Hizbullah’tan Lübnan hükümetine sert eleştiri: Çerçeve Anlaşması içi boş bir belge

Hizbullah’tan Lübnan hükümetine sert eleştiri: Çerçeve Anlaşması içi boş bir belge

Lübnan Parlamentosu’nda Direnişe Sadakat Bloku’nun kıdemli üyesi İhab Hamade, Şehit Seyyid Hasan Nasrallah ve Şehit Seyyid Haşim Safiyeddin’in şehadetlerinin ikinci yıl dönümünde yaptığı konuşmada, Direniş’in yolunun süreceğini vurguladı.

Lübnan Parlamentosu’nda Direnişe Sadakat Bloku’nun kıdemli üyesi İhab Hamade, Şehit Seyyid Hasan Nasrallah ve Şehit Seyyid Haşim Safiyeddin’in şehadetlerinin ikinci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen törende konuştu. Hamade, “Bugün tüm dünya Hürmüz ve Babülmendep boğazlarının önemini fark etmiştir” dedi.

Tasnim Haber Ajansı Uluslararası Grubu’nun aktardığına göre Hamade, bugün Lübnan ve bölgedeki gelişmelerin güç dengesine ilişkin kapsamlı bir değerlendirmeyi zorunlu kıldığını belirtti.

Hamade, “Bu değerlendirmeler yanlış bilgilerin ve medya gürültüsünün ötesinde olmalıdır. Toprak, halkı, irade, direnç ve kökleşmiş tutum, son gelişmelerin ardından ayakta kalan unsurlardır” ifadelerini kullandı.

Direniş’in şerefli lideri Seyyid Hasan Nasrallah’ın şehadetinin, onun direniş yoluna ve yaklaşımına asla son vermediğini vurgulayan Hamade, “Evlatları ve takipçileri bu yolu sürdürecektir” dedi.

Hizbullah milletvekili, Lübnan hükümetinin eylemsizliğini, ihanet olarak nitelediği tutumlarını ve Siyonist rejim karşısındaki teslimiyetini sert sözlerle eleştirdi. Hamade, “Çerçeve Anlaşması” olarak bilinen anlaşmanın aslında içi boş bir belge olduğunu, bazı tarafların bunu Hizbullah’ı ve destekçilerini kuşatmak için kötüye kullandığını ve Direniş’in kabiliyetlerinin azaldığını iddia ettiğini söyledi.

Söz konusu Lübnanlı milletvekili, “Aslında bazı tarafların söylemleri ve medya gürültüsünü tırmandırma çabası, kaybedilmiş kumarları ve siyasi zararları telafi etme girişimidir” dedi.

İhab Hamade şunları kaydetti:

“Siyonist düşman, Direniş’i yenmek ve yok etmek gibi ilan edilmiş hedefleriyle savaşa girdi ve Direniş liderleri ile komutanlarına yönelik çok sayıda suikast gerçekleştirdi. Ancak savaşçılarımız karşı koymayı sürdürdü ve çatışmalar Nakura’ya ve sınır köylerine kadar uzandı.”

Direniş toplumunun, tüm zorluk ve meydan okumalara rağmen Siyonist düşmana karşı koymak için Direniş’e verdiği desteğe işaret eden Hamade, bölgesel gelişmelere değinerek şu vurguyu yaptı:

“Amerikan-Siyonist düşmanın müttefikleriyle birlikte İran’a karşı başlattığı savaş, bu ülkedeki rejimi devirmek dahil ilan edilen hedeflerinin hiçbirine ulaşamadı.”

Hizbullah milletvekili, düşmanların bu savaşa ilişkin hesaplarının yanlış olduğunu ve bugün savaşın küresel ekonomik sonuçlarının görüldüğünü belirtti. Hamade’e göre bu noktada Hürmüz ve Babülmendep boğazlarının küresel ticaret ve enerji açısından önemi daha da netleşiyor; bu boğazlarla ilgili gelişmeler, başta ABD olmak üzere tüm dünya ekonomisini etkiledi.

Hamade, uluslararası gelişmelere ve BM’deki son toplantılara değinerek, Siyonistlere yönelik uluslararası tutumlarda dikkat çekici değişimler yaşandığını söyledi. İşgalci rejimin Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun konuşmasının başlangıcında 75’ten fazla ülkenin temsilcisinin BM Genel Kurulu salonunu terk etmesini bu değişimin örneklerinden biri olarak gösterdi.

Hamade son olarak Lübnan, İran, Hürmüz Boğazı, Babülmendep Boğazı ve uluslararası perspektifin bir bütün olarak ele alınması gerektiğini vurguladı. Koşullara ilişkin her türlü değerlendirmenin tüm bu gelişmeler dikkate alınarak yapılması ve yalnızca kayıplara odaklanılmaması gerektiğini belirtti.