"Erdoğan ılımlı İslam'ın yüzü mü? yoksa radikal İslam"ın ılımlı yüzü mü"
Türkiye uzmanı Amerikalı Profesör Henry Barkey, Erdoğanın yeni bir ılımlı İslam'ın yüzü mü yoksa radikal İslamın ılımlı yüzü mü olduğunun açık olmadığını söyledi.
Barkey, Amerika"nın sesi radyosuna yaptığı açıklamada, İslami kökenleri olmasına rağmen AKP"nin ekonominin liberalleştirilmesi ve Türkiye"nin Avrupa Birliği sürecinin desteklenmesi konusunda önemli adımlar attığını söyledi. Barkey, bu durumu 'ironik"'olarak değerlendirdi. Barkey, ekonomik cephedeki başarıları nedeniyle AKP"nin gelecek seçimlerde de başarılı bir sonuç almasının beklendiğini ifade etti.
ASKERİN KARŞISINDA DURDU
TSK'nın 27 Nisan"da internet sitesinde yayınladığı bir bildiriyle laikliğin koruyucusu olduğunu belirttiğini söyleyen Barkey, bunun 1960'dan bu yana ordu tarafından yapılan beşinci müdahale olduğunu ancak ilk kez hükümetin askerin karşısında durduğunu belirtti. Barkey, Erdoğan"ın laik yasalara saygı duyduğunu söylediğini ancak "yeni bir ılımlı İslam"ın yüzü mü" yoksa "radikal İslam"ın ılımlı yüzü mü" olduğunun açık olmadığını savundu.
Barkey, Türkiye'nin AB üyeliğinin 10 yıldan fazla zaman alalacağını belirterek, Fransa'nın yeni cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin Türkiye'nin AB üyeliğine karşı çıkışını uzun vadeli bir tehdit olmadığını ifade etti. Amerikalı profesör, Türkiye'nin bu süreçte sosyal ve ekonomik reformlara devam ederek Avrupa için daha çekici bir hale gelebileceğini belirtti.
İSTANBUL DOĞUMLU
İstanbul doğumlu olan Henri Barkey, Lehigh Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı. Eski CIA görevlisi Graham Fuller ile birlikte 'Kürt sorunu' kitabının da yazarı olan Barkey'in, Ortadoğu, küreselleşme ve Avrupa üzerine de derledği kitaplar bulunuyor. Henri Barkey'in makaleleri Los Angeles Times gazetesinde yayınlanıyor.
Daha önce Amerikan Dışişleri Bakanlığı'nda da görev yapan Barkey'İn adı 2004 yılında yapıldığı söylenen bir toplantıyla duyuldu. Basında çıkan haberlerde, ABD Dışişleri Bakanlığı'nda yapılan bir toplantıda AKP hükümetinin Kerkük'ü Kürtlere vermeye razı olduğunun dile getirildiği yazıldı. Daha sonra Amerikan Dışişleri Bakanlığı'nda böyle bir toplantının yapılmadığı ve Barkey'in de bu toplantıya katılmadığı ortaya çıktı.
