"Genelkurmay, yönlendirme girişimlerinden vazgeçsin!"

"Genelkurmay, yönlendirme girişimlerinden vazgeçsin!"

Son olayları değerlendiren Adaleti Savunanlar Derneği (ASDER) Genel Başkanı emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi, önemli uyarılar yaptı ve Genelkurmay Başkanlığı'nın, yanlış konularla ilgilendiğini söyledi...

Son bir ay içinde meydana gelen olayları değerlendiren Adaleti Savunanlar Derneği (ASDER) Genel Başkanı emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi, terör örgütünün, en pasif eylem biçimi olan mayın ve benzeri patlayıcılarla icra ettiği sabotaj faaliyetlerine ağırlık verdiğini belirterek, "Bu eylemler de, iklim şartları nedeniyle, terörle mücadelede kullanılan güvenlik güçlerinin aktif ve hareketli olduğu mayıs ayında ve özellikle de yaygın ve müfrezeler halinde bulunan jandarma unsurlarımız üzerinde etkili olmaktadır" dedi. Saldırıların birliklerimizin hareketlendiği döneme rastlamasını, müfrezeler halinde bulunan jandarma birliklerimizin mayınlı sabotajlara karşı hazırlıklı olmamasına bağlayan Tanrıverdi, sinsi eylemlerin böylelikle, subay, astsubay, uzman er ve erbaşlarımızın hayatına mal olan terör eylemlerine dönüştüğüne dikkat çekti.
"SAMİMİYET VARSA KARARGAHI CUDİ"YE KURUN"
Genelkurmay"ın iç ve dış politikayı yönlendirme girişimlerinden vazgeçmesi gerektiğini ve siyasetin önünde bir engel gibi değil, siyasetin önünü açıcı olarak görev yapması gerektiğini hatırlatan Adnan Tanrıverdi, "Bulunulan makamlar, mazeret üretme makamları değil, sorunları eldeki imkânlarla çözme makamlarıdır. Eğer terörün önlenmesi konusunda samimiyet varsa; Genelkurmay"ın karargahını Cudi Dağı"nın tepesinde kurması ve orada bir kış kalması, PKK terörünün kökünün kazınması için yeter de artar bile" dedi.
"TERÖRÜN TIRMANDIĞI ŞEKLİNDEKİ YORUMLAR DOĞRU DEĞİL"
Türkiye"nin son dönemde yaşadığı süreçte siyasetin önünün tıkandığına vurgu yapan Adnan Tanrıverdi, şunları söyledi: "Cumhurbaşkanının TBMM tarafından seçilememiş olması, milletvekili seçimlerinin yenilenmesi, devletin üst kademesindeki kurumların iktidar mücadelesine girişmesi, TSK"nın siyasete müdahale girişimleri gibi sebeplerden dolayı, devlette meydana gelen otorite boşluğundan yararlanma ve istikrarsızlığı artırma amacına dönük PKK eylemlerinin planlanıp icra edildiği anlaşılmaktadır. Ancak gelişmelerin, terörün tırmanışa geçtiği şeklinde yorumlanması ve milletimize böyle takdim edilmesi doğru değildir. Terörist örgütün dağ kadrolarında anormal bir artış mı oldu? Bu kadrolara katılımlar mı arttı? Pervasızca ve fazla kuvvetlerle icra edilen, asker ve sivil hedeflere yönelmiş, aktif pusu ve baskın türü eylemlerde artış mı oldu? Bir kısım yerleşim birimleri kontrol dışına mı çıktı? Yaygın halk hareketleri mi başladı? Hayır, bunların hiçbiri olmadı. Sadece, en eğitimsiz, en zayıf gayri nizami grupların icra edebilecekleri yollara mayın döşeme ve tedbirsiz küçük müfrezelere baskın yapma şeklinde eylemler icra ediliyor. Bu eylemler karşısında ancak, terörle mücadele konusunda en tecrübesiz ve eğitimsiz güvenlik kuvvetleri, bizim son bir ayda verdiğimiz kaybı verebilirler. Meseleyi abartarak, siyasi istismar konusu haline getirmek ve sınır ötesi harekat gibi önemli bir faaliyete gerekçe yapmak, sadece iktidardaki bir siyasi partiye değil, devletimize ve milletimize telafisi imkânsız zararlar verebilir."
GENELKURMAY YANLIŞ ŞEYLERLE İLGİLENİYOR
