Demir Kubbe İşe Yaramadı
Gazze'ye Yeni Saldırı: Siyonistlerin Başarısızlığı ve Filistinlilerin Direnişi...
Siyonist işgal ordusunun Gazze Şeridi'ne düzenlediği ve 19 Filistinlinin şehit olmasına neden olan saldırılar zincirinin durmasının sonra ve Filistin direniş gruplarının işgalciyle fiili ateşkes hali ilan etmelerinin ardından Gazze Şeridi'ne gergin bir sükunet hakim oldu. Direniş işgalci düşmanla mücadelenin bu turundan da zaferle çıktı mı? Yoksa işgalci hedefine ulaşıp direnişe şartlarını zorla kabul ettirebildi mi?
Filistin Enformasyon Merkezi'ne konuşan siyasi analistler, geçtiğimiz günlerde yapılan saldırılar ve misillemeler sırasında Demir Kubbe sisteminin yüzlerce füzenin Yahudi yerleşkelerine düşmesini önleyememesi nedeniyle Gazze'deki direnişin istediğini Siyonist işgalciye kabul ettirdiğini söyledi.
Siyonist işgal ordusunun Gazze Şeridi'ni hedef alan ve 7 Nisan Perşembe günü akşamından başlayarak üç gün süren vahşi saldırıları sonucu 19 Filistinli şehit oldu, aralarında kadınların ve çocukların da bulunduğu 70'i aşkın Filistinli yaralandı.
İşgal ordusu, beyaz fosfor ve kimyasal silah kullandı
Filistin Sağlık Bakanı Dr. Basim Naim, Siyonist işgal güçlerinin kadınları ve çocukları da hedef alan saldırılarında uluslararası anlaşmalarla yasaklanan beyaz fosfor ve kimyasal silahlar kullandığını söyledi.
Naim, yaralıların ve şehitlerin bazılarının hastanelere getirildiklerinde vücutlarının tamamen veya büyük oranda tahrip olduğunun görüldüğünü ve buna rağmen vücutlarında şarapnel parçasına rastlanmadığını açıkladı.
Siyonist işgal ordusunun sağlık ekiplerine de saldırarak tüm sınırları aştığını bildiren Naim, İlkyardım ve Acil Durumlar Yüksek Komitesi'nin yaralılara ulaşmak için tüm kurumlarla gerekli koordinasyonu sağlamasına rağmen sağlık ekiplerinin doğrudan hedef alındığını ve ilkyardım görevlilerinden ikisinin yaralandığını söyledi.
Naim, Filistin Sağlık Bakanlığı'nın Kızılhaç ile birlikte düzenlediği çalışma toplantısından sonra yaptığı açıklamada da, uluslararası topluma sağlık ekiplerinin saldırılardan korunması için üzerine düşen sorumluluğu yerine getirme ve acilen harekete geçme çağrısında bulundu.
Ambulansa saldırı
Siyonist işgal ordusunun ambulansa saldırısı sonucu sağ kolundan yaralanan Hasan Hüsni El-Hıyle, tedavi için kaldırıldığı hastanede Filistin Enformasyon Merkezi muhabirine konuştu.
İlk yardım ekibinin uğradığı saldırıyı anlatan 42 yaşındaki El-Hıyle şöyle dedi: "Perşembe günü akşamı saat altıyı yirmi geçe Gazze Havaalanı'nın güneyindeki bölgede bir kişinin şehit olduğu haberini alınca arkadaşım Musa Ubeyd ve şoförle birlikte o bölgeye yöneldik. Şehide yaklaştığımız sırada yakınımıza bir füze düştü. Ben, şoförün yanında aracın sağında oturuyordum. Sağ koluma şarapnel parçaları isabet etti. Şehidi alamadan olay yerinden uzaklaşmak zorunda kaldık."
