Petrol Bulundu Kavga Büyüyor

Petrol Bulundu Kavga Büyüyor

Norveç petrol arama şirketleri, ada çevresinde ilk etapta 400 milyar dolar değerinde 8 milyar varillik petrol rezervi tespit etmişti.

Kıbrıs Rum Yönetimi Sözcüsü Hristodulos Paşardis, Lübnan veya Mısır'ın Güney Kıbrıs ile yaptığı petrol aranmasına yönelik anlaşmalardan vazgeçmesinin söz konusu olmadığını söyledi.

Paşardis, konuya ilişkin Rum gazetecilere yaptığı açıklamada, ihale sürecinin ilk aşamasının 15 Şubat'ta başlayacağını ve bu sürecin sonbahara kadar tamamlanmasının öngörüldüğünü bildirdi.

Rum yönetiminin, ihale olmaksızın, çalışmaları, seçeceği bir şirketin yürütebilmesi amacıyla ihale yasasını değiştirme ihtimali üzerinde durup durmadığı sorusuna, ''Hayır'' yanıtı veren Paşardis, ihale sürecinin yasayla uyumlu olacağını kaydetti.

Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül'ün, ABD Dışişleri Bakanı Condeleezza Rice ile yapacağı görüşmeye de değinen Paşardis, petrol konusunun ele alınması durumunda bunun kendi tutumlarını değiştirmeyeceğini ve planladıkları şekilde ilerleyeceklerini ifade etti.

KKTC'nin petrol yataklarından yararlanmak istemesine ilişkin bir soru üzerineyse Paşardis, KKTC'nin kıta sahanlığı ve kara sularına sahip olmadığını iddia ederek, ''Sahte devlet, sahte devlet olarak kıta sahanlığına ve kara sulara sahip değildir. Tüm bunlar yasal olan 'Kıbrıs Cumhuriyeti'ne aittir, sonuç olarak ilan ettikleri gibi bu gidişata yönelik olarak ilerlerlerse, sadece bugüne kadar yaptıkları birçok yasa dışılığa bir yenisini ekleyecekler'' dedi.

Avrupa Birliği'nin bu konuyla ilgili tutumunu olumlu olarak nitelendiren Paşardis, AB'nin ''Kıbrıs Cumhuriyeti''nin egemenlik haklarından bahsettiğini söyledi.

Bu arada, Rum basını, Beyrut ve Kahire'nin, imzaladıkları anlaşmalardan vazgeçmelerinin söz konusu olmadığı konusunda Güney Kıbrıs'a bilgi verdiklerini ve anlaşmaların hayata geçirilmesi konusunda hazır olduklarını bildirdiklerini yazdı.

Haberlerde, AB dönem başkanı Almanya'nın, Güney Kıbrıs'ın petrol aranması konusunda Mısır ve Lübnan ile anlaşmalar yapması konusuna destek belirttiği de duyuruldu.

ABD: "Kıbrıs'ta nihai çözüm gerekiyor"

ABD Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs'ın kıta sahanlığına ilişkin son günlerde ortaya çıkan sorunun, Kıbrıs Rum yönetimi, onunla petrol anlaşmaları imzalayan ülkeler ve Türkiye arasında olduğunu ve ABD'nin bu anlaşmalara taraf olmadığını bildirdi.

Bir soruya yanıt olarak ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Sean McCormack'in bürosundan yapılan açıklamada, "Dışişleri Bakanlığı'nın, Amerikan şirketlerine, bu ihalelere katılıp katılmamaları konusunda herhangi bir tavsiyesi yok'' denildi.

ABD açıklamasında, ''Bu sorun, Ada'nın 2 bölgeli, 2 toplumlu bir federasyonda yeniden birleşmesini sağlayacak kapsamlı bir Kıbrıs çözümünün elde edilmesine yönelik BM'nin iyiniyet misyonu çabalarının yeniden başlatılması konusunda tarafların yoğunlaşmaları gerektiğine işaret ediyor" ifadeleri kullanıldı.

Ada çevresinde petrol rezervi bulundu

Norveç petrol arama şirketleri, ada çevresinde ilk etapta 400 milyar dolar değerinde 8 milyar varillik petrol rezervi tespit etmişti.

2005'te, Mısır'la denizde ekonomik sınırı belirleyen anlaşma imzalayan Rum yönetimi, benzer bir anlaşmayı Lübnan ile de imzalamıştı. Rum yönetimi son olarak, Suriye ile temas kurdu.

Türkiye daha önce Suriye ve Mısır'ı da bu konuda dikkatli adım atmaları konusunda uyarmıştı.

"Lillikas'ın açıklaması, Rum stratejisinin bir parçası"

KKTC Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca, Rum yönetimi Dışişleri Bakanı Yorgos Lillikas'ın katıldığı bir toplantıda Kıbrıs Türkü için "azınlık" nitelemesinde bulunduğuna işaret ederek, bu demecin, Rum yönetiminin son dönemlerdeki stratejisinin bir parçası olduğunu söyledi.

Hasan Erçakıca, Kıbrıs Rum tarafının son zamanlarda uluslararası alanda Kıbrıslı Türkleri, Kıbrıs Rum yönetimine katarak, Kıbrıs sorununu çözme propagandası yaptığına dikkat çekti.

Erçakıca, bugün düzenlediği haftalık basın brifinginde, Rum yönetimi Dışişleri Bakanı Yorgos Lillikas'ın katıldığı bir toplantıda Kıbrıs Türkü için "azınlık" nitelemesinde bulunduğu yönündeki haberlerle ilgili bir soruya karşılık, bu demecin Rum yönetiminin son dönemlerdeki stratejisinin bir parçası olduğunu söyledi.

Erçakıca, Lillikas'ın, "Kıbrıslı Türkler, Ermeni ve Maronitler gibi vatandaşlarımızdırlar" şeklindeki sözlerine dikkat çekti.

Erçakıca, geçmişte "ozmosis" (Kıbrıs Türk halkının Rum devleti içinde eritilmesi) ifadesini kullanan Rum yönetiminin şimdilerde, "izolasyonlar, Kıbrıslı Türklerin Güney Kıbrıs yönetimi çatısı altında yer almamasından kaynaklanıyor. 'Kıbrıs Cumhuriyeti' çatısı altına girerlerse, ortada izolasyon da kalmaz" stratejisi geliştirdiğini belirtti.

Lillikas'ın bu stratejiyi dışta yürüten kişi olduğunu kaydeden Erçakıca, görüşme sürecinin de bundan dolayı kısır ve verimsiz tutulmaya çalışıldığını ifade etti.

Hasan Erçakıca, "Çünkü onların stratejisine göre ilerleyen zaman içinde Kıbrıslı Türkler, onların Kıbrıs Cumhuriyeti dediği çatının altına çekilecek" dedi.

Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos'un Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile bir araya gelmemesindeki esas nedenin bu olduğunu belirten Erçakıca, amacın dünya kamuoyuna Kıbrıs sorunu diye bir sorun olmadığı mesajı vermek olduğunu söyledi.

Hasan Erçakıca, bir başka soruya verdiği yanıtta, Lillikas'ın söz konusu nitelemeyi esas konuşmasında değil, sorulan bir soruya verdiği yanıtta yaptığını belirtti.

Erçakıca, Lillikas'ın, "Kıbrıslı Türkler, Ermeni ve Maronitler gibi vatandaşımızdır" ifadesini kullandığını ve bunun da "azınlık" anlamına geldiğini ifade etti.

 

cnn