İran'dan Hürmüz Boğazı'nda tatbikat: Yapay zeka destekli füzeler test edildi
İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri, stratejik Hürmüz Boğazı'nda "Hürmüz Boğazı'nın Akıllı Kontrolü" adlı geniş kapsamlı bir askeri tatbikat gerçekleştirdi.
İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri, "Hürmüz Boğazı'nın Akıllı Kontrolü" adlı geniş kapsamlı ve canlı ateşli tatbikatını başarıyla tamamladı. 27 Şubat'ta başlayan tatbikat, Devrim Muhafızları Genel Komutanı Tümgeneral Muhammed Pakpur'un saha gözetiminde gerçekleştirildi.
Tatbikatın zamanlaması dikkat çekiciydi. İran ile ABD arasında Cenevre'de yapılan ikinci dolaylı nükleer görüşmelerle eş zamanlı olarak ve ABD'nin askeri tehditlerinin arttığı bir dönemde düzenlenen tatbikat, İran'ın her türlü düşmanca harekete karşı koymaya tam hazır olduğu yönünde güçlü bir mesaj olarak yorumlandı. Tatbikatın bazı bölümlerine Rusya ve Çin'in sınırlı katılımı ise tatbikata uluslararası bir boyut kazandırdı.
Tatbikatın Kapsamı ve Amaçları
İki ana aşamada gerçekleştirilen tatbikatın ilk aşaması, Büyük Tünb, Küçük Tünb ve Ebu Musa adaları merkezli savunma ve taarruz senaryolarını içerdi. İkinci aşama ise Hürmüz Boğazı'nın akıllı kontrolü ve deniz trafiğinin güvenliğinin sağlanmasına odaklandı. Yetkililer, güvenlik nedeniyle boğazın bazı kesimlerinde geçici olarak ulaşım kısıtlaması uygulandığını ve gerekli denizcilik duyurularının yapıldığını belirtti.
Tatbikatın temel hedefleri şöyle sıralandı:
Deniz Kuvvetleri'nin olası güvenlik ve askeri tehditlere karşı hazırlığının test edilmesi.
Deniz güvenliğine yönelik tehditlere karşı hızlı ve kapsamlı tepki senaryolarının tatbik edilmesi.
İran'ın Basra Körfezi ve Umman Denizi'ndeki jeopolitik avantajlarının akıllıca kullanılması.
Küresel enerji güvenliğine vurgu yaparak, tarafsız ve ticari gemilerin geçiş güvenliğinin taahhüt edilmesi.
Kullanılan Yeni Teknolojiler ve Silahlar
Tatbikat sırasında çok sayıda yeni savunma ve taarruz sistemi başarıyla test edildi. Bunlar arasında:
İlk kez görüntüleri yayınlanan Sayyad-3G hava savunma füzesinin Şehid Seyyad Şirazi gemisinden atışı.
150 kilometre menzile sahip dikey atımlı deniz tabanlı Sayyad-N3 hava savunma füzesi.
Yapay zeka yönlürmeli ve sinyal karıştırmaya karşı dirençli, geliştirilmiş gemi savar seyir füzeleri.
Hava ve deniz hedeflerine saldırı kapasitesine sahip yeni stratejik insansız hava araçları (İHA).
Ayrıca, süper hızlı füze botları, kara ve adalardan atılan füzeler ve elektronik harp koşullarında görev yapan taarruz ve keşif İHA birlikleri de başarılı operasyonlar gerçekleştirdi.
Komutanlardan Açıklamalar
Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Ali Rıza Tungsiri, "Hürmüz Boğazı üzerindeki istihbarati hakimiyetimiz 24 saat esasına göre, su üstü, su altı ve hava sahasında tamdır. Basra Körfezi'ndeki adalarımız ele geçirilemez kalelerdir. Emir verilmesi halinde Deniz Kuvvetleri en kısa sürede boğazı kontrol altına alabilir veya trafiğe kapatabilir" dedi.
Deniz Kuvvetleri Siyasi Yardımcısı Tuğgeneral Muhammed Ekberzade ise "Yabancı savaş gemilerinin varlığı, silahlı kuvvetlerimizin tam istihbarati gözetimi altındadır. ABD'li yetkililerin tehdit ve iddialarının büyük kısmı psikolojik harp kapsamında değerlendirilmelidir" ifadelerini kullandı.
Stratejik Analiz ve Uluslararası Yansımalar
Tatbikatın, ABD'nin askeri baskılarını artırdığı (Abraham Lincoln uçak gemisinin Arap Denizi'ne gönderilmesi) ve nükleer müzakerelerin sürdüğü hassas bir döneme denk gelmesi manidar bulundu. Dünya petrolünün yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nın geçici olarak kapatılabilmesi ve tam gözetim altında tutulması, İran'ın aktif caydırıcılık kapasitesini gösterdi.
Batılı analizler, tatbikatı Washington'a yönelik bir "deniz uyarısı" olarak yorumlarken, olası bir kapatmanın küresel petrol akışını günde 20 milyon varil kesintiye uğratarak başta Avrupa ve Asya olmak üzere enerji ithalatçısı ekonomilerde ciddi krizlere yol açabileceği vurgulanıyor.
Tatbikat, İran'ın asimetrik savaş kabiliyetine (sürat botu sürüleri ve gelişmiş füzeler) verdiği önemi bir kez daha ortaya koyarken, uluslararası tepkiler iki yönlü oldu. İsrail ve ABD tatbikatı bölgesel güçler için "sürekli bir tehdit" olarak nitelendirirken, İran medyası bunu Trump yönetiminin "psikolojik savaşına" bir yanıt olarak değerlendirdi.
on4haber


