Lions Ödüllü Eminağaoğlu'nun Şantajı

Lions Ödüllü Eminağaoğlu'nun Şantajı

Uzatmalı Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in teröristleri affetmesinden dolayı...

Uzatmalı Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in teröristleri affetmesinden dolayı Yüce Divan’da yargılanması konusunda pek çok hukukçu görüş belirtirken, Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, “Cumhurbaşkanı da yargılanabilir” diyerek Çankaya Köşkü’ne çıkmaya hazırlanan AK Parti’nin Cumhurbaşkanı adayı Abdullah Gül’e adeta şantaj yapması tepki çekti.

Şantajcı Eminağaoğlu’nun 2006 yılında Kavaklıdere Lions Kulübü’nden ödüllü olduğu ortaya çıktı. "Kökü dışarıda" Lions kulüpleri ise "Masonluğun arka bahçesi" olarak biliniyor.

LİONS TÖRENİNDE KANADOĞLU’NDAN ÖDÜL ALDI
Geçen yıl Mayıs ayındaki ödül töreni; Sinan Aygün’ün başkanlığını yaptığı Ankara Ticaret Odası’nda (ATO) yapılmıştı. Ankara’daki Kavaklıdere Lions Kulübü’nün 2005-2006 dönemi "Güçlü, Onurlu ve Aydınlık Türkiye İçin Gerçeği Yansıtanlar Onur Ödülleri" düzenlenen törenle sahiplerine verilmişti. O dönemde Yargıtay Cumhuriyet Savcısı olan Ömer Faruk Eminağaoğlu, ödülünü Eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'nun elinden almıştı.

TUNCAY ÖZKAN DA LİONS’ÇU
Ödül törenindeki bir diğer kişi ise Gazeteci Yazar Tuncay Özkan idi. Cumhuriyet mitinglerini tertip eden, Kanaltürk televizyonunu seçim öncesi CHP’nin emrine veren Özkan, ödül aldığı törende "Mustafa Kemal'i sevmek için Kamran İnan olmak gerek, Mustafa Kemal'i sevmek için Sabih Kanadoğlu, Hurşit Tolon, Tuncer Kılınç, Vural Savaş olmak gerek" demişti.

“LİONS” ÖDÜLLÜ EMİNAĞAOĞLU’NUN ŞANTAJI
Merkezi Çankaya’da olan Yargıçlar ve Savcılar Birliği’nin (YARSAV) Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili bir açıklama yaptı. Eminağaoğlu, açıklamasında “Hakkında resmi bir itham, yani açılmış bir kamu davası bulunan ve devam eden kişilerin, devletin itibarı yönünden Cumhurbaşkanı adayı olmaması beklenilen bir davranıştır. Kuşkusuz, hakkındaki mahkumiyet kararı kesinleşmedikçe herkesin masum sayılacağı evrensel bir ilkedir. Ancak kişisel suçtan dolayı Cumhurbaşkanı seçildikten sonra yargılanma, Cumhurbaşkanı’nın Anayasa’nın 104’ncü maddesi uyarınca devletin başı olması da gözetildiğinde, yaşanması arzulanmayan bir durumdur” diyerek Abdullah Gül’e adeta “Yargılanacaksın” şantajı yaptı.

ŞANTAJCI YARSAV “İNCELENİYOR”
Bu arada Ankara Valiliği'nin, Yargıçlar ve Savcılar Birliği'nin (YARSAV) feshedilmesi talebiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na yaptığı başvuruya ilişkin inceleme de sürüyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na yaklaşık bir ay önce verilen fesih talepli dilekçede, "YARSAV'ın kurucularının hukuki durumlarının dernekler kanununa aykırı olduğu" öne sürülmüş, yargıçların, kazanç getirici faaliyetlerde bulunamayacakları, bunun yargıçlık göreviyle de bağdaşmayacağı görüşüne yer verilmişti. Ayrıca, anayasa hükümleri ve yasa gereği yargıçların derneğin kurucusu olamayacakları ve dernekte görev alamayacakları kaydedilmişti. Dilekçede, YARSAV'daki "birlik" adının kullanılamayacağı, "dernek" adının kullanılması gerektiği de savunulmuştu.

YARGIDA SİYASALLAŞMA ÇABASININ ÜRÜNÜ
Öte yandan YARSAV’ın kuruluşunda da “Hakimler ve savcılar dernek kurarsa yargıda siyasallaşma başlar” endişesi başlamıştı. Tepkilere rağmen kurulan “Yargıçlar ve Savcılar Birliği”nin 501 kurucu üyesi arasında, 96 Yargıtay üyesi, 21 Danıştay üyesi, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 8 üyesi, Yargıtay ve Danıştay’dan hakimler, savcılar, Ankara Adliyesi’nden hakim ve savcılar, Ankara Bölge İdare Mahkemesi'nden hakimler ve Ankara dışındaki adliyelerden bazı savcı ve hakimler ile 8 emekli hakim ve savcı bulunuyor. “Hakimler ve Savcılar Birliği”ne alternatif olarak kurulan Yargıçlar ve Savcılar Birliği'ne Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Ömer Faruk Eminağaoğlu öncülük etmişti.

EMİNAĞAOĞLU’NDAN “DANIŞTAY” ÇARPITMASI
Danıştay saldırısından hemen sonra 19 Mayıs 2006 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’nde “Saldırı Cumhuriyete...” başlıklı bir yazı kaleme alan Ömer Faruk Eminağaoğlu, “Bağımsız Türk yargısının, uğradığı son hain ve alçak saldırı, anayasal görevini yerine getirirken yaratılan gerginlik, hedef gösterilme ve cesaret ortamının bir sonucudur. Özgürlük alanı dışında kaldığı ulusal ve uluslararası yargı kararlarıyla tartışmasız olarak çözülen türbanı, bir özgürlük sorunu olarak gösteren, türbana özgürlük mücadelesi anlayışını hâkim kılmayı amaçlayan ve giderek laikliği hedef haline getiren davranışların da yansımasıdır” diyerek “Hain saldırı”dan kamplaşma çıkarma derdine düşmüş ve “başörtüsü düşmanlığı” yapmıştı.

Vakit