Genelkurmay Başkanlığı"nın internet sitesinde yayınlanan 8 Haziran 2007 tarihli basın açıklamasının konunun uzmanları tarafından hayretle karşılandığını söyleyen ASDER Genel Başkanı Adnan Tanrıverdi, "12 Nisan"daki basın açıklamasında işaret edilen sınır ötesi harekât talebini de, 27 Nisan"daki Cumhurbaşkanının TBMM tarafından seçilmesini engelleyen bildiriyi de yadırgamıştık. Milletimiz Genelkurmayımızdan iç ve dış tehditler karşısında, ferahlatacak, rahatlatacak, huzur yaratacak ve milletinin emrinde izlenimi verecek açıklamalar duymak ister. Yaşanan terör eylemlerinde kayıplarımızı asgariye indirmek güvenlik kuvvetlerinin asli görevi iken, olayların sorumluluğunu başka adreslere göndermek ve gelişmeleri de terörün tırmanışı gibi göstermek, siyasette taraf olmak anlamına gelmektedir. Bu göstermektedir ki Genelkurmay"ı; terörden çok Cumhurbaşkanının kim tarafından, nasıl seçileceği ve kimin olacağı ile, 22 Temmuz"dan sonra TBMM"deki sandalye dağılımının nasıl olacağı ilgilendiriyor. Milletin iradesini Silahlı Kuvvetler"in düşüncesi istikametinde oluşturma gayretlerinden dolayı devletimize verilecek zararın görülememesi de milletimizin şanssızlığı olsa gerek" yorumunu yaptı.
BU KIŞKIRTMALAR NEDEN YAPILIYOR?
Genelkurmay Başkanlığı açıklamasının "Türk Silahlı Kuvvetleri"nin beklentisi; bu tür terör olaylarına karşı, yüce Türk milletinin kitlesel karşı koyma refleksini göstermesidir" cümlesi ile bittiğine işaret eden Tanrıverdi; "Bu cümlenin ne anlama geldiği herhalde daha çok konuşulacaktır. Yani ne isteniyor? Güvenlik güçlerimiz, terörle mücadelede yeterli değil de milletin kitle halinde terörün üzerine yürümesini mi bekliyor? Milletin evladını askere göndermesi, ordusunu dünyanın en modern orduları seviyesinde silahlandırması, donatması ve beslemesi, kitlesel refleks olarak yetmiyor mu? Güvenlik güçlerinin istediği her imkânı önüne sermesinden daha büyük destek olur mu? Bu gerçekler ortada dururken, milleti meydanlara sevk etmek, hatta etnik ayrışmaya sebep olacak kışkırtmalar neden?" diye sordu.
"MİLLET SON ÇIKIŞLARI TASVİP ETMİYOR"
Genelkurmay Başkanı"nı ve mevcut komuta kademesindeki kişileri makul, donanımlı ve uyumlu olarak tanıdıklarını hatırlatan Tanrıverdi, "Ama yaptıklarını doğru bulmuyoruz. Milletimiz de son çıkışları tasvip etmiyor. Sakın yanılmasınlar, millet deyince akıllarına, Cumhuriyete sahip çıktıklarını meydanlarda haykıran 300-500 bin kişi zannetmesinler. Millet ordusunun, milli iradenin temsilcileri ile uyum içinde görev yapmasını istiyor. Ordusunun içine politika sokulmasını ve TSK"nın aktif politikaya alet edilmesini istemiyor. İnternet bildirilerinin de milletin kendi iradesine ambargo anlamına geldiğini, PKK terörünün artmış olarak gösterilmesini de aba altından sopa gösterme olarak algılıyor. Biliyorsunuz bu tür etkileme girişimleri millet üzerinde ters tepki yaratır ve istenilenin aksi politik sonuçlar çıkarır" dedi.
GENELKURMAY KARARGAHI CUDİ"YE KURULSUN, TERÖRÜN KÖKÜ KAZINIR
Genelkurmay"ın iç ve dış politikayı yönlendirme girişimlerinden vazgeçmesi gerektiğini ve siyasetin önünde bir engel gibi değil, siyasetin önünü açıcı olarak görev yapması gerektiğini hatırlatan Adnan Tanrıverdi, "Bulunulan makamlar, mazeret üretme makamları değil, sorunları eldeki imkânlarla çözme makamlarıdır. Eğer terörün önlenmesi konusunda samimiyet varsa; Genelkurmay"ın karargahını Cudi Dağı"nın tepesinde kurması ve orada bir kış kalması, PKK terörünün kökünün kazınması için yeter de artar bile. Yapabilen kalır, yapamayanlar görevi teslim ederler. Kuzey Irak"a operasyonun, asker kişiler tarafından bu kadar çok dillendirilmesi, Türkiye ile mukayeseye deymeyecek derecede bir oluşum olan Kuzey Irak Yerel Kürt Yönetiminin, Irak"ı kana bulayan işgalci ABD"nin himayesine itilmesine ve Türkiye"nin bölgesel menfaatlerine darbe indirilmesine sebep olmaktadır. ABD ve PKK, TSK"nın bu çıkışlarından en fazla memnun olan taraf olsa gerektir. Herhalde, ülkemizin terörden de öncelikli sorunu, TSK"nın milli iradenin temsilcileri tarafından kontrol altına alınması yöntemlerini bulma sorunudur" dedi.

vakit