"Darbe Kalıntısı HSYK Lağvedilsin"
AK Parti'nin üzerinde aylardır çalıştığı ve beyannamesinde yer verdiği ‘sivil anayasa’ taslağı üzerinde tartışmalar devam ederken...
AK Parti'nin üzerinde aylardır çalıştığı ve beyannamesinde yer verdiği ‘sivil anayasa’ taslağı üzerinde tartışmalar devam ederken sivil toplum örgütleri ve hukukçular da kendi alanlarında tekliflerini dile getirerek darbe kalıntısı yasaların mercek altına alınması gerektiğini ifade ediyorlar. Demokratik bir hukuk devletinde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) gibi bir kurulun olmaması gerektiğini ifade eden hukukçular; Kurulun oluşumunun dayandığı kanunun, 12 Eylül baskı döneminin ürünlerinden birisi olduğunun altını çizerek, HSYK Kanunu'nun bir an önce değiştirilmesi gerektiğini vurguluyor.
EN SON MAĞDURU SARIKAYA
Sivil anayasa çalışmalarıyla 12 Eylül dönemlerinden kalan darbe artığı yasaların ve düzenlemelerin de bir an önce değiştirilmesi gerektiğini ifade eden Mazlumder Ankara Şube Başkanı Avukat Emrullah Beytar, darbe kalıntısı bir kurul olan HSYK'nın, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ilkesiyle çeliştiğini ifade etti. Van Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya’nın görevden uzaklaştırılmasının, HSYK gibi bir kurulun demokratik bir hukuk devletinde yeri olmadığının en somut örneği olduğunu belirten Beytar, yetkisini milletten almayan ve millete hesap verme sorumluluğu olmayan hiçbir mekanizmanın adil olamayacağının altını çizdi. Beytar, “Hâkim ve savcıların en üst anayasal kuruluşu olan HSYK, yetkisini halktan almadığı için birçok kararında adalet ve hakkaniyeti ölçü olarak almamakta ve verdiği kararlarla demokratik hayatı çekilmez kılmaktadır” diye konuştu.
28 ŞUBAT DARBE YASALARINI GÜN IŞIĞINA ÇIKARDI
Yargı mekanizmasının en üst birliği olması gereken HSYK'nın bugünkü yapısıyla ülkeye “demokratik hukuk devleti” olmaktan ziyade “yargıç devleti” şeklinde bir görüntü verdiğine dikkat çeken Beytar, “Son dönemlerde yargının seçilmiş yürütmenin elini ve kolunu nasıl bağlayarak tıkanıklık doğurduğuna şahit olan bir toplumuz. 28 Şubat sürecinde halk adına egemenlik hakkını kullanan yargı organının halktan alması gereken brifingi, askeri bürokratlardan aldığına tarih şahitlik yapmaktadır” dedi. Beytar, HSYK'da yapılması gereken değişiklikleri şu şekilde sıraladı:
¥ HSYK yerine Hukuk ve Adalet Mensupları Yüksek Kurulu kurulmalı.
¥ Hukuk ve Adalet Mensupları Yüksek Kurulu’nun üye sayısı 15'e olmalı ve bu üyeler dört yılda bir seçilmelidir.
¥ Bu üyelerden üçünü, adli yargı mensuplarının kendi içlerinde belirledikleri il delegeleri seçmeli. Bu delegeler birinci sınıf adli hâkim savcı arasından olmalı.
¥ Üyelerden üçünü, idari yargı mensuplarının kendi içlerinde belirledikleri il delegeleri seçmeli. Bu delegeler birinci sınıf adli hâkim savcı arasından olmalı.
¥ Üyelerden üçünü de, baro başkanları kendi aralarında seçmeli.
¥ Üyelerden üçü parlamento tarafından seçilmeli. Bu üyeler hukukçu akademisyenler arasından nitelikli çoğunlukla seçilmeli.
¥ Üyelerden üçü de, yürütmenin teklif ettiği dokuz üye arasından Cumhurbaşkanı’nca seçilmelidir. Yürütmenin teklif edeceği dokuz üyenin beşi birinci sınıf hâkim ve savcılar arasından, ikisi hukukçu akademisyenler arasından, ikisi de 15 yılını tamamlamış avukatlar arasından seçilmelidir.
Vakit
