Müminlere Kardeşlik Çağrısı

Müminlere Kardeşlik Çağrısı

Aylık eğitim ve kültür dergisi Vuslat’ın düzenlediği programda, Müslümanlara kendi aralarındaki kardeşlik bağlarını kuvvetlendirmeleri çağrısı yapıldı.

Aylık eğitim ve kültür dergisi Vuslat"ın düzenlediği programda, Müslümanlara kendi aralarındaki kardeşlik bağlarını kuvvetlendirmeleri çağrısı yapıldı.

Programa konuşmacı olarak katılan Ahmet Kalkan, Müslümanların içinde bulundukları sıkıntıları aşmaları için
İslam Kardeşliği"nin zaruri olduğunu ifade ederken, ilahiyatçı Halil İbrahim Kutluay Asrı Saadet"ten kardeşlik tabloları sundu; araştırmacı-yazar Hamza Er de kardeşlik hukukuna zarar veren davranışları anlattı.

ABD ve İsrail merkezli odaklar tarafından Müslümanları birbirlerine düşürmek için yapılan faaliyetlerin arttığı bir dönemde Vuslat Dergisi anlamlı bir programa ev sahipliği yaptı. Bayrampaşa Kültür Merkezi"nde önceki gün düzenlenen program, okunan Kur-an"ı Kerimle başlarken konuşmacılar "İslam Kardeşliği"nin yeniden ihya edilmesi için neler yapılmalı?" sorusuna cevaplar aradı. Katılımın yüksek olduğu gözlenen seminerde İslam Kardeşliği"nin anlatıldığı sinevizyon büyük beğeni topladı.

Kalkan: Ancak Müminler Kardeştir

İslam kardeşliğinin teşekkül etmesinin öncelikle farz olduğunu vurgulayan Ahmet Kalkan, Müslümanların Yahudi ve Hristiyanları dost edinemeyeceklerini kaydederek"Irak"ta, Afganistan"da akan kanın durmasını istiyorsak İslam"ın emrettiği şekilde kardeşler olmalıyız"dedi. Kalkan; "Müslümanlar tarihte tek vücut olmayı başardıkları her zaman diliminde cihan devleti olmuşlar. Kendi aralarındaki kardeşlik bağları zayıfladığında ise; zelil duruma düşmüşler. Akıl da kardeşlikten yanadır. Yüreklerimiz, ekonomilerimiz, amaçlarımız bir olursa; kendi aramızdaki kardeşlik bağlarını kuvvetlendirirsek bütün problemlerimizi aşarız"diye konuştu.

Kutluay: Sahabe Kardeşlik Destanı Yazdı

Konuşmasında Asrı Saadet"den kardeşlik tabloları sunan ilahiyatçı Halil İbrahim Kutluay, peygamber efendimizin de sahabelere "Sevgili kardeşlerim, kardeşcağızlarım" diye hitap ettiklerini söyledi. Ensar-Muhacir kardeşliğinin tarihin en anlamlı dayanışma örneklerini barındırdığını kaydeden Kutluay, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Sahabe efendilerimiz imkansızlıklar içinde olmalarına rağmen hep kardeşlerini kendilerine tercih ettiler. Onlar kardeşlikte yarışırdı. Müslümanlar olarak şunu unutmamalıyız ki, kardeşleri için canını, malını vermeyenler İslam"ın emrettiği devlet modelini oluşturamazlar"

Er: İlkeli Bir Birliktelik

İslam kardeşliğinin önündeki engelleri konuşmadan önce hangi İslam, hangi müslüman sorusunun cevabının verilmesi gerektiğini söyleyen Hamza Er, "Evet İslam dini tektir. Ama onu kaynaklarından kopartarak, bu dinin hükümlerini belirleyen Kuran ve sünnetten kopartarak gerçekleştirilen muharref yorumlar çoktur. Bu dini kaynaklarından öğrenebilme endişesi taşımadan, iddia etmiş olduğu müslüman kimliğinin neyi gerektirdiğini lütfedip araştırmayanlar, büyük bir kolaycılıkla, işlerine gelir bir şekilde sunulan, çekici ve süslü bu muharref yorumların peşinden gitmişlerdir." dedi.

Sadece kimlik kartına göre bir buçuk milyar olarak hesaplanan İslam aleminin içerisinde ortak bir akide bağının olmadığının altını çizen Hamza Er, isimleri hans ve mary olanlardan hiçbir farkı olmayan bu topluluğun arasında görülen çatışma ve sorunların kardeşlik hukuku çerçevesinde değerlendirilemeyeceğini söyledi. Bu problemlerin "Tevhid ve cahiliye toplumlarının özellikleri" başlığı altında işlenmesi gerektiğini belirten Er, İslam kardeşliği, Müslüman kardeşlik derken, ortak akide bağı ile birbirine bağlanmış, ortak hedef ve yöntemde ittifak etmiş olan mü"minleri kastettiğini söyledi.

Ayrıca Müslümanlar arasında ki muhtemel problemler ve buna sebep olan davranışların Kur"an da belirtildiğini, bu ilahi kaynağa bakarak dersler ve ibretler alınması gerektiğini, bundan dolayı tebliğinin de Kur"an merkezli olduğuna vurgu yaptı.

Kardeşlik hukukuna zarar veren davranışları, "Fitne, İç çekişmeler, İlişkilerde güvensizlik, Bireysel zaaflar ve Yıkıcı hareketler" olarak tasnif eden Hamza Er, ayet, hadisler ve güncel örneklerle sürdürdüğü konuşmasını şu ifadelerle bitirdi: "Bugün artık, beşeri anlayışların çarkında ezilmiş, bunalmış insanlık, biz Müslümanları beklemektedir. Hayvani ihtiraslar ve bencilce yaklaşımlardan yıpranmış, deforme olmuş yer, gök ve ikisinin arasındaki mahlukat biz Müslümanların adaletli ellerine teslim olmayı beklemektedir. Beklenen İslamdır, Tevhid nizamıdır; her ne kadar ifade edilemese de... Beklenen Muttakilerin adaletli elleri, şefkatli sözleridir; tarifi yapılamasa da... Yeter ki buna hazır olunsun ve hak edilsin."