Fetih Hareketi Kafasını Kuma Gömüyor

Fetih Hareketi Kafasını Kuma Gömüyor

...Hamas üyeleri Gazze'de Fetihlileri öldürüyor, tutuklayıp işkence ediyor, ayaklarını testereyle kesiyor, yüksek binaların en üst katından aşağıya atıyor veya benzeri şeyler yapıyorlardı.

Selfit bölgesinde Fetih Hareketi'ne üyelik formunu son günlerde dolduran ve harekete yeni katılanlardan birçok kişiyle konuştum. Fetih üyeleri için yapılan eğitim seminerlerinde anlatılan konuların çoğunun Hamas Hareketi, Hamas milletvekilleri ve Gazze Şeridi aleyhine olduğunu görerek şok olduklarını söylediler. İşgalciden, Yahudi yerleşim birimi inşasından; Filistin halkına, topraklarına ve kutsal değerlerine yapılan saldırılardan ise bu seminerlerde hiç bahsedilmiyordu. Sanki bugün Filistin davasının başlıca sorunu işgalci ve Yahudi yerleşim birimi inşası değil de Hamas, Hamas milletvekilleri ve Gazze'deki hükümet idi.

Dediler ki, bu eğitim seminerlerine katılıp beyni yıkananların birçoğu Gazze'nin gerici bir emirlik olduğu kanaatine sahip hale geldiler. Onlara göre Hamas üyeleri Gazze'de Fetihlileri öldürüyor, tutuklayıp işkence ediyor, ayaklarını testereyle kesiyor, yüksek binaların en üst katından aşağıya atıyor veya benzeri şeyler yapıyorlardı. Zulüm, baskı, güvenlik boşluğu, masum insanlara saldırı ve işgalciyle güvenlik koordinasyonu Gazze'nin değişmez politikasıydı. Batı Yaka'ya ise rahat yaşam, huzur, güven ve istikrar hakimdi. Hebbaş'ın dediği gibi "veliyyu'l-emr", bütün gücüyle Filistin sabitelerini korumak için çalışıyordu. Filistinlilerin hayalini gerçekleştirecek, başkenti Kudüs olan, bağımsız bir Filistin devleti kurmaya çalışıyordu... Bu sözler, geçen yüzyılın altmışlı ve yetmişli yıllarına ait değil. Bilakis birkaç gün önce, 2011 yılının Şubat ayında söylendi.

Fetih Hareketi'nin bugünlerde durumu böyle. Bölgesel ve uluslararası arenada yaşanan tüm değişimlere rağmen, El-Cezire kanalının "Keşfu'l-Mestûr" (Gizlinin Açıklanması) adıyla yayınladığı ve başmüzakereci tarafından itiraf edilen tüm skandallara rağmen, dünyanın gözü önünde işgalciyle yürütülen müzakerelerin büyük bir başarısızlıkla sonuçlanmasına ve ABD Başkanı Obama'nın işgal rejimini Yahudi yerleşim birimi inşasını geçici olarak durdurmaya dahi ikna edememesine rağmen bu hareket hâlâ hayal dünyasında yaşıyor. Kafasını kuma gömüyor ve hiç kimsenin kendisini görmediğini zannediyor.

Onlar yaklaşık yirmi yıldır kendilerine iletmeye çalıştığımız kanaate şu ana kadar hâlâ ulaşamadılar. İşgal devleti onlara gerçek bir devlet, egemenlik veya Kudüs'ü başkent olarak vermeyecek. Fetih Hareketi'nin karakaşı ve kara gözü için Yahudi yerleşim birimi inşasından, ırkçı ayrım duvarından, sulardan, havadan veya sınırlardan taviz vermeyecek. Çünkü Fetih Hareketi, içine sürüklendiği mevcut durumda işgalciyi bu tavrından ve inadından taviz vermeye ikna edecek veya zorlayacak herhangi bir güce, imkana ve araca sahip değil.

