İranlı General: 50 yataklı iki uçak, günlerce ABD yaralılarını Almanya'ya taşıdı
İranlı general, savaş boyunca ABD'nin birçok yaralı verdiğini bu yaralıların özellikle Almanya'daki askeri hastaneye taşındığını söyledi.
Fars Haber Ajansı'nın bildirdiğine göre, İran Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı Yüksek Danışmanı Tuğgeneral Muhammed Rıza Nakdi, dün akşam katıldığı bir programda İran halkının sahada ve meydanlardaki tarihi direnişine işaret ederek, "Düşmana karşı bir caydırıcılık elde etmeyi başardık. Bu durum, düşmanın bizim karşımızda istediği sonuca ulaşamayacağını anlamasıyla gerçekleşti." dedi.
Tuğgeneral Nakdi sözlerine şöyle devam etti:
"Caydırıcılığın bir diğer boyutu da düşmanın, bir hata yapmaya kalkışması halinde telafisi mümkün olmayan bir darbe alacağını bilmesiydi."
Devrim Muhafızları Genel Komutanı Yüksek Danışmanı, "Bugün bu caydırıcılık düşman için netleşmiş durumdadır. Onlara ait 282 askeri nokta imha edilmiş ve düşman yüzlerce ölü bırakmıştır. Bunların birçoğunu da gizlemişlerdir." ifadelerini kullandı. Nakdi ayrıca, "Her gün Birleşik Arap Emirlikleri'nden 40 yataklı, Kuveyt'ten ise 10 yataklı bir hastane uçağı, düşman yaralılarını tedavi amacıyla Almanya'daki Amerikan hastanelerine taşıyordu." bilgisini paylaştı.
Bu iki caydırıcılık unsurunun düşmanı tamamen durdurmayı başardığını belirten Nakdi, "Hiçbir şey olmayacağına dair söz veremeyiz. Zira 47 yıllık devrim tarihi boyunca Amerika'dan tek bir doğru söz duymadık ve yerine getirmek isteyeceği tek bir vaat görmedik." diye konuştu.
İran Silahlı Kuvvetleri Her Türlü Gelişmeye Karşı Tamamen Hazır
Devrim Muhafızları Genel Komutanı Yüksek Danışmanı, "Silahlı kuvvetler ve halk her türlü senaryoya karşı tam bir hazırlık içindedir ve bunu çeşitli sahnelerde de açıkça gördük." dedi.
ABD-İsrail cephesinin bugün kendilerini galip sandığını ve çeşitli senaryolar uydurduğunu belirten Tuğgeneral Nakdi, "Ancak gerçek olan, gayretli İran halkının tartışmasız zaferidir. Savaşçılarımız ve halkımız tüm cephelerde düşmanı hezimete uğratmayı başarmıştır." şeklinde konuştu.
Nakdi, "Düşmanın bu savaştaki en önemli hedefi rejimi devirmekti, ancak bunun 180 derece tam tersi gerçekleşti ve nizamın (sistemin) temelleri daha da sağlamlaştı." vurgusunu yaptı.
İran'da rejim değişikliği iddiasının dünyada bir tür alay konusu olduğunu dile getiren Nakdi, "Düşmanı tanımayan 80'li, 90'lı ve 1400'lü (Hicri Şemsi takvime göre 2000'li, 2010'lu ve 2020'li) yılların nesli, katliamların arından düşmanı tanıdı." ifadelerini kullandı.
Bölücülerin Toplanma Merkezlerini Akıllıca Bombaladık
Tuğgeneral Nakdi açıklamalarını şöyle sürdürdü:
"Bölücülerin toplanma merkezlerini akıllıca bombaladık ve onları etkisiz hale getirmeyi başardık. Ancak bölücülüğün ciddi bir yenilgiye uğramasına neden olan asıl şey içeriden onlara herhangi bir destek verilmemesiydi."
Bölücü hareketin tam tersi bir sonuç verdiğini belirten Nakdi, bu durumun İran milleti arasındaki birlik ve beraberliği daha da artırdığını vurguladı.
Devrim Muhafızları Genel Komutanı Yüksek Danışmanı, "Düşmanın bir sonraki hamlesi, İran'ın Basra Körfezi üzerindeki egemenliğini ortadan kaldırmak istemesiydi. Ancak savaşçılarımız Hürmüz Boğazı'nı ve ülkenin güneyindeki su ve kara geçitlerini cansiperane bir şekilde savundu ve düşmanın sızmasına izin vermedi." dedi.
Tuğgeneral Nakdi son olarak şu ifadelere yer verdi:
"7-8 marttan itibaren düşman, Ordu ve Devrim Muhafızları'nın deniz kuvvetlerini ağır bir şekilde bombalamaya başladı. Ancak öngörülen deniz kuvvetleri pasif savunma sistemleri sayesinde savaşçılarımız imkan ve teçhizatlarının büyük bir bölümünü korumayı başardı."
Kaynak:islami analiz
