaç sahibi ailelere et dağıtmaya başladı. Son dağıtım sırasında bir grup kendilerine kim olduklarını ve mahallede ne aradıklarını sordu.

Gönüllüler ellerindeki kurban eti poşetlerini göstererek muhtaç ailelere yardım götürdüklerini açıkladı. Grup, onları DEAŞ’la ilişkilendirdi. Gönüllüler DEAŞ’la bağlantılarının bulunmadığını, Kobanili ailelere de kurban eti dağıttıklarını anlattı.

Aynı sırada sakallı bir gencin darp edildiği ve Hasan Gökgöz ile Riyad Güneş’in bu kişiyi tanıdığı aktarıldı. İki gönüllü, gencin serbest bırakılmasını istedi. Ardından yaralı genci saldırganların elinden çekerek uzaklaşmaya çalıştılar.

Yasin Börü ve arkadaşları yaklaşık yedi veya sekiz dakikalık kovalamacanın ardından Öz Turan-3 Apartmanı’na girdi. Dış kapıyı kapatıp üst katlara çıktılar. Üçüncü kattaki bir kadın gönüllüleri evine aldı ve kapıları kilitledi.

APARTMAN KUŞATILDI, POLİSTEN YARDIM İSTENDİ

Üst katlardan bir kişi gönüllülerin binada bulunduğunu dışarıdaki gruba bildirdi. Saldırganlar bina kapısını açıp önce çatıya çıktı, ardından daireleri aramaya başladı. Gönüllüleri evine alan kadın polis imdat hattını defalarca aradı. Saldırı tehlikesi bildirilmesine rağmen müdahale gelmedi.

Ev sahibinin eşi yaklaşık yarım saat sonra eve geldi. Bu kişinin bıçak çektiği, gönüllüleri DEAŞ’la ilişkilendirdiği ve daireden çıkarmak istediği anlatıldı. Gönüllüler kapının açılmasını engellemeye çalıştı.

Bu sırada evde bulunan gönüllülerden biri babasını telefonla arayıp içinde bulundukları durumu anlattı ve telefonu ev sahibine verdi. Babası ev sahibiyle görüştü. Daha sonra ev sahibinden dışarıdakilerle konuşarak binayı terk etmelerini istemesi talep edildi.

Tanıkların anlatımına göre ev sahibi bir kişiyi telefonla aradı. Dairenin önündeki bir telefon çaldı. Görüşmenin ardından saldırganlara gönüllülerin bu evde bulunduğu bildirildi. Grup dairenin kapısını zorlamaya başladı.

ÜST KATTAN İPLE İNEN SALDIRGAN DAİREYE GİRDİ

Gönüllülerin bulunduğu evin kapısı zorlanırken saldırganlardan biri üst kattaki daireden sarkıtılan iple mutfağa indi. İçeri giren kişi silahla ateş açtı. Hasan Gökgöz yaralandı; arkadaşları onu banyoya çekti.

Evde bulunan tanıklardan biri saldırganın kendisine de ateş ettiğini, eline aldığı temizlik sopası ve deterjan kutusuyla kendisini korumaya çalıştığını anlattı. Saldırganın silahı yere düşünce ikinci bir silah çıkardığı, açtığı ateşle elinden ve bacağından yaralandığını ifade etti.

Evin içine giren saldırganlar Yasin Börü ve arkadaşlarını silah, bıçak, satır ve diğer aletlerle saldırarak onları üçüncü kattan aşağı atıp, aşağıda da saldırılarına devam etti.

CENAZEYİ ALMAYA GİDEN ARACA ATEŞ AÇILDI

H.B. isimli görgü tanığı anlatımında, Yasin Börü’nün cenazesine ulaşmak için bir araçla bölgeye gidildiği bilgisi bulunuyor. Tanığa göre cenazenin bulunduğu yerde 15–20 kişilik bir grup vardı. Cenazeyi araca almak isteyen kişilere ateş açıldığı ve araca çok sayıda mermi isabet ettiği anlatılıyor. Çevredeki bazı kişilerin de ateş açmasının ardından saldırganlar uzaklaştı. Cenaze araca alınarak bölgeden çıkarıldı.

CUMALİ GÜNEŞ’İN CEBİNDEN YARDIM LİSTESİ ÇIKTI

Cumali Güneş 30 yaşındaydı. Şanlıurfa’da sağlık memuru olarak çalışıyordu. Bayram ziyareti için Diyarbakır’da bulunuyor, kurban eti dağıtımına gönüllü olarak katılıyordu. 7 Ekim’de göğsünden vurulduktan sonra şehit oldu ve cebinden kurban eti dağıtılacak ihtiyaç sahibi ailelerin listesi çıktı.

