MÜSİAD, 2007 Ekonomi Raporunu Açıkladı

MÜSİAD, 2007 Ekonomi Raporunu Açıkladı

Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) Başkanı Ömer Bolat,

Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) Başkanı Ömer Bolat, "2001 yılından beri uygulanan program, istikrarın temini anlamında görevini yerine getirmiştir. Yeni bir ekonomik program üzerinde düşünmek için şartlar oluşmuştur" dedi.

MÜSİAD Genel Başkanı Dr. Ömer Bolat tarafından açıklanan 2007 yılı Ekonomik Görünüm Raporu'nda, seçimlerden sonra kurulacak yeni hükümetin; adil, şeffaf ve rekabetçi ekonomi için yeni ve özgün bir programa ihtiyacı olduğu vurgulandı.

Bolat düzenlediği basın toplantısında, MÜSİAD"ın "2007 Yılı Ekonomik Görünüm Raporu"nu açıkladı. Yeni kurulacak hükümetten beklentilerin dile getirildiği raporda, 5 yıldır uygulanan ekonomik programın yüksek düzeyde ekonomik büyüme, faizlerde düşüş, borç yönetiminde düzelme, özelleştirme ve yabancı sermayenin çekilmesi alanlarında başarı sağladığı ifade edildi.

Ömer Bolat'ın açıkladığı rapora göre, ekonomik istikrar pekişmiş ve kriz beklentileri boşa çıkmış olmakla birlikte, son 5 yıldır tavizsiz uygulanan ekonomi programının bazı yan tesirleri, uygulanan programa yeni bir kalkınma mimarisi katmayı zorunlu kılıyor.

"IMF'YLE YOLLAR AYRILMALI"

Raporda, makro ekonomik göstergelerin, istikrar süreci ve olumlu kazanımlarla beraber yapısal değişimi açıkça ortaya koyduğu belirtilirken, son beş yıldır tavizsiz uygulanan ekonomi programının bazı yan tesirlerinin oluştuğuna dikkat çekildi.

Raporda, ekonomik istikrarın pekişmiş olduğu ve kriz beklentilerinin boşa çıktığı aktarılarak, şunlar kaydedildi:

''2001 yılından beri uygulanan program, istikrarın temini anlamında görevini yerine getirmiş olup, değiştirilmemesi durumunda bundan böyle programın kendisi istikrar yorgunluğu oluşturacak mahiyet almıştır. Bu bağlamda, yeni bir ekonomik program zerinde düşünmek için şartlar oluşmuştur. IMF programının önceliği olan mali yapının düzeltilmesine odaklı program ömrünü tamamlamıştır. Artık IMF'siz ve reel ekonomi odaklı bir kalkınma hamlesi başlatılmalıdır.''

Bolat, 2001 krizinin ardından uygulamaya konulan ekonomik programın istikrarı pekiştirdiğini söyleyerek, kriz beklentilerinin aşıldığını ifade etti. Yeni bir kalkınma programının gerekli olduğuna işaret eden Bolat, 2001"den bu yana uygulanan ekonomik programın, "istikrarın temini" anlamında görevini yerine getirdiğini kaydetti.

Ömer Bolat, programın, değiştirilmemesi halinde bundan sonra "istikrar yorgunluğu" taşıyacak mahiyet dönüşeceğini dile getirdi. Bolat, "Bu bağlamda, yeni bir ekonomik program üzerinde düşünmek için şartlar oluşmuştur. IMF programının önceliği olan mali yapının düzeltilmesine odaklı program ömrünü tamamlamıştır. Artık IMF'siz ve reel ekonomik odaklı kalkınma hamlesi başlatılmalıdır" dedi.

