LÜBNANLI SÜNNİ ALİMDEN ÇAĞRI: “Şİİ–SÜNNİ AYRIMINI BIRAKIN, HAKKIN YANINDA OLUN!”
Lübnan İslam Medya ve İrşad Merkezi Genel Sekreteri Muhammed Lebabidi, Lübnan hükümetinin İsrail ile normalleşme arayışlarına ve iç savaş tartışmalarına sert tepki gösterdi.
Lübnan İslam Medya ve İrşad Merkezi Genel Sekreteri Muhammed Lebabidi, Lübnan ve bölge gündemiyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
Roula Nasr YouTube kanalına konuk olan Lebabidi, Lübnan hükümetinin İsrail’le doğrudan görüşme çabalarına ilişkin, “Bugün artık sadece Şii, Sünni, Hristiyan veya Dürzi kimliğinden çıkıp, normalleşme fikrini reddeden onurlu insanlardan bahsediyoruz. Bu yüzden bugün daha güçlüyüz.” yorumunda bulunarak halkın bu gelişmeleri benimsemeyeceğini vurgladı. Lebabidi, mezhebi kimliğin bırakılarak hak penceresinden bakılmasını, düşman okunun nereye saplandığına göre pozisyon belirlenmesi gerektiğini söyledi.
Lübnan’da iç savaş tartışmaları
Lübnan’da olası bir iç savaş durumuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Lebabidi şöyle konuştu:
Çok şükür ne direnişin ne de müttefiklerinin ve sevenlerinin aklı kıt değildir. Allah'a şükür halk hala bunun Siyonist bir komplo olduğunu idrak edebilecek seviyede. Siyonistlerin istediklerini onlara teslim etmek veya ülkenin kaderini onların eline bırakmak bir marifet değildir. Başaramayacaklar. Size şu garantiyi verebilirim; rahmetli Seyyid Hasan Nasrallah'ın (Allah ruhunu şad etsin) halka "sokağa inin" işareti vermesi an meselesiydi. Ama bunu hiçbir zaman yapmadı. Direnişin komuta kademesi de bilinçlidir ve böyle bir şeye (iç savaşa) izin vermez.
İsrail’le barış isteyen kaç Sünni var?
Lebabidi, Lübnan kamuoyunda gündeme getirilen "Başbakana itiraz edemeyiz çünkü o Sünni mezhebini temsil ediyor ve hükümeti hedef almak Sünnilere dokunmak anlamına gelir" argümanına şöyle cevap verdi:
O (Lübnan Başbakanı) ne zamandan beri bu hakkı kendinde görüyor? Bu, Lübnan'daki Sünnilerin İsrail'le müzakere etmeyi kabul ettiği anlamına mı geliyor? Gidin Sünni sokağına sorun; "İsrail'le barış yapmayı kabul ediyorum" diyen kaç Sünni bulacaksınız? Bu sadece kendi kişisel görüşü olur, tüm Sünnilerin değil. Ben hayatım boyunca çıkıp "Ben Lübnan'daki Sünnilerin görüşünü temsil ediyorum" demedim. Ama onlar böyle söylüyor. Sen Sünni mezhebini tekelin altına alma hakkını nereden buldun?
Düşman okunu takip edin
Birçok kesimin Şiilere olan tepkisi sebebiyle mevcut durumdaki gerçeklere karşı inatçı bir tavır takındığını ifade eden Lebabidi, düşman okunun takip edilmesini tavsiye etti:
Diyelim ki Şiilerden nefret ediyorsunuz; Şiileri boş verin, düşman medyasının ne dediğine kulak verin. Düşman medyası gerçekten dehşet içinde. Diyorlar ki "Hizbullah'ı yıllarca sürse bile yok edemeyiz." 15 aydır darbe yiyoruz, eziliyoruz, 500'den fazla şehit verdik, sürekli bombalanıyoruz ama yine de bitiremiyorlar. En çok da "Ali et-Tahir" tepesi olayı içimi soğuttu. 15 ay boyunca sürekli o bölgeyi vurup durdular. Sonra tam "artık burayı bitirdik" dedikleri anda, oradan ilk füze salvosu fırlatıldı. İsrail kendi ağzıyla "Ordumuz başarısız oldu, hükümetimiz başarısız oldu" diyor. E o zaman sen kendi düşmanın için neden bu kadar üzülüyorsun?
İran, Lübnan’ı terk etmeyecek
İran'ın Amerika ile anlaşmaya varmak üzere olduğu ve Lübnan'ı gözden çıkaracağıyla ilgili kamuoyundaki tartışmalara da değinen Lebabidi şöyle konuştu:
Şu ana kadar İran'dan Amerika'ya gönderilen hiçbir sözde, belgede, mesajda veya kağıt parçasında İran'ın Lübnan'ı terk ettiğine dair bir şey yok. Aksine, İran hala "Lübnan cephesi", "Hürmüz Boğazı" ve "mali haklar" gibi konularda ısrarcı. Ama Lübnan devleti ateşkes açıklandığında İran'a "Sen benim adıma müzakere edemezsin" dedi ve kendi başına müzakere etmeye kalkıştı. Peki tek başına ne koparabildi? Bize ne faydası oldu? Şii, Sünni veya Hıristiyan kimliğini bir kenara bırakın, hakkın yanında olun. Siz neyden bahsediyorsunuz? İran gelip "Orduya silah vereyim" dediğinde reddettiniz. "Elektrik vereyim" dediğinde reddettiniz. Neden? Çünkü teklif eden İran! Şeytan gelip bir şeker verse alırsınız ama.
Lebabidi, Lübnan direnişiyle İran arasında bir anlaşmazlık olsa bile Hizbullah’ın direnişten vazgeçmeyeceğini şu sözlerle vurguladı:
Cephedeki direnişçiler, "İran bizi sattı" diye düşünseler tüfeklerini atıp kaçarlar mıydı? Kaçmazlardı, bunu çok iyi biliyorum.
