Gül: Türkiye bunu hak etmedi!
Abdullah Gül, "Asıl darbeyi Türk modeli aldı. İşte biz bunu hak etmedik. Milletçe hak etmedik..." diyerek son sözü tarihe bırakan sitemlerde bulundu..
Ardan Zentürk'ün köşe yazısı
Asıl darbe "Türk modeli"ne indi..."
Abdullah Gül"ün telefondaki sesi "hayli" sıkıntılı. Kelimeleri seçerken, bir gazeteciyle konuşmanın verdiği ihtiyatla titizlik gösterdiğini, fakat içindeki fırtınanın bazı noktalarda kendini dışa vurduğunu fark ediyorum.
Kuşkusuz, yüzyüze olsak, belki, duygularını biraz daha kontrol edebilir ama, belli ki, o da odasında benim gibi yalnız ve "paylaşmayı" arzu ettiği düşünceler var...
"Türkiye bunu hak etmedi Ardan bey" diye başlıyor söze, devamı, Gül"ün, Dışişleri Bakanlığı makamına geri döndüğünü ve o makamın geleceğe dönük "derin kaygılarını" taşıdığının işaretini veriyor:
"Türk demokrasisinin çok olgunlaştığını dünyaya anlatan insan benim. Avrupa"dan başlayarak bütün dünyanın mutluluk ile baktığı bir süreç yaşıyorduk. Türkiye, kendi kültürel değerlerini koruyarak, demokrasisini en üst seviyeye çekmeyi başaran bir ülke olarak artık model olmuştu. Avrupalılar ve Amerika, bütün Avrasya ülkelerine ve Ortadoğu"ya daha düne kadar bizi, yani "Türk modeli"ni örnek olarak gösteriyorlardı. Nüfusunun ekseriyeti Müslüman bir ülkenin, demokratik, laik, hukuk devletini ayakta tutabileceğini, özellikle demokrasisini sağlam temellerde güçlendirip olgunlaştırabileceğini bütün dünyaya bu millet gösteriyordu. Özellikle çevremizde müthiş bir gıpta vardı. Sonra 27 Nisan akşamı o olay oldu. Asıl darbeyi "Türk modeli" aldı. İşte biz bunu hak etmedik. Milletçe hak etmedik..."
"Gizli gündemimiz" nerede?
Abdullah Gül, belli ki dolu... Özellikle, cumhurbaşkanlığına karşı çıkan, kurucusu olduğu AK Parti"nin bir cumhurbaşkanı seçmesini engelleyen girişimlerin ısrarla belirttiği "takiyye yapıyorlar, gizli gündemleri var" yolundaki saldırılarını sert tepkiyle karşılıyor:
"Soruyorum size, nerede bizim gizli gündemimiz. Biz, şeriatı isteyen, Türkiye"yi, sahip olduğu değerlerden koparıp, doğunun rotasına çekmeye çalışan bir parti olsak, böyle davranır mıydık? Dönün bakın, 17 Aralık"ta, 3 Ekim"de yani, Türkiye"nin Avrupa Birliği sürecinin tam başladığı günlerde Avrupalıların karşımıza çıkarttığı, kendi kamuoyumuzda sert tepkilere yol açan zorlukları hatırlayın. Bizim gizli gündemimiz olsa, o zorluklar karşısında işi uzlaşmazlığa döndürür, Türkiye"nin Avrupa yolculuğunu başlamadan bitirir, üstelik bir de memlekete kahramanlar gibi dönerdik. Bugün bizim hakkımızda şüphe belirtenlerin gerçekleştirdikleri mitinglerde Avrupa Birliği"ne açıkça karşı çıktıklarını görüyoruz. Biz ise, Türkiye açısından demokrasi ve laikliğin güvencesi olarak değerlendirilen Avrupa ile bütünleşme projesine sonuna kadar sahip çıkıyoruz. Şimdi, kim Türkiye açısından daha tehlikeli? Kimin bu ülke için gizli gündemi var? Biz demokratik kriterlerin yaşama geçmesi için mücadele veriyoruz ve bu, zaten laiklik ilkesinin sağlam bir zemine oturmasından geçiyor. Öte yandan, demokrasiyi günü geldiğinde elinin tersiyle bir kenara itebileceklerini gösterenler var. Onların gizli gündemini şu anda millet merak ediyor. "
"CHP"nin tuzağına düşmeyiz..."
Telefon sohbetinde sözü, "Cumhuriyet mitinglerine" getiriyorum. Yaklaşımı hayli ilginç...
"Bizim, bu ülkeye hizmet sevdamız var. Bu nedenle, CHP"nin tuzağına düşüp, memleketi cepheleştirmeyeceğiz. Onların bizimle olan kavgayı derinleştireceklerini biliyorum. İstedikleri cepheleşmedir. Çünkü siyaseti böyle kabuletmişler,buna alışıklar. Bunu da hepi-topu, belki yüzde 5 fazla oy için yapıyorlar. Yani,kendi siyasi ikballeri için, acaba yüzde 5 daha fazla oy alabilir miyiz diye bu memleketin insanlarını sokakta bile bölmeyi düşünebiliyorlar. Merak etmesinler, onların istediği gibi hareket edip bu ülkede yeni bir Vatan Cephesi açmayacağız. Bizden bekledikleri bu tuzağa düşmeyeceğiz. Niye, çünkü bu ülkenin insanına ve geleceğine güveniyoruz. Ülke yönetiminin tekelci zihniyeti yıktığını,yaşamın her alanının renklendiğini görüyoruz. Bu nedenle, oturduk, tartıştık ve Türkiye"ye zarar vermemek için Anayasa Mahkemesi"nin son kararı başta hiç birşeyi tartışmadan bir an önce memleketi seçime götürüp demokratik mekanizmaların yeniden işlemesini çalışmaya karar verdik. Biliyoruz ki, yaşanılan bütün bu olaylara esas yanıtı millet,sandıkta verecektir..."
Kuşkusuz, bu sohbetin off-the record bölümleri de var... Bir gazeteci olarak gelişmeleri izlememde yararlı olacak, son sözü de tarih söylecek...
(Star)