7 EKİM 2014: BATMAN’DA PARTİ BİNASINA SALDIRI VE YEDİ ARACIN YAKILMASI

Batman’da Turgut Özal Bulvarı’ndaki HÜDA PAR il binasına gece saatlerinde taşlı saldırı düzenlendi. Bina önündeki parti üyeleri karşılık verdi; saldırganlar uzaklaştı. Aynı süreçte biri parti üyesine ait olmak üzere yedi araç yakıldı. Parti binasına yönelik taşlı, sopalı ve silahlı saldırılar gün boyunca sürdü, çok sayıda kişi taş ve molotoflarla, bir kişinin de silahla yaralandı. Kolluk güçleri yine geç müdahale etti.

7 EKİM 2014: ADANA’DA DERNEK, EVLER VE KİTABEVLERİ HEDEF ALINDI

Adana’nın Gülbahçesi Mahallesi’ndeki Mustazaflar Cemiyeti şubesi molotoflu ve silahlı saldırıya uğradı. Saldırılar gece saat 03.00’e kadar sürdü. Binada maddi hasar meydana geldi; müdahale için çağrılan kolluk güçleri olay yerine gelmedi.

Aynı gün saat 22.00’de şubeye yeniden silahlı saldırı düzenlendi. Karşılık verilmesinin ardından saldırganlar araçlarıyla uzaklaştı. Umut-Der Başkanı Selahattin Yeniay’ın evi de molotofla hedef alındı. Küçükdikili Mahallesi’nde yedi işyeri ateşe verildi. Bir kişinin evi ve iki aracı yakıldı. Akşam saatlerinde Nurefşan ve Ensar kitabevlerine molotof atılarak yakılmak istendi.

7–8 EKİM 2014: VAN’DA KUR’AN KURSU VE İŞYERLERİNE SALDIRILAR

Van’ın Muradiye ilçesinde HÜDA PAR binası 7 Ekim günü saat 11.00 dolaylarında taşlandı. Binanın camları zarar gördü. Van merkezde ve Erciş’te parti üyelerine ait Tahtakale Ucuzluk Merkezi işletmelerine de taşlı saldırılar düzenlendi.

8 Ekim’de Erciş’te parti üyelerine ve yakın çevrelere ait işyerleri hedef alındı. Bazı işletmeler ateşe verildi. İlçe başkan yardımcısının lokantası saat 13.30 dolaylarında yakıldı. Van il binasına saldırı girişimi yaşandı. Çaldıran’da belediye başkan adayı Mehmet Selim Çınarcı’nın dükkanı taşlandı.

Van’daki Kur’an kursuna da taş ve molotoflarla saldırıldı. Hamit Caner 7 Ekim’de kurs çevresinde vuruldu. Hamit Caner 58 yaşındaydı. Van Belediyesinde 22 yıllık işçiydi ve altı çocuk babasıydı. Göğsüne isabet eden tabanca kurşunuyla şehit oldu.

7 EKİM 2014: DİYARBAKIR’DA CAMİ-DER VE PARTİ BİNALARINA SALDIRILAR

Diyarbakır’ın Sur ilçesinde Cami-Der’in kapısı kırıldı ve bina ateşe verildi. Silvan’da esnafa ve HÜDA PAR ilçe binasına taşlı saldırılar düzenlendi. HÜDA PAR Diyarbakır İl Başkanlığı saat 18.00 ve 20.30 dolaylarında iki kez silahlı saldırıya uğradı.

Sur ilçesinde 55 yaşındaki Mahfuz Enes de eşiyle bulunduğu sırada vurularak katledildi. Dönemin HÜDA PAR il yönetiminin açıklamasında, Enes’in sarıklı ve cübbeli kıyafeti nedeniyle DEAŞ’la ilişkilendirilerek hedef alındığı bilgisi yer aldı.

7–8 EKİM 2014: MARDİN’DE PARTİ BİNALARI VE DERNEKLER YAKILDI

Kızıltepe’deki HÜDA PAR binası 7 Ekim’de tekrar taşlandı. Saat 14.30 dolaylarında düzenlenen silahlı saldırıda iki parti üyesi silahla, ondan fazla kişi diğer saldırı araçlarıyla yaralandı. Müdahale sağlanamaması nedeniyle yaralılar uzun süre hastaneye götürülemedi.

