İmam Humeyni'nin Kaleminden...

İmam Humeyni'nin Kaleminden...

“..Kelle koltukta işgal ve tecavüze karşı, Filistin ve işgal edilmiş toprakları kurtarmak amacıyla kahramanca cihad eden mücahidler var..”

"Mesele Filistin'in İşgali İle Bitmiyor" diyen İmam Humeyni -ks- şöyle ekliyor:

Herkes bilmeli ki, büyük devletlerin İsrail'i ortaya çıkarmaktan hedefleri, sadece Filistin'i işgal etmekle bitmiyor; onlar Filistin'in başına getirdiklerini bütün Arap ülkelerinin başına getirmek istiyorlar ve bugün biz Filistinli mücahidlerin Filistin'i Filistinlilere bırakma amacıyla yaptıkları cihada şahidiz; kelle koltukta işgal ve tecavüze karşı, Filistin ve işgal edilmiş toprakları kurtarmak amacıyla kahramanca cihad eden mücahidleri görmekteyiz; sömürgecilerin uşaklığını edenlerin dün Ürdün'de(3) ve bugün de Lübnan'da mücahidlerin başlarına getirdiklerine, sömürgeci güçler tarafından başa geçirilenlerin vasıtasıyla çeşitli şeklillerde müsllüman grupları Filistinli mücahidlerden ayırma ve mücadeleyi (İsrailli siyonist güçlere derbe indirmek için çok münasip bir ortamı olan) stratejik bölgelerden dışarı çıkarmak amacıyla onların aleyhine yapılan tebliğ ve suikastlere şahidiz.

Acaba müslümanlar ve müslüman ülkelerin başlarında olanların böyle bir ortamda Allah Teala, akıl ve vicdanlarının huzurunda vazifeleri yok mu? Filistinli mücahidlerin sömürgecilerin uşaklığını edenler tarafından sömürge bölgelerinde katledilip diğerlerinin bu cinayet karşısında susmaları ve hatta bu özgürlük uğruna yapılan cihadı en uygun bölge olan stratejik bölgeden dışarı çıkarma için mücahidlere karşı suikast düzenlemeleri yakışır mı? Acaba Arap ülkeleri ve o bölgelerde yaşayan müslüman halk, bu cihadın bastırılmasıyla diğer Arap ülkelerinin de bu alçak düşmanın şerrinden kurtulamayacaklarını, rahatlık ve emniyet hissedemeyeceklerini bilmiyorlar mı?(İmam Humeyni'nin Filistin'i desteklemek amacıyla verdiği mesaj, 19/8/1351; SN;c.1, s.193.)

İsrail Tehlikesi Bütün Ortadoğu'yu ve İslam Beldelerini Tehdit Etmektedir

İslami ülkelerin başlarında bulunanlar şu noktaya dikkat etmeliler ki, İslami ülkelerin kalbinde -merkezinde- ortaya çıkarılan bu fesat kaynağı sadece Arap milletini bastırmakla kalmayacak, bilakis onun zarar ve tehlikesi bütün islami ülkeleri tehdit etmektedir; siyonizmin projesi, İslam dünyasını sulta ve hakimiyeti altına almak, ve verimli toprakları olan beldeleri ve İslami ülkelerinin yeraltı zenginliklerinin bir çoğunu sömürmektir; ve bu siyah sömürge kâbusunun şerrinden ancak fedakarlık, mukavemet ve İslami ülkelerin vahdetiyle kurtulmak mümkündür ve eğer islamın başına gelen bu hayati olayda bir ülke kusur edecek olursa, diğer İslami ülkeler kınayarak, tehdit ederek ve ilişkilerini keserek onu bu işe zorlamalıdırlar. Müslüman petrol ülkeleri, petrol ve ellerinde olan diğer imkanatları, İsrail ve diğer sömürgecilere karşı bir silah olarak kullanmalı, İsrail'e yardım eden ülkelere petrol satmaktan sakınmalıdırlar.
(İmam Humeyni'nin İslami ülkelere mesajı, 16/8/1352; SN; c.1, s.209.)