İSTİHDAM AÇIĞI SÜRDÜ

Bolat konuşmasının devamında, işsizliğin 59. hükümet zamanında göreceli olarak azaldığını savunarak, işsizliğin yüzde 9.9 oranıyla önemli bir sorun olarak hala durduğunu ifade etti. Mevcut programın istihdam oluşturmada yetersizliğine dikkat çeken Ömer Bolat, "düşük kur-yüksek faiz" döngüsünün halen kalıcı olarak kırılamadığını vurguladı. Bolat'ın geçmiş dönem değerlendirmesinde şu ifadeler öne çıktı:

"Büyüme hamlesi gerçekleşti. Reel ekonomik büyüme hızı 1991-2001 dönemlerinde ki yıllık ortalama büyüme hızı olan yüzde 3.23'ü ikiye katladı. Fiyat İstikrarında tek haneli enflasyona inildi. 35 yıl aradan sonra ilk defa enflasyon tek haneli ramaklara indi. Borçlanma maliyeti azaldı. Nominal faiz yüzde 70'den yüzde 20'lere, reel faiz de yüzde 34'lerden, yüzde 10'a indi. Özelleştirmede dev adımlar atıldı. 2003-2006 arası dönemde elde edilen 24 milyar dolarlık özelleştirme geliri, 1985-2002 yılları arasında elde edilen gelirin 10 misline ulaşmıştır."

Bolat, ekonomide ortaya çıkan rakamların iyi yönde gelişmeler olduğunu gösterdiğini belirtirken, ABD ekonomisinin zaaflarıyla, yurt dışında artan petrol fiyatları gibi faktörlerin etkisiyle enflasyonda istenilen düşün yakalanamadığını söyledi. Bolat, benzer nedenlerin dövizde hızlı artış süreci başlattığını ve devlet iç borçlanma senetlerinin yüzde 20'leri aştığını dile getirerek, uygulanan ekonomik paketin bu gibi yan etkilerinin telafi edilmesi gerektiğini vurguladı.

MÜSİAD YENİ HÜKÜMETTEN "SİVİL ANAYASA" İSTİYOR

Yeni seçilecek hükümetten, MÜSİAD"ın beklediklerini de aktaran Ömer Bolat, sivil Anayasa, YÖK ve yargıda reform istediklerini söyledi. Bolat, "Askeri darbe sonrasında hazırlanan yürürlükteki Anayasanın, sivil mahiyeti az olduğundan, AB uyum sürecinde çok sayıda değişiklik yapılmıştır. "Yamalı bohçayı' andıran Anayasanın, daha özgürlükçü ve serbest piyasa ekonomisini destekler hale getirilmesi gerekmektedir" diye konuştu.

Bolat, yargıda ise davaların geç sonuçlanması ve buna benzer sorunların çözümü için reformun şart olduğunu vurgulayarak, "Geç gelen adalet, adalet değildir" dedi. Bolat, "YÖK Reformu, "Kamu Personel Reformu" ve "Sosyal Güvenlik Reformu" gibi yapısal reformların bir an önce gerçekleştirilmesinin önemine işaret etti.

"HAMASET DUYGULARIYLA OPERASYON YAPILAMAZ"

Bolat, gazetecilerin soruları üzerine, sınır ötesi operasyonla ilgili değerlendirmede bulundu. Bolat, ekonomide, huzurun sağlanması için asayişin şart olduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi:

"Bunların birbirinden ayrılması mümkün değil. Operasyon gerekirse bu yapılır. Ülke de, ekonomi de bunun arkasında durur. Bakın "Kıbrıs Harekatı" yapıldı ve gereğine katlanıldı. Batının döviz, silah ve ticaret ambargoları bize 70'li yıllarda çok büyük sıkıntı yarattı. Katlanılmak zorundaydı, katlanıldı. Aynı şekilde Kuzey Irak'a yönelik bir operasyon yapılması halinde ekonomi buna katlanır ama burada hamaset duygularıyla operasyon yapılmaz.

Türkiye, 26 defa sınır ötesi operasyon yaptı ancak terör 23 yıldır devam ediyor. Bunun çok ağır insani ve maddi bilançosu oldu. Ülke güvenliği açısından olumsuz bilançosu oldu. Bize göre gerek hükümet, gerek Türk Silahlı Kuvvetleri toplumunda desteğini alarak, omuz omuza terörü sona erdirmede etkin tedbirler almalıdır. Profesyonel harekat birimleri devreye sokulmalı ve teknolojik destek sağlanmalı. Üzülerek gördük ki, dua ve gözyaşıyla defnedilmesi gereken şehitlerimiz bile, küçük siyasi hesaplara alet edilmeye çalışıldı."


Dünya Bülteni