8 Ekim’de aynı bina saat 17.00 dolaylarında yeniden hedef alındı ve yakıldı. Yangın alt kattaki mescide sıçradı; mescidin halıları yandı.

Derik’te ilçe teşkilatı taşlı, molotoflu ve patlayıcılı saldırıyla yakılarak kullanılamaz hâle getirildi. Nusaybin’de ilçe binası ateşe verildi; üyelerin evlerine taşlı ve silahlı saldırılar düzenlendi. Nusaybin’de faaliyet yapan İslami derneklerden Düşünce-Der’e de taşlı saldırı yapıldı.

Kızıltepe’de Mustazaflar Cemiyeti şubesi yakıldı. Parti üyelerine ait 14 işyeri saldırıya uğradı, bazı işletmeler yakıldı, bazıları tahrip edildi. Dargeçit’te Kadri Şengül’ün aracı ve işyeri kundaklandı. Orada faaliyet yağan İslami derneklerden Ravza-Der’in güvenlik kameraları, bilgisayarları ve diğer malzemeleri yağmalandı; ardından dernek yakıldı.

8 EKİM 2014: KIZILTEPE’DE İKİ KİŞİ KATLEDİLDİ

Suriyeli Abdullah Muhammed Latif ve bacanağı Suudi Arabistan vatandaşı Fehad İbrahim Elduveric’in aracı, Kızıltepe’de yolda kimlik kontrolü yapan bir grup tarafından durduruldu. İki kişi sakalları nedeniyle DEAŞ üyesi olmakla suçlandı ve bu nedenle katledildi, araçları da yakıldı. Üzerlerindeki toplam yaklaşık 10 bin lira da gasp edildi.

Abdullah Muhammed Latif 43 yaşındaydı. Suriye’den iki yıl önce Türkiye’ye gelmiş ve Kızıltepe’de manav açmıştı. Fehad İbrahim Elduveric 45 yaşındaydı.

7–8 EKİM 2014: ŞANLIURFA VE SİİRT’TE PARTİ TEŞKİLATLARI HEDEF ALINDI

Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde HÜDA PAR tabelası sökülerek tahrip edildi. 8 Ekim akşamı Viranşehir’de ilçe binası taşlandı. Birecik’te teşkilat binasına ve bazı parti üyelerinin işyerlerine taşlı saldırılar düzenlendi.

Siirt’te Cumhuriyet Meydanı çevresindeki eylem sırasında bir grup, bir binanın dördüncü katındaki HÜDA PAR teşkilatına saldırdı. İçeri giremeyen grup, çevredeki en az üç aracı ateşe verdi. Yanan araçlardan birinin belediye meclis üyesine ait olması nedeniyle göstericiler arasında arbede yaşandı.

7–10 EKİM 2014: MERSİN, AĞRI, BİNGÖL, ŞIRNAK VE BİTLİS’TE SALDIRILAR

Mersin’in Tarsus ilçesinde 7 Ekim’de HÜDA PAR üyelerine taşlı ve sopalı saldırı düzenlendi; on kişi yaralandı. Bir parti üyesinin evi, bir diğerinin aracı yakıldı. 8 Ekim’de üç ev kundaklandı.

Ağrı’nın Diyadin ilçesinde HÜDA PAR binası 7 Ekim gecesi taşlı, molotoflu ve patlayıcılı saldırıya uğradı. Ertesi gün saat 11.00 dolaylarında yeniden saldırı düzenlendi.

Bingöl’ün Genç ve Karlıova ilçelerinde teşkilat binaları 8 Ekim’de taşlandı. Şırnak merkezde üç parti üyesinin araçları tahrip edildi; bir üyenin evi taşlandı.

Cizre’de parti binasına ve Mustazaflar Cemiyeti şubesine el yapımı patlayıcı atıldı. Parti üyelerinin ve mütedeyyin kişilerin evlerine saldırılar düzenlendi. İdil’de bir parti üyesinin evi 10 Ekim’de taşlandı.

Bitlis merkez Dumlupınar Mahallesi’ndeki Kültür Camii 8 Ekim’de yakıldı. Tatvan’da ilçe başkan yardımcısının işyeri 7, 8 ve 9 Ekim’de taşlandı.

8–11 EKİM 2014: İSTANBUL, MERSİN VE OSMANİYE’DE DERNEK VE EVLERE SALDIRILAR

İstanbul’un Gazi Mahallesi’nde Umut-Der temsilciliği 8 Ekim gecesi molotoflu saldırıyla yakıldı.