Fetih Hareketi bugün bu gerçeği kabul etmek ve bölgedeki dramatik değişimler ışığında hesaplarını gözden geçirmek yerine ileriye doğru kaçmaya çalışıyor. Filistinlileri ve dünyayı başkanlık ve parlamento seçimleri ile yerel seçimlerle meşgul ederek kusurlarını, başarısızlıklarını, mali ve idari yolsuzluk dosyalarını gizlemek istiyor. Sanki bu seçimler, vatanın tüm sorunlarını çözecek sihirli bir değnek. Fetih Hareketi, bu şekilde bir kez daha kafasını kuma gömüyor. Oysa Fetih, mevcut iç ve dış şartlarda seçimlerin yapılamayacağını çok iyi bilmektedir.

Fetih Hareketi, bu seçimlere özellikle de güvenlik birimleri eliyle ve ilginç yöntemlerle haksızlık karıştırmak için uzun süredir çalışmaktadır. Bu yöntemlerin en önemlisi daha önce bu seçimlere katılanları, Değişim ve Islah Grubu'nu seçen veya onlarla birlikte seçim propagandasına katılanları cezalandırmaktır. Onları çok ağır bir şekilde cezalandırmaktadırlar. O kadar ki, insanlar seçilmiş milletvekillerine ve beş yıl önce seçim kampanyalarında birlikte çalıştıkları kişilere yaklaşmaktan ve onlarla konuşmaktan korkar hale gelmiştir.

Vatanın en küçük vilayeti Selfit'te yüzlerce ve hatta binlerce kişinin bir önceki seçimlerde seçmen olarak hakkını kullandığı için şiddetle cezalandırıldığını tespit ettik. Onların çoğu tutuklandı ve işkence gördü. İfade vermeye çağrıldılar, işlerinden oldular, resmi işlerden veya iyi hal kağıdından mahrum bırakıldılar. Tek suçları, bir önceki parlamento seçimlerinde ve yerel seçimlerde Değişim ve Islah Grubu ile seçim propagandalarına katılmaktı. Bu olayı, vilayetimizde küçük-büyük herkes biliyor. Bu cezaların arkası hiç kesilmedi ve bu satırların yazıldığı ana kadar da devam ediyordu. Vatandaşlar bu cezalandırmalar nedeniyle büyük sıkıntılar çekiyorlar. Seçmen veya seçim kampanyası sırasında belirli bir tarafın lehine çalışma yapan yıllar sonra da olsa cezalandırılacağını bilirse bu ne biçim bir seçim olacak?

Fetih Hareketi kafasını bu şekilde kuma gömerken bilmelidir ki, Filistin halkının çıkarlarını tehlikeye atmakta, başına musibetler açmakta ve bölünmüşlük halini derinleştirmektedir. Filistin halkının gücünü ve enerjisini boş yere tüketmektedir. Bir yandan da Filistin halkının meşru temsilcisi olduğunu iddia etmektedir. Bu halkın tüm kaynaklarına, Birleşmiş Milletler'e ait kurumlar, bölgesel ve uluslararası kurumlar dahil dünyadaki tüm diplomatik mahfillerde Filistin halkının iç ve dış ilişkilerine hükmetmektedir.

Fetih Hareketi'nin yapması gereken kafasını gömdüğü kumdan çıkarmaktır. Etrafına basiretli bir gözle bakmalı ve hesaplarını gözden geçirmeli. Bunu yapmalı ki, günümüz dünyasında değil tarihte yaşadığını anlasın. Üyelerine verdiği bilgiler, düzenlediği eğitim seminerleri ve medyası tarafından yapılan yayınların çağın çok gerisinde kaldığını görsün. Rakiplerine karşı davranış üslubunun ve metodunun 21. yüzyıla yakışmadığını ve Ortaçağ'dan kalma olduğunu anlasın. Deneyimler bu metotların başarısız olduğunu ispat etmiştir. Fetih Hareketi'nin duvara toslayıp kendine geleceği gün mutlaka gelecek. Fakat o gün treni çoktan kaçırmış olacak.

Nâsır Abdulcevâd

* İslami Direniş Hareketi (Hamas) milletvekili

 

 

fiem