Ebu Yusuf En-Neccar Hastanesi'ne geldiklerinde sağ kolunda şarapnel parçalarının tespit edildiğini söyleyen El-Hıyle, ambulansın camlarının kırıldığını ve aracın gövdesine en az kırk şarapnel parçası isabet ettiğinin görüldüğünü belirtti.
Filistinli sağlık görevlisi, saldırıdan mucize eseri kurtulduklarını fakat bu saldırının kendisini bundan sonra da aynı görevi yapmaktan alıkoymayacağını ifade etti.
Sağlık ekiplerine saldırı savaş suçu
Siyonist işgal ordusunun Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda yaralanan ilk yardım görevlisi sadece Hasan Hüsni El-Hıyle değildi. 29 yaşındaki Rami Abdulmun'im Debabeş de Eş-Şucaiyye mahallesinin doğusunda yaralanan bir çocuğa ilk yardımda bulunurken işgal güçlerinin bölgeyi yeniden bombalaması sonucu yaralandı.
Cuma akşamı işgal ordusu tanklarının Eş-Şucaiyye mahallesini bombaladığını ve birçok kişinin saldırıda yaralandığını söyleyen Debabeş, yaralılara yardım için Eş-Şucaiyye Mezarlığı yakınlarında saldırıya uğrayan bölgeye gittiklerinde işgal ordusunun bulundukları bölgeye ikinci bir saldırıda bulunduğunu ve kendisiyle birlikte birçok vatandaşın bu saldırıda yaralandığını, iki şehide ek olarak yaralı sayısının 10 kişiye yükseldiğini bildirdi.
Gazze'deki Filistin İlkyardım ve Acil Durumlar Yüksek Komitesi sözcüsü Ethem Ebu Silmiyye, Filistin Enformasyon Merkezi muhabirine yaptığı açıklamada, Siyonist işgal güçlerinin sağlık ekiplerini kasıtlı olarak hedef aldığını ve bunun savaş suçu olduğunu söyledi.
El-Mizan İnsan Hakları Merkezi'nden hukukçu Semir Zegug ise, Filistin Enformasyon Merkezi'ne verdiği demeçte, işgal güçlerinin sağlık ekiplerini hedef almasının Siyonist işgalcinin uluslararası hukuka ve insan haklarına aykırı bir şekilde sürekli olarak işlediği savaş suçlarının bir halkası olduğunu ifade etti.
Başarısız bir deneyim
Askeri uzman ve analist Tuğgeneral Yusuf Eş-Şargavi, Gazze Şeridi'ne düzenlenen son Siyonist saldırıların hedefinin Siyonist işgal devletinde iç cepheyi güçlendirmeyi ve Siyonist işgal ordusunun caydırıcı gücünü onarmayı amaçladığını belirtti. Eş-Şargavi, işgal ordusunun bunun yanından Demir Kubbe füze savunma sistemini de denediğini ve denemenin büyük bir başarısızlıkla sonuçlandığını ifade etti.
Yusuf Eş-Şargavi, Filistin Enformasyon Merkezi'ne yaptığı açıklamada şöyle dedi: "İşgalci son saldırılarıyla mümkün olduğu kadar direnişin gücünü bitirip tüketmek ve liderlerini öldürmek, güvenlik kaidesine ve ateşkes şartlarına direnişin boyun eğmesini sağlamak istedi. Bunun yanında, ateşkese karşı ateşkes kuralını bozmak istedi."
Direnişin geçtiğimiz günlerde şartlarını Siyonist işgalciye kabul ettirmeyi başardığını ve bir milyonu aşkın Siyonist gaspçıyı sığınaklarda kalmaya mecbur bıraktığını ifade eden Eş-Şargavi, işgal altındaki toprakların güneyindeki Yahudi yerleşkelerinde yaşayanların birkaç gün boyunca üzerlerine yağan direniş füzelerinden korktukları için spor müsabakalarına gitmeyi reddettiğini söyledi.
