Hink Cinayetinde Deliller Karartıldı
Hrant Dink'in avukatı Fethiye Çetin, cinayetle ilgili birçok delilin yok edildiğini söyledi.
Öldürülen gazeci Hrant Dink davasının ilk duruşması 2 Temmuz Pazartesi günü İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek. 500 avukatın katılacağı duruşmaya Helsinki Yurttaşlar Derneği, Uluslararası PEN, Agos ve Birgün gazetesi davaya müdahil olarak katılmak için mahkemeye başvurdu. Dink'in avukatlarından Fethiye Çetin, davayla iligili gazetecilere açıklamalarda bulundu.
SUÇLUYU ÖVDÜLER
Davada toplam 66 kişinin gözaltına alındığını fakat 48'i hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini belirten Çetin, savcılığın şüphelilerin eylemlerini 'ideolojik maksat' şeklinde tanımlamasını eleştirdi. Çetin, hazırlık soruşturması evresinde dosyaya 'gizlilik' kararı getirilmesi ve gizliliğin dava açılana kadar sürmesinin müdahil taraf açısından sıkıntı yarattığını ifade etti. "Hazırlık soruşturması içeriğinden ve 23 klasörden ve 8 bin sayfadan oluşan dava dosyasından ancak dava açıldıktan sonra örnek aldık. Ancak, 10 Mayıs'ta dosyayı incelemeye başladık" diyen Çetin şöyle konuştu: "Eylemler iddianamede yazılanlar sınırlı değil. Suçun tarifi konusundaki katkımızı sunacağız. Örgütlü çetenin Pelitli ayağı çok kısa sürede yakalandı. Ancak, İstanbul'daki yapılanma hakkında yeterli soruşturma yürütülmedi. Tüm istihbarat bilgilerin toplandığı Ankara'da görev yapan güvenlik güçlerinin şüphelilerle ilişkileri ve görevlerindeki zaafiyet, suçu ve suçluyu övmeleri, delilleri gizlemelerine rağmen bu kişiler davaya dahil edilmedi."
KAYITLAR YOK
Çetin, çetenin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması yönünde savunma yapacaklarını dile getirdi. Dink cinayetinin Ümraniye'de ortaya çıkan çetelerle bağlantısı olabileceğini de belirten Çetin, "Cinayet mahallindeki kamere kayıtlarının bazıları silindi. Üzerine başka kayıtlar yapıldığı söylendi. Cinayet günü tetikçinin kaçtığı sokakta bir mağazanın inşaatı vardı. İnşaat perdeyle kapatılmış. Cinayetten önce inşaata giren ve çıkanların olduğu ve onlardan birinin cinayet yerinde görüldüğü bildirilmişti. Ancak, araştırılmadı. İstihbaratın Erhan Tuncel hakkında hazırladığı rapor ortadan kaldırıldı. Akbank'ın yanındaki kamera sökülmüş. Belgelerin kaynağından yok edildiği kanaatindeyiz" dedi.
Bu dava artık namus davasıdır
Gazeteci Ali Bayramoğlu, Dink davasının artık bir namus davası olduğunu ifade etti. Konuyla ilgili kamuoyu ve medya desteğinin önemine dikkat çeken Bayramoğlu, şu görüşlerde bulundu: "Şemdinli olayından sonra bir çete oluşumu ortaya çıktı. Dink cinayetinden önce ve sonra bir takım olaylar peşpeşe
geldi. Cumhuriyet'e atılan bombalar, Danıştay saldırısı ve Malatya katliamı gibi olaylar Türk Gladyosunun yarı resmi bir yapılanma olduğunun ipucudur. Türkiye'de STK adıyla ortaya çıkan paramiliter yapılarda emekli askerler görev yapıyor ve bu olaylarla bağlantıları ortaya çıkıyor" şeklinde konuştu.