Lübnan'ın Başına Gelenler Diğer İslam Ülkelerini de bekliyor

İslami ülkelerin başlarında olanlar ve özellikler, Arap ülkeleri, söz birliğiyle fesat kaynağı olan İsrail'i defetmeye çalışmalıdırlar; eğer bu konuda kusur edecek olurlarsa bu olayın diğer benzeri ülkelerin de başına gelmesinden korkmalıyız. Allah Teala'dan ecnebilerin ve onların destekçilerinin ellerinin kesilmesini ve İslami ülkelerin istiklalini niyaz ederim. "Selam hidayete tabi olanların üzerine olsun".(4)
(İmam Humeyni'nin Filistin ve Kuzey Lübnan halkına destek münasebetiyle verdiği mesaj, 2/1/1358.)

İsrail Golan'la Yetinmeyecek

Sizler birleşerek böyle bir fesat kaynağını ortadan kaldırmalısınız. Eğer siz onu ortadan kaldırmazsanız, bilin ki o, bir kanserdir; Golan'la yetinmeyecek bilakis, diğer yerlere de bulaşacaktır. Onlar İsrail'in bütün ırklardan üstün olduğuna, Fırat'tan Nil Nehri'ne kadar bütün yerlerin İsrail'e ait olduğuna ve ona geri dönmesi gerektiğine inanmaktadırlar ve siz ise oturmuş bir takım küçük ve ehemmiyetsiz şeyler üzerinde birbirinizle kavga etmektesiniz ve İran, bizim diğer ülkelerde, diğer milletlerde gözümüz yok, biz onlarla birleşmek ve fesadı bölgeden çıkarmak istiyoruz diye feryat ederken siz bütün varlığınızla İran'ın birden birşeyler söyleyip bazı hareketlerde bulunmasından korkarak ona düşmanlık etmektesiniz. Niçin böyle oluyor? Düşmanın kim olduğuna, düşmanın kovulması ve dostlarla birleşilmesi gerektiğine kavimlerin reisleri dikkat etmeli, aydın kesim dikkat etmeli, beldelerin alimleri dikkat etmeli, tüm ülkelerin alimleri dikkat etmeli. Bu sorun bütün müslümanların eliyle halledilmeli ve bütün müslümanlar arasında vahdet ve birlik hakim olmadığı müddetçe bu sorunlar olacaktır.
(İmam Humeyni'nin 4/11/1360 tarihli konuşmasından; SN; c. 16, s.21.)

İsrail Mevcut Durumla Yetinmez

İsrail'in, şu an olduğu yerle yetinmeyeceği meselesi defalarca hatırlatılmıştır; o adım adım ilerleyecek ve ilerledikçe "bizim bir işimiz yok, biz buyuz" söyleyecek ve yarın daha büyük adımlar atacaktır. Bugün Lübnan, yarın Allah göstermesin Suriye ve öbürgün Irak ...
Maalesef ülkeler ona karşı kıyam edeceklerine, onun önünü almak için birleşeceklerine onu red bile etmediler, şimdi bile onun yerini sağlamlaştırmak için çabalamaktalar ve bu ise İslami ülkeler için; başta olan reislere dolaysız olarak ve başta olanları; istedikleri her işi yapmaları, İslam ve müslümanları her türlü zillete düşürmeleri için makamlarında bırakan ve önlerini almayan islam beldelerinin milletleri için ise dolaylı olarak utanç verici bir lekedir. Biz bu müsibetleri nereye götürelim?

