Gül İle Reklam Arası Ne Konuşuldu

Gül İle Reklam Arası Ne Konuşuldu

Başkent Kulisi Özel yayını için Dışişleri Bakanlığı Konutu’na giderken kafam, o can alıcı soruyu nasıl formüle edeceğimi düşünmekle meşguldü.

Başkent Kulisi Özel yayını için Dışişleri Bakanlığı Konutu"na giderken kafam, o can alıcı soruyu nasıl formüle edeceğimi düşünmekle meşguldü.

Gül, televizyon programlarına Bakanlık Konutu"nda katılıyor. Gidince gördük ki, bizim için daha önce hiç kullanılmayan makam odası ayarlanmış.

Abdullah bey, Oda"nın hangi amaçlarla kullanıldığını anlatınca "Şu masalar, sandalyeler dile gelse de bir konuşsa" diye geçirdim içimden. Çünkü yurtdışından gelen devlet adamlarıyla baş başa yapılan görüşmeler hep bu odada olurmuş.

Abdullah Gül"ün gazetecilerin işini kolaylaştıran bir tarzı var. Öyle uzun uzun soru listeleri falan istemiyor. Ya da şunu da sor, bunu da sor gibi telkinlerde bulunmuyor. Sadece programa çok kısa bir süre kala, Bakanlık Sözcüsü Levent Bilman aracılığıyla hangi konularla ilgili sorular yönelteceğimizi kendisine ilettik.

Dışişleri Bakanları"nın söylediği her kelime sadece içeriye değil, tercüme yoluyla bütün dünyaya anında yayılıyor.

Doğrusu bu sorumluluğu taşımasına rağmen rahat, özgüven sahibi, hem haber için malzeme verip hem de kendi pozisyonunu sıkıntıya sokacak tarzda açık vermeyen bir bakan olması hasebiyle Gül"ün hakkını teslim etmek gerekiyor.

Bakan Gül"e sormak istediğim en önemli soru şuydu. "Cumhurbaşkanlığı adaylığınızdan geri dönüş olacak mı"

Programda bu soruyu yukarıdaki anlamını bozmayacak bir üslupla sordum. Soruya karşılık dedi ki: "Ben parti başkanı değilim ama benim adaylığım meydanlarda zaten onaylanmıştır. Benim adaylığım devam etmektedir."

Bu cevabın üstüne ikinci bir soru sordum. "Seçimlerden sonra bir koalisyon aritmetiği çıkarsa ne olacak."

Gül bu soruya da şöyle karşılık verdi."Farklı senaryolara göre tabii farklı durum ortaya çıkar. Bizim oyumuz yetmezse, halk fikrini değiştirir, bugün Ak Parti"yi destekleyen halk yarın fikrini değiştirip desteklemezse, biz tutup da zorla bize oy vermeyecek milletvekillerini "Bana oy ver" diye zorlayacak halimiz yok".

Bu ikinci yanıta bakarsanız Gül"ün adaylıktan çekilebileceğine dair bir imada bulunduğu düşünülebilir.

İşte bu nokta da reklam arasında aramızda geçen bir konuşma büyük önem taşıyor. Gül"e bu sözlerinin "Adaylıktan Çekiliyor" biçiminde yorumlanabileceğini hatırlattığımda aynen şunları söyledi. "Kesinlikle böyle bir şey söz konusu değil. Bu süreci sonuna kadar kullanacağız. Kesinlikle böyle bir kararımız yok" dedi.

Abdullah Bey, bu kesinlikte bir cevap verince, Cumhurbaşkanlığı konusunda bir geri adım atılmadığı kanaatine ulaştım.


Bu durumda Gül"ün ilk açıklamasına itibar etmek gerekiyor. 22 Temmuz"da kendi adaylığının da bir tür referanduma tabi tutulacağını kabul ederken, "yüzde 40 tan fazla oy alacağız" diyerek sonrasında da Cumhurbaşkanlığı Adaylığı"ndan geri dönüş olmayacağını söylüyor.

Dışişleri Bakanlığı"na gittiğimde ilk soracağım soru Ankara"da gün içerisinde gelişen yoğun trafiğin ne anlama geldiği yönünde oldu.

Ama çok şaşırtıcı bir durumla karşılaştım.

Akşam olmasına rağmen Bakanlık yetkilileri, Devlet Bakanı Abdüllatif Şener"in önce Amerikan büyükelçisiyle görüşüp ardından Çankaya"ya
çıkmasından haberdar değildi.

Bir yetkili "muhtemelen bir veda ziyaretidir ya da atamalarla ilgili bir konu olabilir" diye görüş bildirdi.

Ankara"da habercilerin büyük bir heyecanla sundukları bazı görüşmelerin aslında çok rutin bazı konuları içerdiğini söylediler bana Bakanlık Yetkilileri.

Bu görüşmeyle ilgili değil ama bazen bir büyükelçinin ani gibi gözüken bir ziyaretinin büyükelçilikteki telefon kabloları, ya da etraftan gelen inşaat gürültüleri ile ilgili şikayetler olabiliyormuş.

Haber 7