Mersin’in Akdeniz ilçesi Şevket Sümer Mahallesi’ndeki Burak Okuma Salonu, 9 Ekim akşamı yüzleri maskeli bir grubun molotoflu ve patlayıcılı saldırısına uğradı. Çıkan yangında okuma salonu yandı.

Osmaniye’de HÜDA PAR İl Başkanı Osman Aslan’ın evinin önüne 11 Ekim’de bir grup geldi. Aslan’ın evde bulunmadığı sırada ateş yakılıp sloganlar atıldı. Saldırı sonrası polise haber verilmesine rağmen ekipler kalabalık dağıldıktan sonra geldi.

9–10 EKİM 2014: DİCLE’DE İŞYERİ, HANİ’DE DERNEK VE DÜKKANLAR HEDEF ALINDI

Diyarbakır’ın Dicle ilçesinde Ferhat Alparslan’a ait işyeri 9 Ekim akşamı yakıldı. Emniyetin aranmasının ardından bölgede silahlı kişiler bulunduğu için ekiplerin gelemeyeceği ve insanların kendilerini koruması istendi.

Hani’de İrşad-Der, 9 Ekim akşamı üyeleri içerideyken silahla tarandı. 10 Ekim saat 00.10 dolaylarında mütedeyyin iki kişiye ait dükkanların kepenkleri patlayıcılarla kırıldı. İşyerleri yağmalandı ve yakıldı. Polis yaklaşık 40 dakika sonra geldi.

9 EKİM 2014: ADANA’DA AHMET ALBAY SAKALLI DİYE KATLEDİLDİ

Adana’nın Yüreğir ilçesi Çamlıbel Mahallesi’nde 65 yaşındaki Ahmet Albay, oğlu Veysel Albay’la evlerinin önünde misafirlerini uğurlarken bir grubun saldırısına uğradı. Ayakkabı tamirciliği yapan Albay, bıçak ve pompalı tüfek saldırısında hayatını kaybetti. Oğlu bıçakla yaralandı. Baba ve oğul sakalları nedeniyle DEAŞ’la ilişkilendirildi.

10–16 EKİM 2014: İLÇELERİ TERK ETME TEHDİTLERİ

Adana’nın Ceyhan ilçesinde HÜDA PAR İlçe Başkanı Kenan Solak’a 10 Ekim’de amcası aracılığıyla tehdit mesajı gönderildi. Rapora göre mesajda, evini boşaltarak Ceyhan’ı terk etmesi istendi; ayrılmaması durumunda başına geleceklerden sorumlu olunmayacağı bildirildi.

Aynı gün Bitlis’in Tatvan ilçesindeki ilçe başkan yardımcısı bombalı saldırıyla tehdit edildi. Polise bilgi verilmesine rağmen imkan bulunmadığı gerekçesiyle ekip gönderilmedi. 16 Ekim’de Adilcevaz ilçe başkanından ilçeyi terk etmesi istendi; aksi durumda zarar göreceği tehdidi iletildi.

9–20 EKİM 2014: CENGİZ TİRYAKİ ŞEHİT OLDU

Bingöl’ün Karlıova ilçesinde Cengiz Tiryaki 9 Ekim’de uzun namlulu silahla düzenlenen saldırıda ağır yaralandı. 40 yaşındaki Tiryaki, Malatya’da on bir gün tedavi gördükten sonra 20 Ekim’de şehit oldu.

17 EKİM 2014: VAN’DA MUHAMMED LATİF ŞENER ŞEHİT OLDU

Muhammed Latif Şener, 17 Ekim akşamı saat 19.00 dolaylarında Van’ın Tuşba ilçesi İskele Caddesi’nde evine giderken saldırıya uğradı ve şehit oldu. 65 yaşındaki Şener, HÜDA PAR’a yakınlığıyla biliniyordu. Yakınlarının anlatımlarında, daha önce PKK ve HDP yandaşları tarafından tehdit edildiği bilgisi bulunuyordu.

20–22 EKİM 2014: GIDA BANKASINA SALDIRI, FETHİ YALÇIN’IN ŞEHİT OLMASI

Mardin’in Kızıltepe ilçesinde yardım faaliyeti yürüten Rahmet Gıda Bankası, 20 Ekim’de yüzleri kapalı bir grubun saldırısına uğradı. Camları kırılan kuruluş yakılmak istendi. Mahalle sakinlerinin müdahalesiyle saldırganlar uzaklaştı.