Arapların nabzı yoklandı
Siyasi analist Dr. Hani El-Besus ise bölgede yaşanan devrimler nedeniyle Siyonistlerin Arap ülkelerinin ve bölgenin nabzını ölçmek, aynı zamanda da sınır bölgesine yerleştirdiği Demir Kubbe sistemini denemek için gerginliği tırmandırdıklarını söyledi.
Hani El-Besus, Filistin Enformasyon Merkezi'ne yaptığı açıklamada işgalcinin direnişi zayıflatmadan veya yok etmeden sükunete kavuşamayacağını fakat Gazze Şeridi'ne geniş kapsamlı bir savaş açması halinde karşı karşıya kalacağı sonuçlardan ve baskılardan korktuğunu ifade ederek, işgalcinin bu tür bir büyük saldırı için vaktin henüz uygun olmadığının farkında olduğunu belirtti.
El-Besus, daha sonra şöyle dedi: "İşgalcinin Filistin halkına yönelik saldırılarına son vermesinin nedenlerinden biri de, Demir Kubbe sisteminin Siyonist gaspçıları Filistin direniş gruplarının attığı füzelerden koruyamamasıdır."
Korkutma ve teşvik
Ateşkes ilanı ve Siyonist kabinenin füze atanların peşinin bırakılmaması yönündeki kararı hakkında konuşan Eş-Şargavi, işgalcinin Gazze'den füze atanların peşine düşme kararı nedeniyle ateşkesin uzun süreli olmayacağını belirterek, direniş gruplarından korku ve caydırıcılık dengesinin korunması için Siyonist işgalcinin ateşkes halini delen saldırılarına karşılık vermesini istedi.
Siyonist işgalcinin direnişe karşı "korkutma ve teşvik" üslubunu kullandığına işaret eden El-Besus ise, işgalcinin amacının direnişe baskı yaparak füze atılmasını önlemek ve atılan füzelerden tümüyle direnişi sorumlu tutmak olduğunu belirtti.
Mevcut ateşkes halinin geçici olduğunu ve doğrudan işgalciye bağlı olduğunu kaydeden El-Besus, bazı Siyonist liderlerin düşmanca açıklamalarına rağmen Siyonist işgal rejiminin şu aşamada gerilimi daha da yükseltmek istemediğini söyledi.
Siyonist işgal devletinde spor müsabakalarını organize eden kurumlar Gazze Şeridi sınırına yakın beldelerdeki tüm spor faaliyetlerini dondurma kararı almıştı. Karar Gazze Şeridi'ne yakın bölgelerle sınırlı kalmadı. 1948'de işgal edilen Filistin topraklarının güneyindeki en büyük kentler olan Bi'ru's-Seb'a, Askalan, Aşdod'da da füze korkusuyla sportif faaliyetlere ara verildi. Bu bölgelerde yaşayan bir milyonu aşkın Siyonist, Gazze Şeridi'nden atılan Filistin direniş füzelerinin isabet alanı içinde kalmıştı.
Demir Kubbe işe yaramadı
Sınır bölgelerine yakın yerlerde yaşayan Filistinli vatandaşlar da, işgal ordusunun Gazze'den atılan füzeleri engellemek için sınıra yerleştirdiği Demir Kubbe sisteminin atılan füzeleri engellemekte aciz kaldığını belirtti.
Görgü tanıkları, direniş güçlerinin işgal altındaki topraklara doğru fırlattığı bir füzeyi hedefine ulaşamadan düşürmek için Siyonistlerin tam altı füze attığını fakat bu füzelerin hiçbirinin direnişçilerin fırlattığı füzeye isabet edemediğini söyledi.
Siyonist kaynaklar ise, Demir Kubbe sisteminin 9 Nisan Cumartesi akşamı Filistin direniş güçlerinin Askalan'a doğru fırlattığı bir füzeyi düşürdüğünü iddia ederek, Perşembe gününden itibaren direniş güçlerince atılan yüz elliyi aşkın füzeden sadece sekizinin sistem tarafından engellenebildiğini itiraf etti.
