Hizbullah yeniden mi?
Şişli'de bir iş yerinde, vücudunun büyük kısmı yanmış kadın cesedi ile el ve ayakları bağlanarak öldürülmüş bir erkek cesedi bulundu.
Atatürk Oto Sanayi Sitesi 2. Kısım 26. Sokak 1046 numarada bulunan ''Ufuk Ajans Reklam Limited Şirketi''nin 2. katından duman çıktığını gören vatandaşlar, olay yerine itfaiye çağırdı.
İş yerine giren itfaiye ekipleri, girişte bezlerle sarılı ve vücudunun büyük kısmı yanmış bir kadın cesedi, 2. katta da elleri ve ayakları arkadan ''domuz bağı'' adı verilen yöntemle bağlanarak öldürülmüş erkek cesedi ile karşılaştı.
Üzerinde herhangi bir yara izine rastlanmayan erkek cesedinin iş yeri sahibi Yunus Doğan'a, kadın cesedinin ise Doğan'ın yanında çalışan ''Hacer'' adlı kadına ait olduğu bildirildi.
Polis ekiplerinin inceleme ve araştırmaları sürüyor.
Olay, Hizbullah'ın cinayetlerini hatırlattı.
Hizbullah'ı kim diriltmek istiyor?
MİT Müsteşarı Emre Taner terör örgütü Hizbullah konusunda önemli açıklamalar yaptı: Devletin bir dönem kullandığı Hizbullah'ı yeniden harekete geçirmek isteyenler var:
Şamil Tayyar'ın yazısı
MİT"in itirafı
Yakından takip edenler hatırlayacaktır. Kasım"ın son haftası, Avrupa Karma Parlamento toplantısına katılacak milletvekillerine MİT karargahında brifing verilmişti. MİT Müsteşarı Emre Taner"in brifing notlarının bir bölümü basına yansıdı. Brifingin MİT"te verilmesinin nedeni ise Taner"in "Bizim Meclis"e gelişimiz spekülasyonlara neden oluyor" şeklindeki çekincesiydi.
Geçenlerde brifinge katılan iki milletvekiliyle "derin" sohbetimiz oldu. Meğer, basına yansıyan notlar devede kulakmış. Hepsine girmeyeceğim ama iki konu var ki, yazmazsam görevimi yerine getirmiş olmam. Konular "hassas" olduğu için MİT belki tepki gösterebilir ama doğruluğundan emin olduğum için bile bile yazıyorum.
MİT Müsteşarı, Hizbullah terör örgütünün bir dönem devlet tarafından kullanıldığını doğrulamış. Yıllardır bu iddia konuşulurdu ama devletin en "mahrem" kuruluşunun başındaki görevlinin bu iddiayı doğrulaması çok önemlidir.
Sıkı durun. Dahası var. Diyor ki: "Hizbullah uzun süredir sessizliğe bürünmüştü. Yeniden harekete geçirme faaliyetleri var. Takip ediyoruz. Yakında yeniden seslerini yükseltmek isteyebilirler." Mealen cümle böyle.
Peki neden? İşte orası meçhul. Bu tezin gerekçesi anlatılmamış. "Olsa olsa" diyerek yorumlar yapmak mümkün: Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde bazı çevreler terörü tırmandırmak isteyebilir. Bazı sol aydınlara yönelik suikast girişimleri düzenlenerek laik/anti-laik çatışması körüklenebilir. Türkiye"de istikrarın bozulması için hükümet ile asker arasında gerginliğe yol açabilecek eylemler düzenlenebilir. Vesaire, vesaire. Anlaşılıyor ki, puslu havada avlanmayı sevenler yine iş başında.
YAŞ"ın sırrı şimdi anlaşıldı
Bu yazıyı kaleme aldıktan sonra Yazı İşleri Müdürümüz Ayşegül Akın aradı. 1 Aralık Cuma günü toplanan Yüksek Askeri Şura"daki Hizbullah brifingini hatırlattı. Haklıydı. MİT Müsteşarı"nın bu önemli açıklamalarının hemen ardından gerçekleştirilen YAŞ"ta sürpriz şekilde Hizbullah brifingine ihtiyaç duyulması, uyuyan tehdidin uyanma tehlikesinden kaynaklanıyor olmalıydı.
Şimdi daha iyi anlaşılıyor. Gazetelere "Hizbullah, STK olmaya çalışıyor" şeklinde yansıyan ve toplantıda "İç tehdit" ara başlığı altında verilen Hizbullah brifinginin gerisinde çok önemli tespitler var. MİT bu endişelerini sadece milletvekilleriyle paylaşmamış, sivil ve askerlerin bir araya geldiği YAŞ gündemine de taşımıştı.
Tabii, hadisenin bir de öbür tarafı var. Canavarı kendimiz büyüttük, şimdi canını almaya çalışıyoruz. Umut ederim, bu yaşananlardan gerekli dersleri çıkarırız.
Ortadoğu"da 6. şart ABD
Uzun sohbet sırasında MİT Müsteşarı, Ortadoğu"daki yeniden yapılanma sürecine ilişkin genel bir perspektif de çiziyor. Büyük Kürdistan"ın kurulması için bazı ABD ve İsrail kaynaklarının Türkiye"yi hizaya getirme çabalarının yoğunlaştığına dikkat çeken Taner, bu hedef için önümüzdeki yedi yılın çok önemli olduğuna işaret ediyor. Türkiye"de ve Kuzey Irak"ta PKK"lı terörist sayılarını ayrıntılı olarak anlatıyor.
İşte sohbetin bu bölümünde Müsteşar ilginç bir espri yapıyor. Esprinin adresi, Müslüman ülkeler. Özetle şöyle: "İslam"ın şartı beştir. Ama Ortadoğu"da altı diye bakılır. Altıncısı ABD"dir. Bunu kabul etmeyenleri ABD hemen hizaya getirir."
Bu esprinin iki hassas ayarı var. Birincisi din, diğeri ABD. Bu nedenle Taner, bu bölümün dışarıda anlatılmaması için ricacı oluyor. Yazı yayınlandığında MİT"ten tepki gelirse de yadırgamayacağımı ifade etmek isterim. Bu ifadeleri, sohbetin dışındaki kaynaklarla da görüşerek teyit ettiğim için yazmakta beis görmüyorum.
Star
