Keneler ve taşıdıkları hastalıklar bitmeyecek

Keneler ve taşıdıkları hastalıklar bitmeyecek

DÜ Veteriner Fakültesi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Neval Berrin Arserim, “Doğanın dengesini bizler bozduk

Bu nedenle bundan sonra başka eklem bacaklılar ve bunların taşıdığı hastalıklarla karşılaşma riski artacak" dedi
Dicle Üniversitesi (DÜ) Veteriner Fakültesi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Neval Berrin Arserim, 2002-2005 yıllarında "Diyarbakır ve Yöresi Ruminantlarında Görülen İxodidae Keneleri ve Bunların Mevsimsel Etkinliği" konulu doktora çalışması yürüttüğünü belirterek, çalışma kapsamında yaklaşık 500 kilometrekare alanda 8 bin büyük ve küçükbaş hayvanı muayene ettiğini, 3 soy ve her 3 soyda da 3'er türden 9 tür tespit ettiğini söyledi.
TÜRKİYE'DEENÇOKKELKİT VADİSİ'NDERASTLANIYOR
Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı virüsünü taşıyan konakçı kene (hyalomma marginatum) türünden bölgede 10 bin kene arasında 36 kene tespit ettiğini ifade eden Arserim, "KKKA hastalığı virüsünü taşıyan bu keneye Türkiye'de daha çok Kelkit Vadisi'nde, çalı, çırpı, ormanın bulunduğu yerlerde rastlanıyor. Diyarbakır'da da Ergani, Dicle, Lice, Kulp, Hani ve Çınar ilçelerinde tespit ettik. Bu alanlarda karşımıza çıkması doğa yapısının benzerliğiyle ilgili. Kenelerin hepsi tropik ve subtropik iklim kuşaklarında yaşıyor. Dünyanın çok az bir bölgesi ile buzullar ve kutuplarda keneye rastlanmaz. Türkiye'nin hemen hemen her yerinde kene mevcut. Daha çok ilkbahar, sonbahar ve yaz mevsiminde görülüyor. Kış mevsiminin ılıman geçtiği bölgelerde de keneye rastlanıyor. Keneler her zaman birçok hastalık etkeninin taşıyıcısı olarak karşımıza çıkar. Son zamanlarda sıkça duyulması küresel ısınmadan kaynaklanıyor. Buna bağlı olarak göçmen kuşların yolları değişiyor. Yaşam tarzımızı değiştirerek doğaya verdiğimiz tahribat her geçen gün artıyor. Bu nedenle belki de Afrika gibi daha sıcak ve daha tropik iklimlerde gördüğümüz hastalıkları bundan sonra ülkemizde ve Batı Avrupa ülkelerinde de görmek mümkün olacak" diye konuştu.
"KENE HER ZAMAN VARDI KENEYLE YAŞAMASINI ÖĞRENMELİYİZ"
Arserim, kamuoyunda, kene vakıalarının artmasına kuş gribi sebebiyle kanatlıların itlaf edilmesinin yol açtığı kanısı olduğunu, bazı vatandaşların doğaya keklik veya sülün salınarak kenelerin yok edilebileceklerini düşündüklerini ifade ederek, bu varsayımların araştırma konusu olabileceğini; ancak bilimde böyle bir yargı öne sürmenin çok zor olduğunu bildirdi. Arserim, kuşların keneleri bir noktadan bir noktaya taşıyabildiğini, keklik, sülün gibi kuşların 3-5 kene yiyebildiğini; ancak bu hayvanların yiyerek keneleri tamamen yok edemeyeceğini belirtti. Keklik, sülün ve benzeri kuşların çok sayıda keneyi vücutlarında barındırabildiklerini ifade eden Arserim, "Keneyi birileri içimize mi attı, İran'dan mı, Irak'tan mı, Rusya'dan mı geldi şeklinde sorular alıyoruz. Kene ve buna bağlı hastalık etkeni her zaman vardı. Kene ile yaşamasını öğrenmeliyiz. Doğanın dengesini bizler bozduk. Bu nedenle bundan sonra başka eklem bacaklılar ve bunların taşıdığı hastalıklarla karşılaşma riski artacak" dedi.