Siyonist işgal rejimi başbakanı Benyamin Netanyahu, Askalan yakınlarında kurulan füze savunma istasyonunu ziyaretinden hemen önce bölgede taşınabilir bir zırhlı sığınağın hazır bulundurulması ve Netanyahu'nun ziyaretinin ardından sığınağın kaldırılması Siyonist liderlerin kendilerinin de Demir Kubbe sistemine güvenmediğini açıkça ortaya koydu.
"İsrail", Hamas'ın füzelerine boyun eğdi
Siyonist istihbaratına yakınlığıyla tanınan Debka internet sitesi, son çatışmalarda Hamas'ın stratejisini işgal ordusuna kabul ettirdiğini ve kulislerde işgal yönetiminin direniş füzelerine dayanamadığı için Hamas'a boyun eğdiğinin konuşulduğunu yazdı.
Debka, işgal yönetiminin Gazze'ye yönelik operasyonlarını durdurmasına karşılık direnişten Askalan gibi uzak mesafedeki yerleşim birimlerine Grad füzeleri gibi uzun menzilli füzeler atmamasını istediğini kaydetti.
"Huzur ve sükûnet bulmak isteyen Siyonistler Finlandiya, Polonya veya başka yerlere gitsin, çünkü oralarda huzur var" diyen Siyonist Savaş Bakanı Ehud Barak'a ağır eleştiriler yönelten internet sitesi, Barak'ın daha önce hiçbir Siyonist bakanın cesaret etmediği şeylere yeltendiğini yazdı.
Saldırı varsa misilleme de var
İslami Direniş Hareketi (Hamas)'ın askeri kanadı İzzeddin El-Kassam Tugayları sözcüsü Ebu Ubeyde, 9 Nisan Cumartesi akşamı Gazze'de düzenlediği basın toplantısında, Siyonist işgal ordusu Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarını sürdürürken ateşkesten söz edilemeyeceği gerçeğinin altını çizdi.
Siyonist işgal güçlerinin Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırıları yoğunlaştırmasının sonuçlarından tümüyle işgal yönetiminin sorumlu olacağını söyleyen Ebu Ubeyde, "Düşmanın azgınlığı ve saldırıları, bizi halkımızı savunma ve misillemede bulunma görevimizden alıkoyamayacak" dedi.
Uluslararası toplumun sessiz kalışını fırsat bilen işgalcinin Filistin halkına yönelik cinayetleri karşısında İzzeddin El-Kassam Tugayları'nın eli-kolu bağlı durmayacağını ifade eden Ebu Ubeyde, Kassam Tugayları'nın saldırılara misilleme olarak 48 saat içerisinde Gazze Şeridi'ne paralel Yahudi yerleşkelerine ve askeri noktalara 68 füze attığını bildirdi.
Filistin halkının kanının değerli olduğunu ve boşa gitmeyeceğini ifade eden Ebu Ubeyde, Kassam Tugayları'nın sınırdaki Siyonist askeri noktalar arasında dolaşan bir otobüsü vurduğunu ve sınıra paralel Yahudi yerleşkelerine de birçok füze attığını söyledi.
Hamas sözcüsü Dr. Sami Ebu Zuhri de, Filistinli direniş gruplarının gerginliğin tırmanmasından sorumlu olmadıklarını söyleyerek, topun Siyonist işgalcinin sahasında olduğunu ve Filistin halkının sadece kendisini savunduğunu ifade etti.
Arap Birliği: Gazze'de uçuşa yasak bölge oluşturulsun
Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa, Arap Birliği'nin acil toplantısının ardından yaptığı açıklamada, Siyonist işgal ordusu hava kuvvetlerinin Gazze'ye yönelik saldırılarına karşı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne başvuracaklarını açıkladı.
Musa, "Birleşmiş Milletler'deki Arap grubunu, Gazze üzerinde "İsrail" uçaklarına uçuş yasağı konulması için Güvenlik Konseyi'ni toplantıya çağırmakla görevlendirdik" dedi.
fiem