İsrail'in Uğursuz Amacı

Müslümanlar ve özellikler bölgenin mazlumları bilmeliler ki, İsrail belki de Filistinli ve Lübnanlı mücahidleri aldatmak için değiştirdiği taşlarla hiç bir zaman Nil nehrinden Fırat'a kadarki islam ülkelerine tasallut olan çirkin amacından vazgeçmeyecektir; bölgede diş ve tırnağını gösteren Amerika, bölgede cinayetlerini icra eden İsrail gibi bir taşı tamamen savunmaktadır; onların siyasi oyunlarını gözden ırak tutmamalıdır. İsrail'i savunanlar bilmeliler ki, himayeleriyle fırsat bulduğu zaman Allah göstermesin bölgeyi felakete uğratacak zehirli ve çok tehlikeli bir yılanı güçlendirmekteler ve bu tehlikeli yılana fırsat vermemelidirler.
(İmam Humeyni'nin Beytullah-il Haram ziyaretçilerine verdiği mesaj, 12/6/62; SN; c.18, s.93.)

Büyük İsrail Projesi (BOP)

Yeni işbaşına geçip cumhurbaşkanı olmak isteyen ikinci taş İshak Şamir daha ilk baştan programını söylemiştir. Daha ilk baştan büyük İsrail'in gerçekleşmesi gerektiğini, Filistin'in tamamen ortadan kalkması ve İsrail'in elinde olan bütün yerlerin İsrail'in ayrılmazı bir parçası olduğunu söylemiştir. Büyük İsrail, Nil nehrinden Fırat'a kadar demektir, yani arapların oturduğu bütün bölgeler... Hicaz da bu bölgenin içinde olmalıdır, Mısır da bu dairenin içine girmektedir; bunlar ise oturmuş seyretmekteler ve çoğu da onlara yardım etmektedir, İsrail'i resmen tanımak istiyorlar ... Bunlar asrımızda başımıza gelen müsübetlerdir ve maalesef müslümanlar yani islami hükümetler ise buna karşı ilgisiz durmaktalar ve halklarının bu konuda konuşmalarına müsade etmemekteler. Gerçekten dünya bir ıstırap ortamı yaşamakta, bu iki süper güçten ıstırap çekmekte.
(İmam Humeyni'nin 15/6/1362 yılındaki konuşmalasından; SN; c.18, s.101.)

İsrail Bu Antlaşmalarla Yetinmez

Allah'a hamdolsun İslam'ın ve İslam Cumhuriyetinin gücünün bölgede dillere destan olduğu 15 Hurdat 1362'de(5) , İslami ülkelerin hükümetlerini geçmiş hatalarından el çekmelerini, birlik ve vahdet içinde olmalarını, Allah Teala'nın karşısında huzu ve huşu ederek ve islamın gücüne dayanarak zalimlerin ve dünyayı sömüren yağmacıların, özellikle Amerika'nın elini bölgeden kesmelerini, Amerika'nın bölgedeki sultasını sağlamlaştıran ve İsrail'i İslami Lübnan'a ve ondan sonra diğer islami ve Arap ülkelerine üst gelmesine sebep olacak bu Amerika-İsrail antlaşmasını mahkum etmelerini ve bozmalarını ikaz ediyorum. Bilin ki, defalarca dediğim ve sizlerin de duyduğunuz gibi, İsrail bu atlaşmalarla yetinmeyecektir; o Nil nehrinden Fırat'a kadar Arap ülkelerinin gasbedilmiş olduğuna inanmaktadır ve er veya geç Amerika'nın yardımıyla Allah göstermesin fırsat bulursa ve Arap ülkeleri ağır uykularından uyanmazlarsa bu çirkin planını gerçekleştirecektir. Amerika'nın dünyanın diğer tarafından mukeddaratlarına hükümet etmesi ve kafir, gasıpçı İsrail'in vasıtasıyla hepsini tuzağa düşürmesi ve bedbaht etmesi müslümanlara ve İslami ülkelerin başlarında olanlara bir kusur ve leke sayılmaz mı?
(İmam Humeyni'nin 15 Hurdat yıldömümü münasebetiyle 15/3/1362 tarihli mesajından; SN; c.18, s.12.)