Bingöl’ün Karlıova ilçesinde 35 yaşındaki HÜDA PAR üyesi Fethi Yalçın, 22 Ekim sabahı saat 08.30 dolaylarında Kale Mahallesi’ndeki evinden ilçe merkezine gitmek için çıktı. Bir araçtan açılan ateşle ağır yaralandı. Karlıova Devlet Hastanesine kaldırıldı ancak kurtarılamadı.

EN AZ 72 SALDIRI

HÜDA PAR’ın o dönemde yaşananlara ilişkin raporunda, eylül ve ekim ayları içinde 14 ayrı günde partiye ve yakın çevrelere yönelik en az 72 saldırı kaydedildi. Rapora göre 21 parti teşkilatı, 14 dernek veya cemiyet, en az 30 işyeri ve en az 12 ev saldırıya uğradı. En az sekiz araç kundaklandı; onlarca kişi yaralandı.

Raporda kolluk güçlerinin saldırıları önleme ve güvenliği sağlama konusunda büyük bir zafiyet içinde bulunduğu değerlendirmesi yer aldı. Fail ve azmettiricilerin bulunarak adil yargılamayla cezalandırılması talep edildi.

YARDIM ÇAĞRILARINA RAĞMEN MÜDAHALE GELMEDİ

HÜDA PAR’ın 6-8 Ekim saldırılarına ilişkin raporunda, saldırı altındaki kişi ve kurumların yardım çağrılarına rağmen güvenlik güçlerinin bazı noktalara geç ulaştığı, bazı noktalarda ise müdahale etmediği kayıtları yer aldı.

Mersin’de Mustazaflar Cemiyeti şubesine yönelik saldırının ardından polis yaklaşık yarım saat sonra olay yerine geldi. Adana’da dernek yöneticilerinin çağrılarına rağmen ekipler gelmedi. Diyarbakır’ın Hani ilçesinde ise dükkanların yağmalanıp yakılmasının ardından yaklaşık 40 dakika sonra müdahale edildi.

Yasin Börü ve arkadaşlarının katledildiği saldırıdan ağır yaralı kurtulan Yusuf Er’in tanıklığına göre, sığındıkları evin sahibi polisi defalarca arayarak yardım istedi. Ancak saldırganların kuşattığı eve kurtarma müdahalesi ulaşmadı. Kızıltepe’de de saldırılar sırasında yaralanan kişiler, güvenlik güçlerinin müdahale etmemesi nedeniyle uzun süre hastaneye götürülemedi.

Dönemin Diyarbakır Valisi Hüseyin Aksoy’un polisin müdahale etmemesine gerekçe olarak güvenlik görevlilerinin hayatını kaybedebileceğini göstermesi de saldırıların ardından kamuoyuna yansıdı.

Üstelik Abdullah Öcalan kardeşi vasıtasıyla bu kalkışma için çağrıda bulunmasına rağmen önlem alınmadı. PKK'nin siyasi uzantısı HDP MYK'sı yayınlandığı yazılı bildiri ile çağrıda bulundu. Aynı partinin genel başkanı ve Diyarbakır il teşkilatı da bu yönde çağrıda bulundu. İslami STK'ları DAİŞ diye niteleyerek hedef gösterdiler. Buna rağmen güvenlik güçleri herhangi bir önlem almadı.

MAYIS 2024: KOBANİ DAVASINDA VERİLEN CEZALAR

Yasin Börü ve arkadaşlarının katledildiği vahşi cinayetin ardından açılan davanın 24 Nisan 2017'deki karar duruşmasında 41 sanıktan Abdurrahim Pamuk, Ahmet Taylan, Ali Güler, Ali Karakurt, Burhan Dicle, Cevher Türk, Cihan Yıldız, Erkan Balaban, Hasan Uyanık, Mehmet Çağlar, Mehmet Şah Yüce, Remzi Özşan, Resul Savur, Rıdvan Baş, Uğur Doğanay ve Ümit Doğanay, "4 kişiyi canavarca his saikiyle öldürme" ve "devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak" suçlarından 5'er kez ağırlaştırılmış müebbet, sanıklar Mecnun Akkoyun ve Sedat Çoban ise aynı suçlardan 5'er kez müebbet hapse mahkum edildi.

Mahkeme, suça sürüklenen 6 çocuğu ise 110'ar yıl hapse mahkum etti. Sanıklara, "adam öldürmeye teşebbüs", "konut dokunulmazlığını ihlal", "terör örgütü propagandası yapmak" gibi suçlardan ayrıca ceza verildi.

