İran'a karşı hibrit savaşta kirli ortaklık!
Siyonist İsrail aygıtı Mossad’ın İran’daki protestolara açık destek çağrısı, İsrail ve ABD öncülüğünde yürütülen hibrit savaşın yeni bir aşamaya geçtiğini ortaya koydu.
Siyonist İsrail’in terör ve istihbarat örgütü olan Mossad, yaklaşımında dikkat çekici bir değişikliğe giderek bu kez doğrudan İran halkını sokak eylemlerini sürdürmeye çağırmış ve perde arkasında değil, açık şekilde “sahada” destek verdiğini ileri sürmüştür.
Geçmişte bu örgütün İran’daki iç huzursuzluklara yönelik müdahaleleri genellikle gizli ve dolaylı yöntemlerle yürütülürken, Mossad’a ait Farsça yayın yapan sosyal medya hesaplarından yapılan ve “Artık zamanı geldi” ifadelerinin kullanıldığı açık çağrı, Siyonist rejimin gizli operasyon aşamasını geride bırakarak doğrudan ve aleni müdahale safhasına geçtiğini göstermektedir. Bu durum, İran’a karşı yürütülen hibrit savaşın daha tehlikeli ve açık bir boyuta taşındığını ortaya koymaktadır.
Söz konusu provokatif çağrının, Siyonist rejimin nefretle anılan başbakanı Binyamin Netanyahu ile ABD Başkanı Donald Trump arasında gerçekleştirilen üst düzey görüşmenin hemen ardından yapılması, İran’ın Siyonist rejim ve Batılı hamileriyle kapsamlı bir hibrit savaşın merkezinde bulunduğu gerçeğini güçlendirmektedir. Bu cephede başarı yalnızca sokakları kontrol altına almakla değil, düşmanın planladığı açık ve örtülü senaryoları doğru okumak ve hamlelerini zamanında teşhis etmekle mümkündür.
Bilinçli ve feraset sahibi İran halkı, dış müdahalenin boyutlarını ve bu kirli senaryonun arkasındaki sinsi hedefleri doğru şekilde kavrayarak Mossad ve Batılı güçler tarafından tasarlanan bu planın hayata geçirilmesine kesinlikle izin vermeyecektir. Toplumsal bilinç ve kolektif farkındalık, bu açık istihbarat operasyonuna karşı en sağlam savunma hattını oluşturmaktadır.
Mossad’ın kamu düzenini ve iç güvenliği hedef alan kışkırtmalara verdiği bu açık ve utanmaz destek ile Siyonist rejimin meşru ve barışçıl talepleri kaosa ve şiddete dönüştürme çabası, Tel Aviv merkezli düşman cephenin İran’a yönelik saldırgan stratejisini net biçimde gözler önüne sermektedir. Artık karmaşık bir denklemle karşı karşıya olunmadığı açıktır. Düşman ağı, hibrit savaş sahasında tüm gücünü İran’ın toprak bütünlüğüne, ulusal güvenliğine ve toplumsal birliğine karşı seferber etmiş durumdadır.
Bu şartlar altında iki temel adım hayati önem taşımaktadır:
Birincisi, Siyonist düşmanın oyun planını, propaganda faaliyetlerini ve saha hamlelerini sürekli ve akıllı biçimde takip etmek;
ikincisi ise düşmanın kurduğu hibrit savaş ağını tüm unsurlarıyla tanımak ve deşifre etmektir.
Bu ağ üç ana unsurdan oluşmaktadır:
Birincisi, kargaşanın merkezinde yer alan ve olayları yönlendiren Siyonist İsrail rejimi;
ikincisi, bu rejimin daimi destekçileri olan Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği ülkeleri ve onlarla bağlantılı medya ve propaganda ağları;
üçüncüsü ise İran içinde yabancı merkezlere bağlı, karşıdevrimci yapılara hizmet eden ve sokak olaylarında kullanılan yerli unsurlardır.
Bu üç katmanlı düşman yapısı doğru şekilde tanımlanıp sürekli olarak izlenmeden etkili bir mücadele yürütmek mümkün değildir. Toplumsal bilinçlendirme, gerçeklerin anlatılması ve kararlı duruşla bu çok boyutlu saldırının tüm unsurlarına karşı kapsamlı ve sürekli bir mücadele verilmesi zorunludur.
on4haber