Nil'den Fırat'a Kadar

Bölge ülkelerinin tüm güçlerini İsrail'i coğrafyadan kaldırmak için seferber etmeleri gerekir. Mazlum Filistinlileri bugüne düşüren ve kahraman Lübnan'a onca zulmeden ve bölge ülkelerine tecavüz eden fasit İsrail'i... Bölge ülkelerinin elele vererek bölgeyi İsrail ve onu destekleyen Amerika'nın şerrinden kurtarmaları kadar güzel bir şey var mıdır? Ben defalarca İsrail'in Nil nerhrinden Fırat'a kadar olan bölgeyi kendisine ait bildiğini ve sizin tarafınızdan bu toprakların gasbedildiğine inandığını hatırlattım; tabii ki, şimdi açıkça bunu söylemeye cüreti yok; İsrail'in kardeşi Saddam da bölgeye musallat olmaya çalışmaktadır ve farzen güç kazanırsa herkesin huzurunu kaçıracaktır.
(İmam Humeyni'nin büyük ibadi-siyasi hac kongresi ve Mübarek Kurban bayramı münasebetiyle verdiği mesajdan, 7/6/1363; SN; c.19,48.)

DİPNOTLAR

(3) Ürdün, işgal altındaki Filistin'le komşu olduğundan ötedenberi Filistin'li göçmenlerle savaşçıların sığınma ve ikamet mahalli olagelmiştir. Bu nedenle Filistinli gerillalar, işgalci siyonistlere karşı mücadelelerini sürdürebilmek için yer yer Ürdün'ün çeşitli mevkilerinde operasyonlar yürüttüler. Ne var ki, Filistinli mücahidlerin karşı safında yer alan Ürdün rejimi, buralardaki Filistinlilere karşı defalarca geniş çaplı saldırılara geçerek çok sayıda mücahidi acımasızca katletti. Bu kanlı katliamların en önemlisi 1970 Eylül'üyle 1971 Temmuz'unda vuku bulmuştur.
(4) Tâhâ Suresi, 47. ayet-i kerimesinden.
(5) Şah rejimi, batılı hamileri ve patronlarıyla danıştıktan sonra, İmam Humeyni'nin -ks- başlattığı güçlü islami dirilişi bastırabilmek amacıyla, tek çıkar yolun İmam'ın tutuklanması olacağını düşünerek 1342 Hordad'ının 15'ine(5 Haziran-1963) rastlayan geceyarısı saat 0.3'te İmam'ın evine saldırarak onu tutuklayıp Kum'dan Tahran'a götürüyor.
İmam'ın tutuklanış haberi çok kısa sürede bütün ülke çapında yayılacak ve müslüman İran halkı, olayı protesto ve İmamın serbest bırakılması amacıyla sabahın erken saatlerinden itibaren sokaklara dökülüp ülke çapında geniş gösterilere girişecekti. Bu protesto gösterilerin en geniş çaplısı Kum'da gerçekleşmiş ve şah memurlarının silahlı müdahelesi neticesinde çok sayıda müslüman şehid olmuştur. Şah rejiminin Tahran'da sıkıyönetim ilan etmesiyle birlikte o gün ve ertesi gün gösteriler kanlı şekilde bastırıldı ve şah'a bağlı kuvvetler binlerce masum insanın kanını döktüler. Onbeş Hordad (1342) faciası ülke sınırları dahilinde kalmayacak kadar büyüktü. Nitekim her yıl şah'ın propaganda için harcadığı milyonlarca dolara rağmen bu facianın dünya kamuoyundan saklı tutulması mümkün olmadı.
İslam inkilabının zaferle sonuçlanmasının ardından İmam-ks- Onbeş Hurdad faciası munasebetiyle yayınladığı bir bildiride (1358/1979) İslam inkilabının başlangıç tarihinin 1342 Hordad'ının 15. günü (5 Haziran 1963) olduğunu vurgulayarak bu tarihin bütün yıl dönümlerini genel yas günü ilan etti./Devam edecek..

•Çeviren ve hazırlayan: İsmail Bendiderya-Şaduman Eroğlu

FHA