Daha sonra yaşanan gelişmelerde Yasin Börü'nün katledildiği tarihte 18 yaşından küçük olması nedeniyle dava yeniden görülmeye başlandı.

Bozma ilamında bulunan Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin, Yasin Börü'nün olay tarihinde 18 yaşından küçük olduğuna dikkat çekerek, "canavarca hisle öldürmek" suçundan mahkum edilen sanıkların bu suçu "çocuğa karşı" işlediğinin de değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekmişti.

Yeniden görülen dava sonucunda, "Canavarca hisle veya eziyet çektirerek çocuğu öldürme" suçundan 15 sanık birer kez ağırlaştırılmış müebbet, olay tarihinde 18 yaşından küçük 3 kişi ise 23'er yıl hapis cezasına çarptırıldı, bir sanık da beraat etti.

6-8 Ekim 2024’te HDP Genel Merkezi ve onun Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın çağrısıyla sokaklara inen PKK/HDP'liler "her yeri Kobani'ye çevirmek" üzere, Müslüman Kürt halkına karşı büyük bir kıyıma girişmişti. Ancak azmettiricilere yönelik adalet geç geldi.

Mayıs 2024’te, 18’i tutuklu toplam 108 kişinin yargılandığı Kobani davasında karar verildi. Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş çeşitli suçlardan toplam 42 yıl, Figen Yüksekdağ 30 yıl 3 ay hapis cezası aldı.

Gerekçeli karardan aktarılan bölümde Demirtaş’ın 9–12 Eylül 2014 arasında KCK ve PYD yetkilileriyle görüşmeleri, 19 Eylül’deki çağrısı, 30 Eylül’deki Kobani ziyareti ve sınırdaki açıklaması ile 5 Ekim’deki faaliyeti ele alındı.

Mahkemenin gerekçesinde, HDP Merkez Yürütme Kurulunun çağrısının örgütün çağrılarıyla paralel biçimde yapılmasında Demirtaş’ın etkin rol oynadığı değerlendirmesi yer aldı.

K.G.’NİN TANIK ANLATIMI

İddianamede tanık olarak yer alan eski PKK/KCK mensubu K.G.’nin anlatımında, örgüt üst yönetiminden alınan talimatların Demirtaş’a aktarılması ve siyasi yapıların sokak eylemlerine destek çağrıları ele alındı.

K.G.’nin tanıklığında, HDP, DBP, DTK ve Demirtaş’ın açıklamaları yapılmamış olsaydı eylemlerin şiddetinin bu ölçüde olmayabileceği ve ölümlerin yaşanmayabileceği değerlendirmesi bulunuyor.

Tanık anlatımında, çağrılar sonrasında örgütün gençlik, kadın ve öz savunma birimlerinin olaylara katılacağının, eylemlerde silah, bıçak, molotof ve el yapımı patlayıcı kullanılacağının siyasi yöneticiler tarafından bilindiği de yer aldı.

2011’den sonra PKK elebaşı Abdullah Öcalan İmralı'dan avukatları aracılığıyla örgütüne "…Bütün bunlar Diyarbakır'da oluyor… Öz savunma devreye girmeli, onlara Diyarbakır'da yer verilmemeli…" şeklinde talimatlar gönderdiği biliniyor. Bu talimatlardan sonra İslami STK'lara yönelik saldırılar yoğunluk kazanmıştı. Hatta bu talimattan beş ay sonra 5 Mayıs 2011 tarihinde Mustazaflar Cemiyeti Yüksekova Şube Başkanı Ubeydullah Durna PKK yandaşları tarafından dernek binasında şehit edildi.

Hatta ABD de işin içine girdi. Wikileaks belgelerinin detaylarına bakıldığında, ABD elçilik ve konsoloslukları bölgede araştırmalar yapmış ve raporlar hazırladı. O tarihten sonra çok fazla sayıda ABD'li yetkilinin ve konsolosunun PKK'nin legal alandaki yetkilileriyle açık veya gizli görüşmeleri oldu. Aynı şekilde bölgede bağlantılı oldukları başka kurum ve kişilerle de aynı bağlamda görüşüp bilgi aldıkları ortaya çıktı.

6-8 Ekim katliamı için aylar öncesinden hazırlık yapılmıştı. Kobani olayı başladığı 2014'ün Eylül'ünde merkez üs olarak seçtikleri Diyarbakır'a çok sayıda silah, mühimmat ve militanın yanı sıra bölgedeki il ve ilçelerden de toplu taşıma araçlarıyla insan taşınmıştı.

doğruhaber